“Victor Hugo, Romantizm akımının en büyük temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Fransız şair, romancı ve oyun yazarıdır. Şiirleriyle edebiyat dünyasında ün kazanan Hugo, Les Contemplations ve La Légende des siècles gibi eserleriyle şiirdeki ustalığını kanıtlamıştır. Sefiller ve Notre Dame'ın Kamburu romanlarıyla dünya çapında tanınmış, toplumsal adaletsizlik ve insanlık temalarını işlemiştir. Fransa'da edebi ve siyasi bir figür olarak derin iz bırakmış, eserleri birçok dile çevrilmiştir.”
Victor Hugo Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Victor-Marie Hugo, 26 Şubat 1802'de Besançon, Fransa'da doğdu. Babası Joseph Léopold Sigisbert Hugo bir subay, annesi Sophie Trébuchet ise Katolik ve kral yanlısı bir kadındı. Ailesinin zıt siyasi ve dini görüşleri, Hugo'nun çocukluğunda Fransa'daki çatışmaları yansıtıyordu. Babasının görevi nedeniyle aile sık sık taşındı; Hugo, çocukluğunda Napoli, Roma ve Alpler'i görme fırsatı buldu. Annesi 1803'te kocasından ayrılıp Paris'e yerleşti ve Hugo'nun eğitimiyle yakından ilgilendi. İlk eğitimi annesinin kral yanlısı ve Katolik görüşlerinin etkisi altında şekillendi.
Gençlik yıllarında edebiyata ilgi duyan Hugo, ilk şiir derlemesi Odes et poésies diverses'i 1822'de yayımladı ve bu eser ona Kral XVIII. Louis tarafından kraliyet maaşı kazandırdı. 1822'de çocukluk aşkı Adèle Foucher ile evlendi. 1823'te ilk romanı Han d'Islande, 1826'da ikinci romanı Bug-Jargal yayımlandı. 1826'da yayımlanan Odes et Ballades ile şair olarak ününü pekiştirdi. 1829'da Les Orientales adlı şiir kitabıyla zamanının en iyi şairlerinden biri olarak kabul edildi. 1830'da Hernani adlı oyunuyla Romantik tiyatronun öncüsü oldu.
1831'de yayımlanan Notre-Dame de Paris (Notre Dame'ın Kamburu) romanı büyük başarı kazandı ve Avrupa'da birçok dile çevrildi. 1830'lar boyunca Les Feuilles d'automne (1831), Les Chants du crépuscule (1835), Les Voix intérieures (1837) ve Les Rayons et les Ombres (1840) gibi şiir kitaplarıyla edebi ününü sürdürdü. 1841'de Fransız Akademisi'ne seçildi. 1843'te en sevdiği kızı Léopoldine'nin beklenmedik ölümü onu derinden sarstı ve bu acıyı birçok şiirinde işledi.
1848 Devrimi sonrasında siyasi görüşleri değişerek cumhuriyetçi oldu. 1851'de III. Napolyon'un askeri darbesi üzerine sürgüne çıktı; önce Brüksel'de, ardından Jersey ve Guernsey adalarında yaşadı. Sürgün yıllarında en önemli eserlerini verdi: Les Châtiments (1853), Les Contemplations (1856) ve La Légende des siècles (1859) gibi şiir kitaplarının yanı sıra Sefiller (1862) romanını tamamladı. Sefiller, toplumsal adaletsizlik ve sefalet temalarını işleyerek dünya çapında büyük yankı uyandırdı.
1870'te III. Napolyon'un düşüşüyle Fransa'ya döndü ve Ulusal Meclis'e seçildi. 1874'te son romanı Doksan Üç (Quatre-vingt-treize) yayımlandı. 1876'da senatoya seçildiyse de siyasi kariyeri başarısızlıkla sonuçlandı. 1883'te metresi Juliette Drouet öldü. 22 Mayıs 1885'te Paris'te zatürreden hayatını kaybetti. Cenazesi Panthéon'da defnedildi ve törene iki milyondan fazla insan katıldı. Hugo, Romantizm akımının en büyük temsilcilerinden biri olarak Fransız edebiyatına damga vurdu.
Öne Çıkan Şiirleri
Keder Sana Yakışmıyor
Bakışların
Ah, Ben Uykudayken Sen Başucuma Gelsen
Fransa'ya
Dilenci
Boaz Uykuda
Şiir, söylenemeyenin incelikle söylenmesidir.