“16. yüzyıl şair, mütercim ve yazarı olan Âşık Çelebi, asıl adı Pîr Mehmet olup edebiyat tarihinde tezkiresiyle tanınmıştır. Klasik Türk edebiyatının en güvenilir kaynaklarından biri sayılan Meşâirü'ş-Şuarâ adlı eseriyle şöhret kazanmış, süslü nesri ve canlı tasvirleriyle dikkat çekmiştir. Şairlerin psikolojisini ve iç dünyalarını derinlemesine tahlil eden üslubu, ona tezkire türünde seçkin bir yer kazandırmıştır.”Biyografi
Şiirleri
Sözcüklerden kalanlar
Murâdum Mîvesi Bitmez Ne Hâsıl Nev-bahârumdan
Müsellem Oldı Bana Tîg-i Âhumla Diyâr-ı ‘Işk
Nat’-ı Hüsne Beydak-ı Hâlün Salup Ferzâne At
Ne açar var bana zahm-ı hadeng-i yârdan gayrı
Ne Mâlum Var Ne Câhum Var Ne Zevkum Ne Sürûrum Var
Nedür ki yâd ola dünyâ vü mâfîhâya istignâ
Nesîm-i ‘ışk ile deryâ gibi ben çünki cûş itdüm
Niçe Bir Esrâr-ı Gamla Olalum Hayrân Ogat
Niçe Demdür Ölümlük Dirilür Bir Derd-nâkem Ben
Noktası Sır Fenn-i ‘Işkun Bir Kitâbı Var İmiş
Olaldan Bezm-i Cânda Sâkî-i Hicrân Kadeh Gerdân
Olup Her Zahm Agız Her Fetîl Anda Zebân Yir Yir
Onulmaz Yârelerle Sîne Mihnet Lâle-zârıdur
Ölmekden Özge Çâre Mi Var Derd-i Yârdan
Pertev-i Mihr Ü Muhabbet Ki Dile Lâmi’ Olur
Rakîb Ol Âfitâba Karşu Kendüye Mekân İtmiş
Rindân getürür ayagı sıngun çeri gibi
Ruhlarun âyînedür bakdukca ehl-i hâl ana
Sa’âdet Rahşı Sür Meydân Senündür
Sala devletle çün Sultân Süleymân saffın âlâya
Sanmanuz Aglar Müselmân Hâlüme Kâfir Güler
Sefîde-dem ki şafak âsumânda oldı ‘ayân
Seher-geh Hüsrev-i mesned-nişîn-i kal’a-ı mînâ
Seni Öldürmek İstese Cânân
Sepîde-dem ki küşâd olmış idi bâb-ı seher
Serin seng-i binâ itsün salanlar ‘ışka bünyâdı
Sıhhat-i Şâhî Hayât-ı ‘Âleme ‘İllet Gibi
Sîne Pür-dâg Olsa Dil Derd Ü Gam-ı Cânân Arar
Sorma ‘ışkında bana geçdügi cânân işleri
Subh-dem Bâd-ı Seher Eyler Demâgum Müşk-bâr
Subh-ı devletden togup hurşîd-i rahşân-ı şeref
Sürdüm şu denlü reh-güzer-i esbüne yüzüm
Süvâr Olup Gül-i Sûrî Gibi Bâd-ı Bahâr İle
Şem’ gibi dilde dâg u başda âteş gözde nem
Şem’-i Bezm İtmege Sâkî Aramakdan ‘Âşık
Tâ Kıyâmet Yâd Olınsun Bir Eyü Ad Eyle Gel
Ta’accüb İtme Bu Dünyâda Zâhid Baş U Cân Terkin
Tâli’ İtdi Beni Ser-geşte-i ‘Işk-ı Cânân
Terk İt Bekâ Hevâsını Bu Nüh-kıbâbdan
Tevakkuf İdelüm Hammâmdan Cânânımız Çıksun
Tîg-i Müjgânunla Bagrumdan Kopan Per-gâleler
Tîr-i Dil-dûz-ı Müje Cisme Gelicek Begler
Vekîl-i mutlak-ı sultân-ı ‘âlemsin cihân içre
Yâr işüginden dinildi ‘âşık-ı şeydâ bana
Yar Kim Rûz-ı Şeb Agyâr İle Seyrân Eyler
Yir İder Nâz İle Çeşmümde O Müjgân Batar
Yok binâ-yı ‘ışka seyl-i pend-i nâsıhdan halel
Zâhidâ ‘Ayb Eyleme Oldumsa Mest-i Mey-perest
Zülfünün Bâd-ı Sabâ Görmeye Tozın Karasın
Bir dize bazen uzun bir geceden daha derindir.