“Octavio Paz, 20. yüzyıl İspanyol-Amerikan edebiyatının en önemli şair ve denemecilerinden biri olarak kabul edilir. Gerçeküstücülük ve varoluşçuluk akımlarından etkilenen Paz, şiirlerinde toplumsal sorunları, kişisel kaygıları ve insanın yalnızlığını evrensel bir dille işledi. Başyapıtı sayılan 'Güneş Taşı' (1957) ve uzun denemesi 'Yalnızlık Dolambacı' (1950) ile Meksika kültürünü ve insan ruhunu derinlemesine çözümledi. 1990 Nobel Edebiyat Ödülü başta olmak üzere birçok uluslararası ödülle taçlandırılan Paz, çağdaş dünya şiirinin ustaları arasında yer aldı.”
Octavio Paz Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Octavio Paz, 31 Mart 1914'te Meksiko'nun Mixcoac kasabasında doğdu. Babası, Meksika Devrimi'nde Emiliano Zapata'yı destekleyen yerli kökenli bir avukat ve politikacıydı. Zapata'nın öldürülmesinin ardından babası ülkeden ayrılmak zorunda kalıp Los Angeles'a gitti; Paz da annesiyle birlikte iki yıl boyunca orada yaşadı. 1922'de Meksika'ya dönerek dedesi ve halasıyla birlikte Mixcoac'ta yaşamaya başladı. Edebiyatla genç yaşta dedesinin evinde tanıştı ve ailesinin iç savaş nedeniyle düştüğü parasal sıkıntılar içinde büyüdü.
1932'de Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi'ne girdi ve burada sol fikirlerle tanıştı. Siyasal aktivizmin yanı sıra şiirlerini yayımlamaya odaklandı; ilk şiir seçkisi "Luna Silvestre" (Gümüş Ay) öğrenciliği sırasında yayımlandı. Kendi kendini yetiştirmek isteyen Paz, 1935'te hukuk eğitimini yarıda bıraktı. İspanya İç Savaşı'nda Uluslararası Tugaylar'a katılmak için 1937'de İspanya'ya gitti; ancak İspanyol Cumhuriyetçiler onu Meksika'da kalıp propaganda çalışması yapmaya ikna etti. Meksika'ya dönerek Mérida'da köylü çocukları için kurulan bir okulda çalıştı. İspanya'daki deneyimlerini "Aydınlık Gölgen Altında ve Öbür Şiirler" (Bajo tu clara sombra, 1937), Mérida'daki deneyimlerini ise "Taşla Çiçek Arasında" (Entre la piedra y la flor, 1941) adlı kitaplarında yansıttı.
İspanya'dan dönüş yolunda bir süre kaldığı Paris'te gerçeküstü sanatçılarla tanıştı. Fransız şair Benjamin Péret ve Meksikalı ressam Leonora Carrington'un aracılığıyla gerçeküstücülük akımına katıldı. 1938'de yazar Elena Garro ile evlendi ve bu evlilik 1959'a kadar sürdü; çiftin bir kızı oldu. 1943'te kazandığı iki yıllık bursla Berkeley Üniversitesi'nde modern Anglo-Amerikan şiiri üzerine çalıştı.
Bir arkadaşının önerisiyle 1945'te diplomasi kariyerine başladı. Ülkesi adına kısa süre New York'ta çalıştıktan sonra Paris'e tayin oldu. Paris'te Jean-Paul Sartre, André Breton, Albert Camus ve Benjamin Péret gibi dönemin tanınmış yazar ve düşünürleriyle tanıştı. Çok verimli geçen bu dönemde ona büyük edebî ün kazandıran "Yalnızlık Dolambacı" (El Laberinto de la Soledad, 1950) adlı uzun denemesini yayımladı. Meksikalı insanın ulusal karakterini ve yaşam biçimini anlatan bu kitap uzunluğundaki deneme, Meksika kültürünü anlamanın anahtarı olarak kabul edildi.
1952'de Japonya ve Hindistan'a yolculuklar yaptı. 1955'te Meksika'ya dönerek üniversitede ders vermeye başladı. En önemli şiir kitabı sayılan ve birçok dile çevrilen "Güneş Taşı" (Piedra de Sol) 1957'de yayımlandı. Bu kitapta toplumsal sorunları, kişisel kaygıları, cinsel sevgiyle yalnızlık arasındaki kopukluğu ve tarihle sonsuzluk arasındaki karşıtlığı Aztekler'in oyma taş takvimi olan "güneş taşı" simgesi altında birleştirdi. 1959'da yeniden Paris'e döndü ve 1962'de Meksika'nın Hindistan büyükelçisi olarak görevlendirilinceye kadar Fransa'da kaldı.
1962'de Yeni Delhi'deki görevine başlayan Paz, 1965'te Fransız Marie-José Tramini ile evlendi. Hindistan'da kaldığı dönemde doğu edebiyatı ve felsefesiyle ilgilendi; doğu kültürünün batı dünyasında tanınması için çaba gösterdi ve Bengali dilindeki Hungryalism şiir hareketini başlatan şairler üzerinde etkili oldu. 1968'de Meksika'daki Tlatelolco katliamından sonra hükûmeti protesto amacıyla ülkesindeki bütün görevlerinden istifa etti. Büyükelçilik görevinden ayrılma gerekçelerini "Öbür Meksika: Piramidin Eleştirisi" adlı kitabında anlattı.
Diplomasi kariyerini sonlandırdıktan sonra Meksika'ya dönüp Plural adlı edebiyat dergisini çıkardı. Dergi 1975'te hükûmet tarafından kapatılınca Vuelta adlı kültür dergisini çıkarmaya başladı ve hayatının sonuna kadar bu dergiyi yayımladı. 1969-1970'te İngiltere'de Cambridge, 1970-1974 arasında ABD'de Harvard Üniversitesi'nde dersler verdi. 1978'de Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi, 1980'de Harvard Üniversitesi tarafından kendisine fahri doktor unvanı verildi. 1990'da Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. 19 Nisan 1998'de Mexico City'de hayatını kaybetti.
Öne Çıkan Şiirleri
İnsan kendini anlatırken değil, saklarken belli eder.