Şiir, dünyanın gürültüsüne karşı küçük bir sessizliktir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Boşuna Tutku

Boşuna Tutku Şiiri - Rabindranath Tagore

Boşuna, bu gözyaşları.
Boşuna, bu doymak bilmeyen ateşli tutku.

Güneş batmak üzere.
Orman karanlık, gökyüzü aydınlık.
Gündüzün yerini alıyor akşam,
yavaş adımlar ve kederli gözlerle.
Ayrılmakta olan güne ağıt yakıyor
çok hafif bir esinti.

Elleri ellerimde, istekle
gözlerinin içine bakıp
onu arıyorum,
nerede olduğunu merak ediyorum,
nerede bulacağımı,
içinde gizli olan ruhu.

Karanlık gökyüzünde,
yalnız yıldızlarda titreyen
göklerin o sonsuz ve aydınlık gizemi gibi,
ruhunun ışıldayan gizemi,
titriyor,
gözlerinin koyu karanlığında.
Ben de onlara bakıyorum dikkatle,
tüm aklım ve yüreğimle,
tutkunun mantıksız denizine dalıyorum.
Öğrenmeye çalışıyorum,
onu nerede bulabileceğimi:
gözlerinin içinde,
gülümseyişinde,
tatlı tatlı akan sözlerinde,
ya da yüzündeki dinginliğin
gerisinde.

Yazık, gözyaşlarım,
yazık, yükseklerdeki umutlarım,-
o neşeli gizem benim için değil.
Ne kadar atılgan bir tutku,
ona bütünüyle sahip olmak.
elimdekilerle mutlu olmalıyım:
bir gülücük, bir sözcük,
bir bakış,
bir aşk anıştırması.

Böylesine yoksul olan ben,
ne verebilirim ona karşılığında?
Sonsuz bir aşk var mı içimde,
sonsuz gereksinimlerini karşılayacak,
yaşamın?
Başarabilecek miyim,
kendim olmayı?
Alıp hayat arkadaşımı yanıma,
bulabilecek miyim yolumu,
sonu gelmeyen günler ve geceler boyunca,
sayısız dünyaları bir arada tutan,
sonsuz gökyüzünün içinden,
onlarca samanyolunun ve ışık hatlarının
derin aydınlığı ve karanlığından
ve güneşin doğup battığı
aşılmaz dağların üzerinden?
Bu kadar ürkek, yorgun ve güçsüz,
aç, üzgün, susamış, kör ve yitik olan ben,derinden yaralanmış kalbimle,
nasıl arzulayabilirim,
bütünüyle sana sahip olmayı?

Kimse bize ait değil.
İnsan açlığı doymuyor insanlarla.
Dikkatle
ve gizlilik içinde,
dünya ve onun tanrısı için açan,
birer nilüfer onlar.

Günler ve geceler boyunca,
sevinçte ve üzüntüde,
zenginlik ve yoksullukta,
yaşamda ve ölümde
ve mevsimlerin sayısız döngüsünde,
çiçek açıyorlar kokuları duyulsun diye,
güzellikleri ve tatlılıkları görülsün diye.
Kesimemeli hiçbiri,
tutkunun bıçağı ile.

Sevmek için varız,
ve güçlü bir aşk beslemek için.
Sevdiğimizi sahiplenmek için değil:
İnsan tutkusundan üstündür insan ruhu.

Derinlere gömülmüş tüm sesler bu dingin gecede,
Ateşli tutkunu bir kenara at gözyaşları içinde.
Evine dön yavaş adımlarla.

Kasım, 1887

Rabindranath Tagore

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı kelimeler insanın içindeki kapıları açar.

Şiir, yoğun bir tutkuyla bağlı olduğu kişinin iç dünyasını, ruhunu arayan bir anlatıcının yaşadığı duygusal gelgitleri anlatır. Anlatıcı, sevdiğine bütünüyle sahip olma arzusuyla, insanın özgürlüğü ve sahiplenilemezliği arasındaki gerilimi yaşar. Gözyaşları ve umutları boşuna olduğunu kabullenirken, sevmenin sahiplenmek değil, özgür bırakmak olduğu düşüncesine ulaşır. Şiir, akşamın karanlığı ve yıldızların gizemi eşliğinde, aşkın doğası üzerine derin bir içsel yolculuğa çıkar.

Ana duyguhüzün
Ana temaaşk
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan ruhu, tutkudan üstündür; sevmek sahiplenmek değil, özgür bırakmaktır.

Temel çatışma

Sahiplenme arzusu ile insanın özgürlüğü arasındaki çatışma

Duygusal akış

Tutkulu bir arayıştan, kabullenmeye doğru bir geçiş var.

ATMOSFER

Akşamın karanlığı ve yıldızların gizemiyle örülü, hüzünlü ve düşünceli bir atmosfer.
hüzünlüdinginnostaljikyalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.