“Yusuf Nâbi, 17. yüzyıl Divan edebiyatının didaktik ve eleştirel şiirin öncüsüydü. Halk deyişleriyle örülü gazelleri, toplumsal bozuklukları hicveden beyitleri ve oğlu için yazdığı Hayriyye mesnevisiyle tanındı. Şiiri hayatın içine taşıyan yalın üslubuyla döneminin en etkili şairlerinden biri oldu.”
Yusuf Nâbi Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Yusuf Nâbi, 1642 yılında Urfa'da doğdu. Yokluk ve sefalet içinde büyüyen şair, 24 yaşındayken İstanbul'a giderek eğitimine devam etti ve şiirleriyle tanınmaya başladı. İstanbul'da birçok önemli isimle arkadaşlık kurdu ve sarayla ilişkiler geliştirdi.
IV. Mehmed'in Edirne sarayına gidişinde padişahın yanında yer aldı; av partilerine katıldı ve 1672'de Lehistan Seferi'nde bulunarak Kamaniçe'nin fethi üzerine ilk müstakil eseri Fetihnâme-i Kamaniçe'yi kaleme aldı. 1679'da hacca gitti ve dönüşünde Mustafa Paşa'ya kethüda oldu; hac yolculuğunu anlatan Tuhfetü'l-Harameyn'i bu dönemde yazdı. Paşanın vefatı üzerine Halep'e gitti ve yaklaşık 25 yıl burada yaşadı. Halep'te devletin sağladığı imkânlarla rahat bir hayat sürdü ve eserlerinin çoğunu bu yıllarda kaleme aldı. 1701'de Halep'te doğan oğlu Ebulhayr için Hayriyye'yi nazmetti. Halep'teyken devletin merkezindeki gelişmeleri yakından takip etti; II. Süleyman ve II. Ahmed'in tahta çıkışlarına sessiz kaldığı halde II. Mustafa'nın cülusunu bir kasideyle tebrik etti.
Halep Valisi Baltacı Mehmet Paşa'nın sadrazam olmasıyla onunla birlikte İstanbul'a döndü. İstanbul'da darphane eminliği ve başmukabelecilik gibi görevlere getirildi. Yaşlılık döneminde İstanbul'a gelen şair, Halep'ten dönüşünden iki yıl sonra, 12/13 Nisan 1712'de öldü. Kabri Üsküdar'daki Karacaahmet Mezarlığı'ndadır.
Nâbi, Osmanlı'nın duraklama devrinde yaşadı ve idare ile toplumdaki bozukluklara tanık oldu. Bu olumsuzluklar onu didaktik şiire yöneltti; eserlerinde devleti, toplumu ve sosyal hayatı eleştirdi. Şiirin hayatın sorunlarıyla ve günlük yaşamla iç içe olması gerektiğini savundu; bu yüzden şiirleri hayatla ilgili, çözüm üretmeye çalışan ve yer yer nasihat eden bir nitelik taşıdı. Eserlerinin herkesçe anlaşılmasını istediğinden dili yalın ve süssüzdü. Halk deyişleriyle bezeli gazelleri, dönemine dair eleştirileri ve önemli olayları konu alan beyitleriyle tanındı. Eserleri arasında Hayr-âbâd, Hayriyye, Tuhfetü'l-Harameyn, Sûrnâme ve Fetihname-i Kamaniçe bulunur.
Öne Çıkan Şiirleri
Seher Gelür
Hayal Eyledüğümden
Dest-i Nazından
Hicab-i Nale
Sakın Terk-i Edebden
Gülistane Bir Dahi
Bir dize bazen uzun bir geceden daha derindir.