“Rabindranath Tagore, 1913'te Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk Hint yazar olarak dünya edebiyatında iz bıraktı. Şiirlerinde doğa ve insan sevgisini ince bir lirizmle mistisizmi harmanlayarak işledi; Batı'da 'mistik şair' olarak anıldı. Bengalce yapıtlarını İngilizceye kendisi çevirerek uluslararası üne ulaştı. Eğitim ve sosyal reform alanındaki çalışmalarıyla da tanındı.”
Rabindranath Tagore Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Rabindranath Tagore, 7 Mayıs 1861'de Kalküta'da, Bengal Başkanlığı'nda dünyaya geldi. Atalarının kökü 11. yüzyıla dayanan varlıklı bir ailenin çocuğuydu; babası Maharshi Devendranath Tagore din adamıydı. Özel öğretmenlerden ders alarak ortaöğrenimini tamamladıktan sonra 17 yaşında Londra'ya gönderildi ve burada hukuk okudu. Londra'da edebiyat kültürünü geliştirdi; en çok etkilendiği edebiyatçı, yapıtlarında doğaya geniş yer veren İngiliz şair William Wordsworth oldu.
Tagore'un yaşam ve sanat görüşlerinin gelişmesinde en büyük rolü, 19. yüzyılın başlarında yaşamış Bengalli Raca Rammahun Roy oynadı. Roy ve babasının etkisiyle dünya görüşü, Hindistan'ın geleneksel kast sınırlarını aşarak panteist bir inanışa ve Hindu dininin tekelci çemberini kıran bir olgunluğa ulaştı. Rammahun Roy tarafından kurulan Brahmo Samaj, Tagore'un babası ve Keshup Shandrasen tarafından geliştirildi. Tagore'un bu mezhepten etkilenmesi, 22 yaşında yazmaya başladığı yıllara denk geldi; bu dönemde Avrupa kültürüne pek rastlanmıyordu.
O yıllarda Bengal, din, edebiyat ve politika alanlarında yeni görüşlerin belirdiği canlı bir bölgeydi. Kendisinden önce edebiyatta yenilik yapanlar olmasına rağmen, Tagore kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilindi. İlk yazdığı "Sabah Şarkısı" adlı şiiri yüzünden şiddetli eleştirilere maruz kaldı. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu Gitanjali'nin ünü dünyaya yayıldı; eserlerinde ince bir lirizmle mistisizm harmanlandı.
Hindistan'ın İngiliz emperyalizminden kurtulması için büyük çabalar sarf etti ve bunu ılımlı bir üslupla yaptı. Edebiyat alanındaki başkaldırısını yeterli bulmayıp gençliğin milliyetçi bir eğitimle yetiştirilmesi amacıyla 1901'de Kalküta yakınlarındaki Balpur'da Santiniketan adını verdiği bir okul kurdu. Ayrıca Bangadorshan adlı edebiyat dergisinin başyazarı oldu. 1924'te Batı ve Hint geleneklerini kaynaştıran Vishva-Bharati Üniversitesinin oluşumuna öncülük etti.
Bengalce yazdığı yapıtlarının hemen hemen hepsini kendisi İngilizceye çevirdiği için dünyanın onu hızlı tanıması kaçınılmaz oldu. 1913'te Romain Rolland'ın çok övdüğü Gora adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1915'te İngiltere ona "Sir" unvanını verdi. 1919'da Amritsar Kıyımı'nın ardından Genel Vali Lord Chelmsford'a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verdi ve Gandi'ye destek oldu. 67 yaşında resim yapmaya başladı. 7 Ağustos 1941'de doğduğu şehir Kalküta'da öldü.
Öne Çıkan Şiirleri
Son İlkbahar
Boşuna Tutku
Benim Gölüme Gel Testini Dolduracak
Bahçevan 1
Ateş Böcekleri 1
Hayata Dair...
Şiir, söylenemeyenin incelikle söylenmesidir.