Nedîm portresi

Nedîm

Şair İstanbul, Türkiye
1681 30 Ekim 1730 (49)
Şiirleri
“Asıl adı Ahmed olan Nedîm, 1681'de İstanbul'da doğdu ve Lâle Devri'nin en önemli şairi olarak kabul edildi. Divan edebiyatının katı kurallarına bağlı kalmakla birlikte, şiirlerinde İstanbul'u, somut güzellikleri, aşkı ve zevki işleyerek mahallileşme akımına öncülük etti. Şarkı ve gazellerinde kullandığı yenilikçi dil ve yerel imgelerle Divan şiirine yeni bir soluk getirdi. Eserleri Nedîm Dîvânı'nda toplandı ve 1730'daki Patrona Halil İsyanı sırasında hayatını kaybetti.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Nedîm Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Asıl adı Ahmed olan Nedîm, 1681 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Mehmed Efendi, Sultan İbrahim döneminde kazaskerlik görevinde bulunmuştu. Küçük yaşta medrese eğitimine başlayan şair, burada Arapça ve Farsça öğrendi; ardından fıkıh eğitimi aldı. 17. yüzyılın sonu ile 18. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşamını sürdürdü.

Şair olarak tanınmak amacıyla Osmanlı Sadrazamı Çorlulu Ali Paşa'ya kasideler sundu. Çorlulu Ali Paşa'nın halefi Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'ya yazdığı kasidelerle Topkapı Sarayı'na giriş yaptı. Lâle Devri'nin sadrazamı Damat İbrahim Paşa'nın himayesinde, kendisini üne kavuşturacak eserlerini ve yaşam tarzını geliştirdi. Gerek yaşamı gerekse şiiriyle estetik, sanat ve eğlence eğilimleriyle öne çıkan bu devrin önemli bir temsilcisi oldu.

Nedîm'in şiir anlayışı, Divan edebiyatının kalıplaşmış imge ve sembollerini kullanmakla birlikte, özellikle şarkı ve gazellerinde dil ve içerik bakımından yenilikçi bir çizgi izledi. İçerikteki en belirgin yeniliği, İstanbul kentini şiirlerinin matla beyitlerinde kullanmasıydı. Önceki şairlerin soyut ifadeleri yüceltmesine karşın, o somut ifadeler kullanmaktan ve dönemin mekân, moda ve kıyafetlerine değinmekten çekinmedi. Şiirlerinde genellikle zevk ve aşkı işledi; devlet büyüklerine kasideler sundu, aşk ve şarap kavramlarının sıkça geçtiği gazeller yazdı. Çağının yaşantısı, bayramlar, helva sohbetleri, şehzadelerin doğuşu, düğünler ve güzel yapılar onu etkiledi; bu olaylar en azından bir tarih düşürmesine vesile oldu.

Eserleri Nedîm Dîvânı adı altında toplandı. Dîvânın bilinen en eski tarihli nüshası, tahminî H. 1149 (M. 1737) yılına ait olup Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi Y. 13 numarada kayıtlıdır. Divan edebiyatındaki soyut sevgili ve mekânlar, onun şiirlerinde somuta dönüştü; sevgilisi beşeri aşkı anlatan gerçek bir figür hâline geldi. Zevk, eğlence ve içki şiirlerinin temelini oluşturdu. Soğuk ve yapmacık anlatımdan kaçınarak duygularını içten bir dille şiirlerine aktardı; bunu daha çok gazelleriyle ifade etti. Divan şiirinin katı kurallarına uymakla birlikte bazı yenilikler yapmaktan geri durmadı; bazı eserlerinde aruz yerine hece ölçüsü kullandı. Eserleri arasında Nedîm Dîvânı, Sahaifü'l-Ahbar (çeviri) ve Aynî Tarihi (çeviri) bulunmaktadır.

Nedîm, Patrona Halil İsyanı sırasında 30 Ekim 1730'da İstanbul'da öldü. Ölüm nedeni konusunda çeşitli rivayetler vardır: Râmiz Tezkiresi'nde "illet-i vehîme"den öldüğü, Kemiksiz-zâde Safvet'in Nuhbetü'l Asar'ında içki alışkanlığı nedeniyle öldüğü kaydedilir. En meşhur rivayet, Müstakim-zâde'nin Mecelletü'n Nisab'ında yazdığı üzere isyankârlardan kaçarken Beşiktaş'taki evinin çatısından düşerek öldüğüdür. Bir başka rivayet ise Damat İbrahim Paşa ve adamlarına yapılan işkenceden dehşete kapılıp korkudan öldüğü yönündedir. Mezarı Üsküdar'daki Karacaahmet Mezarlığı'ndadır.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (18)

Şiir, geçip giden zamana bırakılmış küçük bir itirazdır.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.