Kelimeler bazen insanı kendine getirir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Subh-ı devletden togup hurşîd-i rahşân-ı şeref

Subh-ı devletden togup hurşîd-i rahşân-ı şeref Şiiri - Âşık Çelebi

Subh-ı devletden togup hurşîd-i rahşân-ı şeref
‘Âlemi pür-nûr idüp irişdi devran-ı şeref

Al güller bitdi ser-sebz oldı bâg-ı ıstıfâ
Gül gibi güldi açıldı verd-i handân-ı şeref

Lücce-i deryâda kalmış nice dürr izhâr idüp
Mevc urup cûş eyledi deryâ-yı ‘ummân-ı şeref

Derd ü gamdan mürde-veş fersûde idi niçe yıl
Yirine geldi oturdı şükr kim cân-ı şeref

Âldür gonce n’ola itse ‘alâmet sebz ile
Toldı asâr-ı siyâdetle gülistân-ı şeref

Zerre-veş eşrâf yir yir n’ola eylerse zuhûr
‘Âleme togdı bugün hûrşîd-i tâbân-ı şeref

Kıdve-i erbâb-ı devlet zübde-i ashâb-ı câh
Fahr-ı erkân-ı sa’âdet zeyn-i divân-ı şeref

Fahr-ı nesl-i fahr-ı ‘âlem hayr-ı âl-i hayr-ı halk
Kurre-i a’yân-ı insân ‘ayn-ı a’yân-ı şeref

Nûr-ı çeşm-i Mustafâ çeşm-i çerâg-ı Murtazâ
Ahter-i burc-ı siyâdet gevher-i kân-ı şeref

Vasf-ı zâtı zîver-i fihrist-i divân-ı celâl
Nâm-ı pâki nâme-i ikbâle ‘unvân-ı şeref

Safha-i mihr ü meh-i evrâk-ı çarha sıgmaya
Yazsa vasfın tîr-i defter-dâr-ı sultân-ı şeref

Gaflet uykusunda fitne hâb-ı râhatda cihân
Ebr-i ‘adli ‘âleme yagdurdı barân-ı şeref

Benzemişdi dâr-ı Bû Derdâya Beytü’l-mâl ezel
Salmadın tarh-ı nizâmı dehre sultan-ı şeref

Hışt-ı sîm ü zerle ma’mur oldı ‘adn-âsâ bugün
Olalı mi’mâr ana üstâd-ı bünyân-ı şeref

Hânedân-ı Mustafâ vü dûdmân-ı Murtazâ
Oldı senden rûşen ey şem’-i fürûzân-ı şeref

Adlinün mi’mârı ma’mûr u müşerref eylesün
Müşrif olmışdur harâb olmaga bünyân-ı şeref

N’ola devründe şeref bulsa eger ‘izz ü şeref
Cümle ‘âlemdür du’â-gûy u senâ-hân-ı şeref

Sebze-veş sâyende hoş geçse n’ola eşrâf eger
Gülşen-i ‘âlemde ey serv-i hırâmân-ı şeref

Topun agsun göklere mihr-i cihân-ârâ gibi
Dest-i kudretden virildi sana çevgân-ı şeref

Olmasun yanunda bir kıymetde gevherle hazef
Tecrüben olsun mihekk-i fazl u mîzân-ı şeref

Nüshalar yazmak mücerrebdür şeref buldukda şems
Hâlümi yazsam n’ola irmişdür ezmân-ı şeref

Sebzedür her lafz her bir satr-ı serv-i sebze-pûş
Bu kasîde oldı bir ser-sebz-i bustân-ı şeref

Tîg-i fazl ile müsellemdür bana mülk-i kemâl
Hınk-ı tab’ ile benümdür şimdi meydân-ı şeref

Hak bilür bin baş hakkumdur ri’âyet öndüli
Ger olursa imtihân erbâb-ı ‘irfân-ı şeref

Pâymâlum jâle-veş hâk-ı mezelletdür yirüm
Evce çek yine beni ey mihr-i tâbân-ı şeref

Hâr-ı fakr u fâkadan sad-çâk dâmân-ı vakâr
Dest-i dâyinde keş-â-keşde girîbân-ı şeref

Ekser eşrâf u ekâbir şem’-i cem’-i sebz olur
‘Âşıkı iden çerâg ey şem’-i eyvân-ı şeref

Lüknet-i zıllet zebânum itmeseydi güng ü lâl
Devletünde olsam olurdı sühandân-ı şeref

Zümre-i âlî ri’âyet kıl binin gör birin al
Gerçi bin var her taraf cûyâ-yı ihsân-ı şeref

Muhkem itsün Hak esâs-ı devletün olsun ana
‘Ömr ü devlet câh u rıf’ât çâr-erkân-ı şeref

Âşık Çelebi portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Okumadan önce değil, okuduktan sonra.

Şiir, bir devlet büyüğünü veya yöneticiyi öven bir kasidedir. Şair, onun gelişiyle dünyanın aydınlandığını, adalet ve şeref getirdiğini anlatır. Aynı zamanda kendi yoksulluğundan ve değerinin bilinmediğinden yakınarak ondan ihsan ve itibar bekler.

Ana duyguMinnet
Ana temaAdalet
Duygusal yönKarma
Yoğunluk65/100

ANLAM

Ana düşünce

Övülen kişi, adaleti ve cömertliğiyle dünyaya şeref getirmiş, şair de ondan lütuf ve itibar beklemektedir.

Temel çatışma

Şairin yoksulluğu ve değersizlik hissi ile övülen kişinin yüceliği ve şerefi arasındaki karşıtlık.

Duygusal akış

Övgü ve hayranlıkla başlayıp şairin kendi yoksulluğuna ve isteğine yönelen bir değişim gösterir.

ATMOSFER

Şiir, genel olarak aydınlık ve şerefli bir atmosfer sunar; ancak şairin kişisel yoksulluğu gölge düşürür.
UmutluDinginHüzünlü
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.