Bülent Ecevit portresi

Bülent Ecevit

Siyasetçi, Gazeteci, Yazar, Şair, Çevirmen İstanbul, Türkiye
28 Mayıs 1925 5 Kasım 2006 (81)
Şiirleri
“Mustafa Bülent Ecevit, Türk siyasetinin yanı sıra gazetecilik, yazarlık, çevirmenlik ve şairlik kimlikleriyle de öne çıkan çok yönlü bir edebiyat ve devlet insanıydı. Şiirlerinde toplumsal duyarlılığı ve halkçı söylemi öne çıkaran Ecevit, edebiyatla siyaseti aynı düzlemde buluşturan ender isimlerden biri oldu. 1970'lerde kaleme aldığı şiirler ve çıkardığı Özgür İnsan, Arayış ve Güvercin gibi dergilerle edebî üretimini sürdürdü. Türk edebiyatındaki yeri daha çok siyasi kimliğinin gölgesinde kalmış olsa da şiir ve yazılarıyla Cumhuriyet dönemi aydın tipinin belirgin bir temsilcisi sayıldı.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Bülent Ecevit Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Mustafa Bülent Ecevit, 28 Mayıs 1925 tarihinde İstanbul'da doğdu. Babası, Ankara Hukuk Fakültesinde adli tıp profesörü olan ve daha sonra CHP'den Kastamonu milletvekilliği yapan Fahri Ecevit, annesi ise ressam Fatma Nazlı idi. Ecevit, 1944 yılında Robert Koleji'nden mezun oldu; ardından Ankara Hukuk Fakültesi ile Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İngiliz Filolojisi bölümlerine kayıt yaptırdıysa da yükseköğrenimini tamamlamadı. İngiltere'de bulunduğu yıllarda Londra Üniversitesine kaydolarak İngiliz Dili ve Edebiyatı, Sanskritçe, Bengalce ve sanat tarihi üzerine eğitim aldı, ancak bu eğitimini de bitirmedi.

Çalışma hayatına 1944'te Basın Yayın Genel Müdürlüğünde çevirmen olarak başlayan Ecevit, 1946-1950 yılları arasında Londra Elçiliğinin basın ataşeliğinde kâtip olarak görev yaptı. 1950'de CHP'nin yayın organı Ulus gazetesinde çalışmaya başladı; askerlik görevinin ardından gazeteye döndü ve Ulus'un kapatılması üzerine Yeni Ulus ile Halkçı gazetelerinde yazar ve yazı işleri müdürü olarak görev aldı. 1955'te ABD'nin Kuzey Karolina eyaletinde The Journal and Sentinel'de konuk gazeteci olarak çalıştı; 1957'de Rockefeller Foundation Fellowship Bursu ile gittiği Harvard Üniversitesinde sekiz ay boyunca sosyal psikoloji ve Orta Doğu tarihi üzerine incelemeler yaptı. 1950'lerde Forum dergisinin yazı işleri kadrosunda yer aldı, 1965'te Milliyet gazetesinde günlük yazılar yazdı. 1972'de aylık Özgür İnsan, 1981'de haftalık Arayış, 1988'de aylık Güvercin dergilerini çıkardı.

Edebiyat ve düşünce dünyasıyla iç içe geçen gazetecilik yıllarının ardından Ecevit, 1954'te CHP Çankaya Ocağı'na kaydolarak siyasete adım attı. 1957 seçimlerinde CHP'den milletvekili oldu ve 12 Ocak 1959'daki CHP 14. Olağan Kurultayı'nda Parti Meclisi'ne girdi. 27 Mayıs 1960 Askerî Müdahalesi'nin ardından CHP kontenjanından Kurucu Meclis üyesi oldu; 1961 genel seçimlerinde Zonguldak milletvekili seçildi. 1961-1965 arasında İsmet İnönü başkanlığındaki üç koalisyon hükûmetinde çalışma bakanı olarak yer aldı ve bu dönemde Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nun çıkarılması ile sosyal güvenlik haklarının genişletilmesi için çaba harcadı.

1965 seçimlerinin ardından muhalefete geçen CHP içinde "Ortanın Solu" görüşünün öncülüğünü üstlenen Ecevit, 18 Ekim 1966'daki 18. Kurultay'da parti meclisine girerek CHP genel sekreterliğine seçildi. Parti örgütlerini ilçelerden köylere kadar gezerek partililerle tanışan Ecevit, çalışkanlığı, hitabet gücü ve demokratik sol duruşuyla parti içinde giderek sivrildi; Ortanın Solu, partinin temel ilkesi olarak kabul edildi. 1967'de bu politikaya karşı çıkan Turhan Feyzioğlu ile yaşanan çatışma sonucunda Feyzioğlu önderliğindeki 47 milletvekili ve senatör partiden ayrılarak Güven Partisi'ni kurdu. Ecevit, 11 Ağustos 1969'da köyleri kalkındırma planını açıklayarak "Toprak işleyenin, su kullananın" sloganını ortaya attı.

12 Mart 1971 Muhtırası'nın ardından CHP'nin tutumu konusunda parti içinde beliren görüş ayrılıkları üzerine Ecevit, muhtıranın CHP içindeki Ortanın Solu hareketine karşı verildiğini savunarak 21 Mart 1971'de genel sekreterlikten istifa etti. 6 Mayıs 1972'deki 5. Olağanüstü Kurultay'da İsmet İnönü'nün "Ya ben, ya Bülent!" sözleriyle giriştiği mücadeleden Ecevit yanlılarının güvenoyu almasıyla çıkan sonuç üzerine İnönü 8 Mayıs 1972'de istifa etti ve Ecevit 14 Mayıs 1972'de genel başkanlığa seçildi. Böylece İnönü, Türk siyasal yaşamında parti içi mücadele sonucunda değişen ilk genel başkan oldu.

Ecevit liderliğindeki CHP, 14 Ekim 1973 genel seçimlerinde "Ak günlere" olarak bilinen seçim beyannamesi etrafında toplanan politikalarla yüzde 33,3 oy oranıyla 185 milletvekili çıkararak birinci parti oldu. Meclis çoğunluğu sağlanamayınca Ecevit, 26 Ocak 1974'te Necmettin Erbakan liderliğindeki Millî Selamet Partisi ile kurduğu koalisyon hükûmetinde ilk kez başbakanlık görevini aldı. Bu dönemde Haziran 1971'de ABD'nin baskısıyla yasaklanan haşhaş ekimi 1 Temmuz 1974'te serbest bırakıldı; Temmuz 1974'te Yunanistan'daki askerî cuntanın desteklediği EOKA yanlısı Rumların Kıbrıs Cumhurbaşkanı III. Makarios'a karşı darbe yapması üzerine 20 Temmuz'da Kıbrıs Barış Harekâtı başlatıldı ve 14 Ağustos'taki II. Barış Harekâtı izledi. Bu harekâtların ardından Ecevit "Kıbrıs Fatihi" olarak anılmaya başlandı. On ay süren koalisyon hükûmeti, 18 Eylül 1974'te Ecevit'in başbakanlıktan istifasıyla sona erdi.

1977 genel seçimlerinde CHP'nin oy oranını yüzde 41,38'e çıkaran Ecevit, bu oranla Türkiye Cumhuriyeti tarihinde sol görüşlü bir partinin çok partili siyasal yaşamda kazandığı en yüksek oyu elde etti. Seçim sisteminin getirdiği koşullar nedeniyle çoğunluk sağlanamayınca kurduğu azınlık hükûmeti güvenoyu alamadı ve 21 Temmuz 1977'de başbakanlığı tekrar Süleyman Demirel'e devretti. II. Milliyetçi Cephe hükûmetini devirmesinin ardından 5 Ocak 1978'de yeni bir hükûmet kurarak tekrar başbakan oldu; bu dönemde ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı ambargonun Eylül 1978'de kesin olarak kaldırılması üzerine Amerikan üslerini yeniden faaliyete açtı. 14 Ekim 1979'daki ara seçimlerde başarısızlığa uğrayınca görevden çekildi.

12 Eylül Darbesi'nin ardından diğer parti ileri gelenleriyle birlikte on yıl siyaset yasaklıları kapsamına alınan Ecevit, eşi Rahşan Ecevit ile birlikte Hamzakoy'da yaklaşık bir ay gözetim altında tutulduktan sonra serbest bırakıldı. 30 Ekim 1980'de CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etti; 1981'de çıkarmaya başladığı Arayış dergisinde yayımlanan bir yazısı nedeniyle Aralık 1981'den Şubat 1982'ye kadar cezaevinde kaldı ve dergi 1982'de askerî rejim tarafından kapatıldı. Yabancı basına siyasi demeç verdiği gerekçesiyle Nisan-Haziran 1982 arasında yeniden tutuklu kaldı; 7 Kasım 1982 halk oylamasında kabul edilen 1982 Anayasası'nın geçici 4. maddesiyle siyaset yasağı sürdü.

Siyaset yasağı devam ederken 1985'te eşi Rahşan Ecevit'in başkanlığında Demokratik Sol Parti kuruldu; Ecevit, 28 Eylül 1986 ara seçimlerinde partinin propaganda gezilerine katılarak yasağı çiğnediği gerekçesiyle çeşitli davalarla karşılaştı. 1987 referandumuyla siyaset yasağı kaldırılınca 13 Eylül 1987'de DSP'nin başına geçti; aynı yılın Kasım ayındaki genel seçimlerde partinin barajı aşamaması üzerine aktif siyasetten ve genel başkanlıktan ayrılacağını açıkladıysa da 1989'da siyasete döndü. 20 Ekim 1991 seçimlerinde Zonguldak'tan milletvekili seçilerek partisinden altı milletvekiliyle birlikte TBMM'ye girdi. DSP'nin oyları 24 Aralık 1995 erken genel seçiminde yüzde 14,64'e, milletvekili sayısı 76'ya yükseldi ve parti solun en büyük partisi konumuna geldi. Ecevit, 30 Haziran 1997'de Mesut Yılmaz başkanlığında kurulan ANASOL-D koalisyonunda başbakan yardımcısı olarak görev aldı; 25 Kasım 1998'de koalisyonun gensoruyla düşürülmesinin ardından 11 Ocak 1999'da DSP azınlık hükûmetini kurarak yaklaşık yirmi yıl aradan sonra dördüncü kez başbakan oldu.

15 Şubat 1999'da PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirilmesi Ecevit'in azınlık hükûmeti döneminin en önemli olayı oldu. DSP, 18 Nisan 1999 genel seçimlerinden yüzde 22,19 oy oranıyla birinci parti olarak çıktı; Ecevit, 28 Mayıs 1999'da ANAP ve MHP ile kurulan ANASOL-M koalisyonunda yeniden başbakanlık koltuğuna oturdu. 17 Ağustos 1999'da yaşanan Gölcük depremini "tarihimizin en ağır felaketi" olarak değerlendiren Ecevit, gelen tepkilere karşı istifayı düşünmediğini ve gerekli derslerin çıkarılacağını söyledi. Bu dönemde eşi Rahşan Ecevit'in önerisiyle çıkarılan ve kamuoyunda Rahşan Affı olarak nitelendirilen Şartla Salıverme ve Erteleme Yasası (22 Aralık 2000) ile cezaevlerindeki mahkûm sayısı yetmiş binden kırk bine düştü. 19 Şubat 2001'deki Millî Güvenlik Kurulu toplantısında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı anayasa kitapçığı krizi sonrasında toplantıyı terk eden Ecevit'in bu döneminde 2001 Türkiye ekonomik krizi patlak verdi.

2002 Türkiye genel seçimlerinde partisi yüzde 1,22 oy oranıyla baraj altında kaldı ve seçilemedi. 2004 yılında yapılan DSP 6. Olağan Kurultayı ile aktif siyaseti bırakan Ecevit, 5 Kasım 2006 Pazar günü dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu Ankara'da öldü ve Devlet Mezarlığı'nda toprağa verildi. Anne tarafından dedesi olan Medine Harem Şeyhi Hacı Emin Paşa'dan kendisine kalan Medine'deki yüklü mirası 2005 yılında Türk hacılarının yararlanması koşuluyla Diyanet İşleri Başkanlığına bağışlaması, siyaset dışı yaşamında da toplumsal sorumluluk anlayışını yansıtan bir davranış olarak kayda geçti.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (28)

İnsan en çok, geri dönemediği yerleri özler.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.