“19. yüzyıl Osmanlı divan şairi olan Enderunlu Vasıf, muhammes, gazel ve şarkılarıyla tanındı. Asıl adı Osman olan şair, Enderun Saray Mektebi'nde yetişti ve uzun yıllar sarayda çeşitli görevlerde bulundu. Divanında günlük dile ve gerçekçi anlatımlara yer vermesiyle dikkat çekti; Nedim'den etkilendi. Şarkıları dönemin bestecileri tarafından güfte olarak bestelenerek Türk Sanat müziğinde yaşadı.”
Enderunlu Vasıf Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Enderunlu Vasıf, 18. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul'da dünyaya geldi. Belgeler bulunmamakla birlikte eğitim yılları ve aldığı görevlere dayanılarak doğum tarihinin takriben 1771 olduğu tahmin edilmektedir. Asıl adı Osman'dır. Bostancılıktan sadrazamlığa yükselen Arnavut asıllı Hacı Halil Paşa'nın babasının amcası olduğu bilinmektedir. Ailesi, çocukluğu, gençliği ve eğitimi hakkında tam inanılır belgeler bulunmamakla birlikte, lakabının "Enderunlu" olması eğitim gördüğü kurumun Enderun olduğuna işaret etmektedir.
Eğitim ve öğrenim gördüğü Enderun Saray Mektebi'nde yetiştiği için Enderunlu veya Enderûnî lakabıyla anıldığı kabul edilmektedir. İlk gençlik yıllarında büyük babasının kardeşi Hacı Halil Paşa'nın desteğiyle Enderun'a girmeye aday Acemi oğlanların yetiştirildiği Galata Sarayı'na yerleştirildiği ve burada eğitim almaya başladığı bilinmektedir. Ancak ya kendisinin yetenekli olmadığı kabul edilerek ya da hamisi Hacı Halil Paşa'ya düşman olanların iftira veya inandırıcı gayretleri nedeniyle önce Topkapı Sarayı'ndaki Enderun okuluna alınmadığı bildirilmektedir. Fakat daha sonra Silahdar Süleyman Paşa'nın kaftancısı olup bu görevle saraya girebilmiştir. Çok geçmeden Topkapı Sarayı Enderun-u Hassa Koğuşu'na kabul edilmiştir.
Enderun-u Hassa Koğuşu'ndaki bu görevi takiben önemli oldukları kabul edilen bir sıra saray görevine atandı. Vâsıf, III. Mustafa, I. Abdülhamid, III. Selim, IV. Mustafa ve II. Mahmud hükümdarlık dönemlerinde saray görevleri yaptı. Sultan III. Selim'e 7 kaside sunmasıyla padişahın gözüne girdi ve ondan şahsi takdir gördüğü belgelidir. IV. Mustafa'nın hükümdarlık dönemi başında padişahın şahsi hizmetlerini gören "Has Oda" erkanı içine alındı; bunu takiben padişahın baş-lalası görevine atandı. 1815'te peşkir ve anahtar ağası oldu ve en sonunda 1817'de kiler kethüdalığına yükseldi. II. Mahmud döneminde de kiler kethüdalığı görevi verildiğinde padişahın bizzat huzurunda kendisine hilat giydirildi. Vasıf da II. Mahmud'a bağlılığını göstermek için ona 4 kaside ve çeşitli nedenlerle 60 kadar tarihsel manzume sundu. Enderunlu Vasıf, Topkapı Sarayı'nda çeşitli görevlerde 30 yıldan fazla hizmet etti.
1819'da Enderunlu Vasıf kendi isteğiyle saray hizmetinden ayrıldı. Kendine hacegan payesi verildi ve Bolayır'da bulunan Şehzade Süleyman Vakfı'nın mütevelliliğine atandı. Fakat Bolayır'da fazla kalmayıp İstanbul'a geri döndü. Hayatının son yıllarında İstanbul'da yaşadı. İstanbul Tophane semtinde yaşadığı bir evi bulunduğu belgesi ele geçmiştir; fakat bu ev 1823'te çıkan büyük Tophane yangınında yanıp kül olmuştur.
Enderunlu Vasıf'ın 1824'te İstanbul'da öldüğü bilinmektedir. Üsküdar'da Karacaahmet Mezarlığı'nda Mimar Kasım mezarı yakınına gömülmüştür. Mezar taşı kitabesi yakın arkadaşı olan Keçecizade İzzet Molla tarafından yazılmış 7 beyitlik bir kıta şeklindedir. Bu kıtanın son beyti ebced hesabına göre ölümünün tarihini belirtmek için yazılmıştır ve bu beyitten Vasıf'ın ölüm tarihi olan Hicri 1240 tarihi çıkartılmaktadır.
Enderunlu Vasıf şiirlerini tek bir divan içinde toplayıp yayınlamıştır. Hazırlamış olduğu Dîvân-i gülşen-i efkâr-i Vâsıf-i Enderûnî adlı divanındaki şiirlerinde Enderun günlük hayatı hakkında gayet gerçekçi anlatımlar bulunmaktadır. Şairin bu tek divanının el yazması ile hazırlanmış birkaç nüshası bulunmaktadır. Ayrıca Hicri 1257 (1841)'de Bulak, Kahire, Mısır'da basılmış; Hicri 1257'de ve Hicri 1285 (1869)'da İstanbul'da iki edisyonunun Osmanlıca baskısı yapılmıştır. Değişik yazma nüshalarda ve baskılarda divanın içeriği genellikle aynı olması gerekirken değişik yazma nüshalar arasında ve yazma nüshalar ile baskı edisyonları birbiriyle tıpatıp uyuşmamaktadır. Bulak, Kahire baskısı edisyon ile İstanbul'da Hicri 1285 (1869)'da basılan edisyon içerikleri birbiriyle aynıdır; fakat İstanbul Hicri 1257 edisyonunun içeriği diğer basımlar içeriğinden farklıdır.
Örneğin İstanbul Üniversitesi kütüphanesinde bulunan ve her ikisi de "Dîvân-i Gülşen-i Efkâr-i Vâsıf-i Enderûnî" başlığını taşıyan iki nüshadan biri diğer nüshadan daha fazla sayıda şiir kapsamlıdır. En kapsamlı olan nüsha Bağdat'ta tâlik hattı ile Hasan Efendi isimli bir hattat tarafından hazırlanmış olup içinde toplam 5.000 beyti aşkın muhteva bulunmaktadır. Bu nüsha içinde 2 münacaat; 5 naat; 1 Mevlana'ya naat; 8 methiye; 1 kaside-ı ramazaniye; 89 tarih düşme; 139 gazel; 1 terkibibend; 933 bendden oluşan 2 muhammes; 218 şarkı; 1 müseddes; 65 kıta ve 11 müfred ihtiva etmektedir. İçerikleri aynı olan ve ikisi de aynı başlığı taşıyan Hicri 1257 (1841) Bulak, Kahire baskısı edisyon ile İstanbul'da Hicri 1285 (1869)'da basılan edisyonda ise toplam 5.968 beyitten oluşan 531 şiir bulunmaktadır. İstanbul'da Hicri 1257'de basılan edisyon başlık olarak Vasıf Osman Bey Divanı adını taşımakta ve toplam 5.968 beyitten oluşan 531 adet şiiri ihtiva etmektedir.
Enderunlu Vasıf, döneminde yaptırılan köşk ve saray gibi bazı büyük yapılar için manzum kitabeler yazmıştır. Örneğin Sultan II. Mahmud döneminde Üsküdar'da yaptırılmış ve günümüzde yıktırılmış olan Şerefabad Kasrı için kitabeyi Vasıf yazmıştır. Yaşadığı dönemde Türk Sanat müziği sever olarak bilinmiştir. Yazdığı şiirler, özellikle şarkıları, günün bestecileri tarafından güfte olarak Türk Sanat müziği parçaları olarak bestelenmiş ve icra edilmiştir. Güftesi Enderunlu Vasıf'a ait olan bu Türk Sanat müziği parçalarının çoğu müzisyenler tarafından bilinmekte; konser, radyo ve TV programlarında çalınmakta ve müzikseverler tarafından sevilerek dinlenmektedir.
Enderunlu Vâsıf'ın divanında günlük dile ve gerçek anlatımlara rastlanır. Ahmet Hamdi Tanpınar onun için zevk çözülüşünün vesikası tanımını kullanmıştır.
Öne Çıkan Şiirleri
İnsan en çok, geri dönemediği yerleri özler.