Şiir, kalbin hafızasına yazılmış bir mektuptur.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Vekîl-i mutlak-ı sultân-ı ‘âlemsin cihân içre

Vekîl-i mutlak-ı sultân-ı ‘âlemsin cihân içre Şiiri - Aşık Çelebi

Vekîl-i mutlak-ı sultân-ı ‘âlemsin cihân içre
N’ola ni’me’l-vekîl ismiyle nâmun bulsa ‘unvânı

Sana ey ‘akl-ı evvel Âsaf-ı sânî diyen kimdür
Ki görse ‘akl-ı evvel re’y u tedbîrün olur sânî

Nevâl-i dest-i dür-pâşun haseddür agladur bahrı
Kef-i gevher-feşânun gayretidür inleden kânı

Pür itdi kâse-i hırsı toyurdı çeşm-i âmâli
Nevâl-i bî-kerân u lutf u ihsân-ı firâvânî

Yiridür nâme-i ser-beste-i tedbîrüne dinse
Kilîd-i feth-i ebvâb-ı mühimmât-ı cihân-bâni

Sıyup bir ‘askeri bir kişveri bir re’yün eyler feth
Zihî tevfîk-i Yezdânî zihî te’yîd-i Rabbânî

Getürdün taht-ı Belkîs-ı murâdı şâh yanına
Yine tecdîd itdün Âsafâ tavr-ı Süleymânı

Zevâl irmez ana bir zerre ‘uhdende havâdisden
Zen-i mihr alsa zerrîn sîni başa itse seyrânı
Sitanbul içre Kâgıd-hâne suyı gibi tedbîrün
Cihâna mülk-i zulmetden getüre âb-ı hayvânı

Cinân-âsâ yapıldı hışt-ı sîm ü zerle beytü’l-mâl
Ana mi’mar-ı mi’yâr-ı sahîhün olalı bânî

Kaçan kim berk-i tîgün ebr-i hışmundan ola zâhir
Yaga hûn-ı ‘adû-yı hâk-sârun yire bârânı

Asılmışdur kılıcun küngür-i ‘arş-ı mu’allâda
Güneş zer şemsesidür mâh-ı nev ucında yalmanı

Ne ‘asker ki mukâbil oldı sana tîg-i bürrânun
Siper-veş gözlerine teng itdi sahn-ı meydânı

Ne kal’a ki hisâr itdün misâl-i kulle-i hâver
Dikildi gün gibi burca livâ-yı feth-i sultânî

Tutup sıyt u sadâ-yı satvetün âfâkı ser-tâ-ser
İrişdi şark u garba mâ-hasal tîgün hirâsânı

Olupdur hûn-ı küffâr ile destün pençe-i mercân
N’ola dirsem sana bahr-i şecâ’at ey gazâ kânı

Yiridür olsa cârûb-ı harîm-i hassı zülf-i hûr
Revâdur şehper-i kerrûbiyân olsa meges-rânı

Yüri fırsat senündür Hak kılıcın sal sola saga
Disün bâzûna kuvvet âsumândan cavk-ı rûhânî

Muhammed sırrı vardur sende Hak olsun nigeh-dârun
Ne gam yüz bin Ebû Cehl olsa tutsa rûy-ı devrânı

Virildi sana çevgân-ı sa’âdet cânib-i Hakdan
Sa’âdet tûpın ur aldun bugün fırsatla meydânı

Kemend-i hîle ile ana irgürmez gezend a’dâ
Olupdur ‘arş ile hem-tâk kasr-ı kadrün eyvânı

Zebûnundur senün dîv-i ‘âdû ins-i ehibbâ hem
Elünde mûm-veş râm oldı çün mühr-i Süleymânî

Kudûm-ı paküne bîdâr idi mânend-i nergis-zâr
İki yıl olmış idi ehl-i hakkun çeşm-i giryânı

Bi-hamdi’llah irüp tîr-i du’â ûmâc-ı maksûda
İrişdi ‘âleme sehm-i sa’âdet lutf-i Rabbânî

Egerçi kevkeb-i ikbâl u devlet râci’ olmışdı
Yine buldı şeref burc-ı sa’âdet mihr-i rahşânı

Hazân-ı hüzn ile pejmürde idi dehr gülzârı
Bahâr itdi esüp yine nesîm-i feyz-i Sübhânî

‘Arûs-ı bahta virmişken talâk idüp yine ric’at
Nişân içün konıldı hâtem-i mühr-i Süleymânî

Yürek oynaması tutmışdı dehri ıztırâb ile
Sadâret sadrına geçdün oturdı yirine cânı

N’ola gitdiyse elden bir iki gün hâtem-i devlet
Ki dirler dîv almış bir zemân mühr-i Süleymânı

Bulurken câh u ‘unvânı sa’âdet ehli mansıbla
Senün zât-ı şerîfünle sa’âdet buldı ‘unvânı

Kudûm-ı pâküne gökden melekler zer nisâr itdi
Seher-geh sanmasunlar şu’le-i mihr-i dırahşânı

Cihân-ı mürde ‘Îsâ-veş demünden tâze cân buldı
Hayât-ı tâze tutdı ‘âlem-i ecsâd u ekvânı

Dinür er devleti er öldürür gerçi meseldür bu
Diriltdi devletün mürdeyken ammâ cümle insânı

Ne feyz-i ‘âm olur yâ Rab bu lutf-ı bî-kerânun ki
Bunun âsârı tutdı ‘âlem-i emsâl u a’yânı

Ne câm-ı râhat-encâm-ı safâ-bahş u ferah-zâdur
Ki bir cur’ayla mest itdi ser-â-ser halk-ı devrânı

Mu’attâr şemme-i bûyıyla bunun ‘âlem-i ervâh
Münevver tâb-ı şevkıyle anun bezm-i heyûlânı

İletdi ‘ilmi ‘ayna cür’asıyle kesb-i erbâbı
Getürdi vecde bu neş’eyle ehl-i keşf ü vicdânı

Ne ni’metdür ki erbâb-ı savâmi’ şükr-gûyâsı
Ne devletdür ki ashâb-ı medârisdür senâ-hânı

Nesîm-i iltifâtunla şüküfte ‘ilm gülzârı
Nem-i bârân-ı lutfunla mutarrâ şer’ bûstânı

Eger dâmân-ı re’yün irişüp fânûs olmasa
Söyündürür idi tünd-bâd-ı fitne şem’-i îmânı

N’ola sûz-ı derûnın yana yana aglasa ‘Âşık
Ki şem’ün aglamak yanmak yakılmakdur ezel şânı

Figân kim dest-i mihnetden alınmadı girîbânı
Dirîgâ ki ilişdi kaldı hâr-ı fakra dâmânı

Dem-i ‘adlünde âzâde vü âsûde cihân halkı
Revâ mıdur Muhammed âli itmek âh u efgânı

Cihân bir gülsitândur deste-i reyhândur âl anda
Nem-i bârân-ı lutfun eylesün ser-sebz o reyhânı

Egerçi âsumânda encüm-âsâ hadden efzûndur
Hudâ bu yir yüzinde lutfunun şem’-i fürûzânı

Çerâg idin Muhammed âlini eyyâm-ı ‘adlünde
Ki ekser ulularun sebz olur şem’-i şebistânı

Yalınuz şi’r ü inşâdan dem urmaz ‘Âşık-ı şeydâ
İder hem da’va-i fazl u kemâl u ‘ilm ü ‘irfânı

Kitâbet hizmetin emr it mükâtib kulun olayın
Cihânun beglüginden yeg bilürem Hak bilür anı

Şeh-i hûrşîd-kadrün müşterî-rütbet vezîrisin
‘Utârid olsa lâyıkdur debîr-i çarh-ı dîvânı

Meded öldüm gam-ı ‘azl ile derd-i fakr u fâkayla
Kapun dârü’ş-şifâsından demidür eyle dermânı

Zebân-ı nâtıka lâl olsa n’ola vasf-ı zâtunda
Dem-i i’câze gelse nakşa sûret viremez Mânî

Nice pervâz ide şehbâz-ı dil medhün fezâsında
‘Alayık riştesi bend eylemişdür bâl-i iz’ânı

Karînün evliyâ ervâhı yârun himmet-i aktâb
Mu’înün yümn-i te’yîd-i Hudâ tevfîk-i Yezdânî

Aşık Çelebi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazen bir şiirde çocukluğunu bulur.

Şiir, bir devlet adamını (vezir veya sadrazam) öven bir kasidedir. Anlatıcı, onun adaletini, cömertliğini, cesaretini ve devlet yönetimindeki başarılarını yüceltir. Ayrıca onun görevden alınması sonrası duyulan üzüntüyü ve yeniden göreve gelmesiyle yaşanan sevinci dile getirir. Şiir, sonunda şairin kendisinin de bir görev talebini içerir.

Ana duyguhayranlık
Ana temaadalet
Duygusal yönolumlu
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Bir devlet adamının erdemleri ve hizmetleri övülerek, onun yönetiminin ideal olduğu vurgulanır.

Temel çatışma

Adalet ve iyilik ile zulüm ve kaos arasındaki mücadele; ayrıca övgü ile şairin kişisel ihtiyacı arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Övgü ve hayranlıkla başlayıp, görevden alınma üzüntüsüne, ardından yeniden atanma sevincine ve son olarak şairin kişisel talebine doğru ilerler.

ATMOSFER

Saray ve devlet yönetiminin ihtişamını yansıtan, övgü ve hayranlık dolu bir atmosfer.
coşkulugerginumutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.