“Divan edebiyatında Selîmî mahlasıyla şiirler yazan I. Selim, Osmanlı İmparatorluğu'nun dokuzuncu padişahı ve seksen sekizinci İslam halifesidir. Sert mizacı ve cesaretiyle 'Yavuz' lakabını almış, saltanatı boyunca Doğu'ya yönelik fetihleriyle imparatorluğun sınırlarını genişletmiştir. Şiirlerinde tasavvufi ve dinî temaları işlemiş, edebî kişiliğiyle de tanınmıştır.”
Yavuz Sultan Selim Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
I. Selim, 10 Ekim 1470 tarihinde Amasya'da, babası Şehzade Bayezid'in sancakbeyliği sırasında dünyaya geldi. Annesi Ayşe Gülbahar Hatun'dur. Küçük yaşta iyi bir eğitim gören Selim, babasının tayin ettiği özel hocalardan ders aldı. On yaşlarında iken dedesi Fatih Sultan Mehmed tarafından kardeşleriyle birlikte İstanbul'a çağrıldı ve sünnet edildi. Bu olay, dedesiyle ilk ve son görüşmesi oldu; ancak Fatih'in ona gösterdiği ilgi hafızasında önemli bir yer tuttu.
1487 yılında Trabzon sancakbeyi olarak atanan Şehzade Selim, 1510 yılına kadar yaklaşık 23 yıl bu görevde kaldı. Valiliği sırasında devlet işlerinin yanı sıra ilimle de ilgilendi ve âlim Abdülhalim Efendi'nin derslerini takip etti. Doğu'daki Safevî tehlikesini fark ederek, İstanbul yönetiminden izin almaksızın Gürcüler üzerine seferler düzenledi; 1508'deki Kutaisi seferiyle Kars, Erzurum ve Artvin'i Osmanlı topraklarına kattı. Bu başarılarıyla babasının takdirini kazandı ve yeniçerilerin desteğini elde etti.
II. Bayezid'in son yıllarında şehzadeler arası taht mücadelesi yoğunlaştı. Şehzade Selim, ağabeyi Ahmed'in tahta çıkma ihtimaline karşı harekete geçti ve Kırım Hanı Mengli Giray'dan askeri destek aldı. 1511'de Rumeli'ye geçerek babasına karşı bir mücadele başlattı; ancak Çorlu'da yenilgiye uğradı ve Kefe'ye çekildi. Yeniçerilerin Şehzade Ahmed'i istememesi üzerine II. Bayezid, 24 Nisan 1512'de saltanatı Selim'e terk etti. Böylece I. Selim, dokuzuncu Osmanlı padişahı olarak tahta çıktı.
Tahta çıktıktan sonra ilk iş olarak iktidarını sağlamlaştırdı ve taht için tehdit oluşturan kardeşleri Ahmed ve Korkut'u bertaraf etti. Ardından doğudaki Safevî tehlikesine yöneldi. 1514'te İran seferine çıkarak Çaldıran Muharebesi'nde Şah İsmail'i mağlup etti ve Tebriz'e kadar ilerledi. Bu zaferden sonra 'Yavuz' lakabıyla anılmaya başladı. 1515'te Turnadağ Muharebesi ile Dulkadiroğulları Beyliği'ni ortadan kaldırarak Anadolu'daki Türk siyasi birliğini sağladı.
1516-1517 yıllarında Memlûk Devleti'ne karşı düzenlediği Büyük Mısır Seferi'nde Mercidâbık, Gazze, Ridâniye ve Kahire muharebelerini kazanarak Memlûkleri yıktı; Suriye, Filistin, Levant, Mısır ve Hicaz'ı topraklarına kattı. Bu seferle kutsal emanetleri İstanbul'a getirtti ve İslam halifeliğini Osmanlı'ya kazandırdı. Saltanatı boyunca imparatorluğun sınırlarını yaklaşık yüzde yetmiş oranında genişleterek 3,4 milyon kilometrekareye ulaştırdı.
I. Selim, 22 Eylül 1520'de Çorlu'daki ordugâhında sırtında çıkan bir çıban nedeniyle 49 yaşında öldü. Yerine oğlu I. Süleyman geçti. Türbesi İstanbul'un Fatih ilçesindeki Yavuz Selim Camii'nde bulunmaktadır. Divan edebiyatında 'Selîmî' mahlasıyla şiirler yazan I. Selim, edebî kişiliğiyle de tanınmış; şiirlerinde tasavvufi ve dinî temaları işlemiştir.
Öne Çıkan Şiirleri
Sanma Şahım
Dâ'dâr Eyler
Ayrı Düştüm.
Selimi
Murabba (Gözlerün Fitnede Ebrun ile Enbaz mı ki)
Derdü Bela
İnsan hatırladıkça değil, hissettikçe geçmişe döner.