Kadı Burhaneddin portresi

Kadı Burhaneddin

Alim, devlet adamı, hükümdar, şair Kayseri, Türkiye
8 Ocak 1345
Şiirleri
“Kadı Burhaneddin, 14. yüzyılda yaşamış devlet adamı ve Divan şairidir. Türkçe yazdığı divanıyla divan şiirinin ilk örneklerini vermiş, tuyuğ nazım şeklini divan edebiyatına kazandırmıştır. Gazel ve tuyuğlarında içten ve âşıkane bir üslup sergilemiş, aruz veznini Türkçeye uygulamada öncü olmuştur. Azerbaycan ve Türk edebiyatının kurucularından biri kabul edilir.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Kadı Burhaneddin Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Kadı Burhaneddin, asıl adı Burhaneddin Ahmed olup 8 Ocak 1345'te Kayseri'de doğdu. Oğuzların Salur boyuna mensup bir aileden geliyordu. Babası Kayseri Kadısı Şemseddin Mehmed, annesi ise Anadolu Selçuklu Devleti'nde ileri gelen bir devlet adamı olan Celâleddin Mahmud Müstevfî'nin oğlu Abdullah Çelebi'nin kızıydı ve Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in akrabasıydı. Eğitimine dört yaşında babasının yanında başladı; kısa sürede Arapça ve Farsçayı öğrendi, devrin orta eğitim kurumlarında okutulan lûgat, sarf, nahiv, maânî, beyan, arûz, hesap, mantık ve hikmet gibi bilimleri öğrendi, hatta öğretmenlik yapmaya başladı.

1358'de on dört yaşındayken babasıyla birlikte Mısır'a gitti. Orada fıkıh, usûl-i fıkıh, ferâiz, hadis, tefsir, heyet ve tıp dersleri alarak dört mezhep hakkında bilgi edindi. 1362'de Şam'a geçti ve bir buçuk yıl Mevlânâ Kutbedin Râzi'nin derslerine devam etti. Babasıyla hacca gitti; Hicaz'dan dönerken babasını kaybetti. Bir yıl Halep'te kalıp öğrenimini sürdürdü.

1364'te Kayseri'ye döndü. O sırada Kayseri, Eretna Beyliği idaresindeydi ve hükümdar Giyasettin Mehmed Bey'di. 1365'te Giyasettin Mehmed Bey tarafından Kayseri Kadısı olarak atandı. Hükümdarın yakın danışmanlığını yaptı ve kızıyla evlenerek damadı oldu. Giyasettin Mehmed'in öldürülmesiyle yerine oğlu Alâeddin Ali Bey geçti. Kadı Burhaneddin, eniştesi Alâeddin Ali Bey döneminde politik güç kazanarak kadılık görevine devam etti ve 1378'de vezirlik görevini üstlendi. Kadı ve vezir olarak adaletli idaresiyle halkın sevgisini kazandı.

1381'de Alâeddin Ali Bey vebadan ölünce Eretna Beyliği'nin tahtı yedi yaşındaki oğluna kaldı. Emirler arasındaki rekabet karışıklıklara yol açtı. Kadı Burhaneddin, halkın isteğiyle naip Kılıç Aslan'ı öldürüp beylik naibi oldu. Aynı yıl Sivas'ta istiklalini ilan ederek kendi adına hutbe okuttu ve sultanlık makamına geçti; böylece Kadı Burhaneddin Devleti'ni kurdu. On sekiz yıl hüküm sürdüğü bu devlette bir yandan iç bütünlüğü sağlamaya çalışırken diğer yandan Akkoyunlular, Osmanlılar ve Memlükler ile mücadele etti.

1392'de Osmanlı Padişahı I. Bayezid'in Kastamonu seferi sırasında Şehzade Ertuğrul komutasındaki öncü ordu, Kadı Burhaneddin'in güçleriyle Çorum yakınlarında Kırkdilim mevkiinde savaştı; Osmanlı ordusu yenildi ve Şehzade Ertuğrul öldü. Bu galibiyetten sonra Kadı Burhaneddin'in akıncıları Osmanlı topraklarını talan etti. 1393'te Yıldırım Bayezid'in Amasya, Merzifon, Turhal ve Tokat kalelerini fethedip oğlu Mehmed Çelebi'yi vali atamasıyla bir barış dengesi sağlandı. 1398'de kendisine isyan eden yeğeni Şeyh Müeyyed'i, Akkoyunlu hükümdarı Kara Yülük Osman Bey ile yaptığı anlaşmaya uymayarak öldürmesi üzerine Kara Yülük Osman Bey ile savaşa girdi; savaşı kaybedip esir düştü ve Temmuz 1398'de öldürüldü. Ölümüyle Kadı Burhaneddin Devleti de son buldu.

Kadı Burhaneddin, siyasal uğraşlarının yanı sıra edebiyat ve özellikle şiirle yakından ilgilendi. Gazel, tuyuğ ve rubailerden oluşan büyük bir Divan ortaya koydu. Türk edebiyatında aruz veznini Türkçeye uygulayarak divan şiirinin ortaya çıkmasına öncülük etti. Tuyuğ nazım şeklini divan edebiyatına kazandırdı. Gazelleri içten ve âşıkane, lirik şiirleri cesurdu; bu yönüyle klasik şiirden ayrıldı. Aşk şiirlerinin yanı sıra din ve tasavvufla ilgili şiirler de yazdı. Şiirlerinde mahlas veya adı bulunmaz. Altı yüz sayfa tutan divanında 1500 gazel, 119 tuyuğ ve 20 rubai yer alır; hiç kasidesi yoktur. İran şiirini çok iyi bilen şair, divan şiirinin öğelerini Türkçeye mal etmede önemli rol oynadı. Aruz veznini Türkçeye uygulamada güçlük çektiği görülür; bazı şiirlerinde vezni tayin etmek imkânsızdır. Ancak bu eksikliği canlı ve samimi edasıyla giderdi. Günlük konuşma dilini kullanması şiirlerine ayrı bir özellik kattı. Edebî sanatlara, özellikle cinasa düşkündü. Bazı şiirlerinde tasavvuf izleri görülse de o, dünya işlerinden el etek çekmiş bir mutasavvıf değildi; zevk ve safa âlemleri düzenlediği bilinir. Esas itibarıyla beşeri, maddi aşkı işledi; maceracı, dövüşçü ve savaşçı hayatının izleri şiirlerine yansıdı. Doğa tasvirleri yaptı ve genellikle hayatını anlattı. Divanı, Türk diliyle yazılmış ilk divan olarak kabul edilir. Modern Azerbaycan ve Türk edebiyatının kurucularından biri olarak görülür; özellikle Azerbaycan Türkçesinde şiirin gelişiminde önemli rol oynamıştır.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (5)

Bazı kelimeler geç kalmaz; insan geç kalır.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.