“Jorge Luis Borges, 20. yüzyıl Latin Amerika edebiyatının en etkili yazarlarından biri olarak büyülü gerçekçilik akımının öncüleri arasında yer aldı. Şiir, öykü ve denemelerinde rüya, labirent, sonsuzluk, ayna ve mitolojik motifleri işledi. Ficciones ve El Alef gibi eserleriyle felsefe ve fantezi edebiyatını derinden etkiledi. 1955'te Arjantin Ulusal Kütüphanesi müdürlüğüne getirildi ve görme yetisini kaybetmesine rağmen edebî üretimini sürdürdü.”
Jorge Luis Borges Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Jorge Francisco Isidoro Luis Borges, 24 Ağustos 1899'da Buenos Aires'te doğdu. Babaannesi İngiliz olduğu için evde iki dil konuşulurdu ve Borges çocuk yaşta İspanyolca ile İngilizceyi akıcı biçimde öğrendi. Babası Jorge Guillermo Borges avukat ve psikoloji öğretmeniydi; ona satranç tahtasında Zeno'nun paradoksunu öğretti. Evlerindeki bahçe ve kütüphane, Borges'in hayal gücünü besleyen ilk kaynaklar oldu.
Babasının görme yetisinin azalması üzerine aile, I. Dünya Savaşı'ndan önce 1914'te Cenevre'ye taşındı. Borges burada Calvin Koleji'ne devam ederek Latince, Fransızca ve Almanca öğrendi. Sembolizm akımının Verlaine, Rimbaud ve Mallarmé gibi şairlerini bu dönemde keşfetti; Schopenhauer'a ilgisi ve Walt Whitman hayranlığı da Cenevre'de başladı. Savaştan sonra ailesiyle İspanya'ya taşındı ve yazar olmaya karar verdi. Endülüslü şair Rafael Cansinos-Asséns'in etkisiyle ultraistler grubuna katıldı, ancak kısa sürede bu aidiyetten sıkıldı. Pasifizm, anarşi ve Rus devrimi gibi konularda yazdığı iki kitabı sonradan utanarak imha etti.
1921'de ailesiyle Buenos Aires'e döndükten sonra babasının arkadaşı Macedonio Fernández'in düşüncelerinden etkilendi. Fernández'in Schopenhauer, Berkeley ve Hume'a dayanan fikirleri, Borges'e her şeye kuşkuculukla bakma alışkanlığı kazandırdı. 1923'te ilk şiir kitabı Fervor de Buenos Aires'i yayımladı. 1924-1933 arasında pek çok yazı ve şiiri basıldı; Luna de Enfrente (1925) ve Cuaderno San Martín (1929) bu dönemin ürünleridir. 1933-1934'te Crítica dergisinde Historia universal de la infamia yayımlandı; gerçek ile kurmacayı harmanlayan bu öyküler daha sonra büyülü gerçekçiliğin ilk örneklerinden sayıldı.
1935'te "Al-Motasim'e Bir Bakış" adlı öyküsüyle kendi üslubunu buldu. 1936'da denemelerini topladığı Historia de la eternidad basıldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle 1937'de Belediye Kütüphanesi'nde çalışmaya başladı; işinin hafifliğinden yararlanarak klasikleri okudu ve Virginia Woolf ile William Faulkner'ın eserlerini İspanyolcaya çevirdi. Yaratıcılığını yitirmekten korkarak "Pierre Menard, Don Quixote'un Yazarı" ve "Tlön, Uqbar, Orbis Tertius" öykülerini yazdı; her ikisi de Victoria Ocampo'nun Sur dergisinde yayımlandı. Bu öyküler 1941'de El jardín de senderos que se bifurcan adıyla toplandı ve 1944'te Ficciones başlığıyla yeniden basıldı. 1942'de Adolfo Bioy Casares ile birlikte Bustos Domecq takma adıyla polisiye öyküler yazdı. El Hogar dergisinde antisemitizm, faşizm ve nazizmi eleştiren politik makaleler kaleme aldı.
1946'da Juan Perón'un iktidara gelmesiyle kütüphanedeki işinden atıldı; bu durum onun için bir kurtuluş oldu, çünkü Arjantin'den Uruguay'a kadar pek çok yerde Budizm'den Blake'e uzanan konularda seminerler verdi ve iyi para kazandı. Ancak ailesi Perón'un baskıcı rejiminde zor günler geçirdi; annesi ve kız kardeşi hapse girdi. 1949'da ikinci önemli öykü kitabı El Alef yayımlandı.
1955'te Perón devrilince Borges, hayalini kurduğu Arjantin Ulusal Kütüphanesi müdürlüğüne getirildi. Ailesinden gelen hastalık nedeniyle görme yetisini tamamen kaybetti ve bu durumu "Bana aynı anda hem 800.000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi" sözleriyle kabullendi. 1956'da Buenos Aires Üniversitesi'nde İngiliz ve Amerikan edebiyatı profesörlüğüne atandı ve bu görevi on iki yıl sürdürdü. 1961'de Samuel Beckett ile birlikte Formentor Ödülü'nü kazandı; bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı. Gözlerinin görmeyişini şiire yönelerek telafi etmeye çalıştı. 1970'li yıllarda ABD'de çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 1973'te Perón'un geri dönüşü üzerine görevinden istifa etti. Dersler ve yolculuklarla geçen bu dönemin ürünü, 1975'te yayımlanan El libro de arena oldu. Dünya gezilerinin sonucu ise María Kodama'nın fotoğraflarıyla birlikte Atlas (1984) adlı kitabıyla ortaya çıktı.
Borges, 14 Haziran 1986'da Cenevre'de karaciğer kanserinden hayatını kaybetti. Eserleri arasında Ficciones, El Alef, Labirentler ve Kum Kitabı gibi yapıtlar bulunur; ayrıca Oscar Wilde, Virginia Woolf, Franz Kafka ve William Faulkner'dan yaptığı çevirilerle İspanyolca edebiyata önemli katkılar sağladı.
Öne Çıkan Şiirleri
Şiir, kalbin unutmamayı seçtiği şeydir.