Bazı kelimeler bir yere değil, bir zamana götürür.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Kuşatmadaki Bir Orduyu Duyuyorum Ve Gökgürültüsünü

Kuşatmadaki Bir Orduyu Duyuyorum Ve Gökgürültüsünü Şiiri - James Joyce

Kuşatmadaki bir orduyu duyuyorum ve gökgürültüsünü
Dizleri köpüklü atların suya batışını:
Kibirli, kara zırhlar içinde duruyor tepelerinde
Hor görerek yuları kımıldatıyor kamçıyla at arabacıları.

Geceye doğru bağırıyorlar savaş adlarını.
Uykumda inliyorum duyduğumda uzaktan yayılan kahkahalarını
Bölüyorlar düşlerin kasvetini körleştiren bir alaz gibi,
Ve bağırlarına vuruyorlar tekrar tekrar örse vururcasına.

Geliyorlar uzun ve yeşil saçlarını utkuyla sallayarak:
Denizden geliyorlar ve koşuyorlar sahile.
Ah kalbim, hiç mi hikmetin yok böyle bir umutsuzluk karşısında?
Ah sevgilim, bir tanem, sevdicegim, neden terk ettin beni?

(Paris, 1903)

James Joyce
Türkçe’ye çeviren: İsmail Aksoy
“Chamber Music”den (1907)

James Joyce portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazen bir şiirde çocukluğunu bulur.

Şiir, savaşçı bir ordunun görüntüsüyle başlar; atlar, zırhlar ve savaş nidaları eşliğinde bir kuşatma sahnesi çizilir. Geceleyin düşman kahkahaları ve düşleri bölen saldırılar arasında anlatıcı, kendi umutsuzluğu ve sevgilisinin onu terk etmesiyle yüzleşir. Son dizelerde kişisel bir kayıp ve çaresizlik duygusu öne çıkar.

Ana duyguUmutsuzluk
Ana temaAyrılık
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Savaşın yıkıcılığı ve sevgilinin yokluğu karşısında duyulan derin çaresizlik.

Temel çatışma

Savaşın kamusal gürültüsü ile bireyin içsel sessizliği ve kaybı arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Savaş tasvirinden kişisel bir ayrılık acısına doğru yoğunlaşan bir duygusal geçiş.

ATMOSFER

Savaşın gürültüsü ve gece karanlığıyla örülü, hüzünlü ve gergin bir atmosfer.
KasvetliGerginHüzünlüYalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.