Mithat Cemal Kuntay portresi

Mithat Cemal Kuntay

Yazar, Şair, Hukukçu İstanbul, Türkiye
1885 30 Mart 1956 (71)
Şiirleri
“Mithat Cemal Kuntay, vatanseverlik temalı hamasi şiirleriyle tanınan, aruzu ustaca kullanan bir şair ve yazardır. Tek romanı Üç İstanbul ile Osmanlı'nın yıkılış dönemini anlatmış, biyografi ve monografi türünde önemli eserler vermiştir. Millî edebiyat anlayışını sürdürmüş, hiçbir edebî topluluğa katılmamıştır.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Mithat Cemal Kuntay Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Mithat Cemal Kuntay, 1885 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İşkodra'dan gelen bir ailenin oğlu olan Kuntay'ın babası Selim Sırrı Bey, annesi Rumeli'nin Tırhala kasabasından Samiye Hanım'dı. Henüz çocukken annesinin okuduğu Cezmi romanı ona ilk edebiyat zevkini verdi. Orta öğrenimini Aksaray'daki Mekteb-i Osmaniye Rüştiyesi'nde, lise öğrenimini Saint Joseph Lisesi'nde başlayıp Vefa Lisesi'nde tamamladıktan sonra Mekteb-i Hukuk'tan birincilikle mezun oldu. 17 yaşındayken babasını kaybedince 10 kişilik ailesinin geçim yükünü üstlendi ve öğrencilik yıllarında gazetecilik, özel öğretmenlik, daha sonra avukatlık yaparak bu yükü taşımaya çalıştı.

Aynı dönemde ilk şiirlerini dergi ve gazetelerde yayımladı. İleride yakın dost olacağı ve biyografisini yazacağı Mehmet Akif ile 1903 yılında tanıştı; bu tanışma onun sanatını ve düşüncelerini etkiledi. Padişaha jurnal edildiği için 1906'da bir süre tutuklu kaldı. Mehmet Akif'in II. Meşrutiyet'ten sonra yazdığı 'İstibdat' adlı şiiri, bu olayın hatırasına Mithat Cemal'e ithaf edildi. Mehmet Akif ile birlikte yazdığı 'Elhamra' adlı şiiri ve 'Acem Şahına' adlı manzumeyi Resimli Kitap'ta yayımladı; 'Acem Şahı' şair olarak ününü artırdı.

1908 yılında kazandığı imtihan sonucu doktoraya başlayarak, hukuk idaresi dersi vermekte olan İbrahim Hakkı Paşa'nın asistanı oldu. Eğitimini tamamladığında Türkiye'de ilk hukuk doktoru unvanını aldı. Bir süre 'hukukta hitabet' dersleri verdikten sonra sınav kazanarak Adliye Nezareti Özel Kalem'ine kâtiplik görevine başladı, zamanla müdür yardımcılığına yükseldi. Kısa bir süre Birinci Hukuk Mahkemesi üyesi olarak yargıçlık yaptı.

I. Dünya Savaşı sırasında hükûmetin Çanakkale Cephesi'ne gönderdiği 40 kadar şair arasında Mithat Cemal de yer aldı. Savaş yıllarında çıkartılan Harp Mecmuası'nda hamasi şiirlerini yayımladı. Millî Mücadele yıllarında da hamaset şiirleri yazmaya devam etti. 30 Ağustos Zaferi'nden sonra yazdığı 'Vatan Hisleri' adlı şiirinin son iki mısrası TBMM'de Mustafa Kemal tarafından okundu; bu olay ününü birden artırdı.

Mithat Cemal, 1923 yılında noterliğe başladı. Beyoğlu 4. noterliğine tayin edildi ve 1956 yılında yaşamını yitirinceye kadar noterliği sürdürdü; Türkiye'nin en uzun süre noterlik yapan hukukçusu unvanını aldı. 1950 seçimlerinde CHP listesinden Çorum milletvekili adayı olduysa da seçilemedi. Hicaz Valisi Ahmet Ratip Paşa'nın torunlarından Naile Hanım ile evlendi ve çok sevdiği eşini genç yaşta yitirdi. Naile Hanım (1895-1945) ile evliliğinden Vedat (1918-2011) isimli tek bir oğlu ve fotoğraf sanatçısı Lale Tara tek torunudur. Kuntay akciğer kanseri nedeniyle 30 Mart 1956 günü İstanbul'da hayatını kaybetti; kabri Karacaahmet Mezarlığı'ndadır.

Edebi yaşamı boyunca Mithat Cemal'in yayımlanan ilk şiiri, 1901 yılında Malumat Dergisi'nde çıkan 'Çırçır Suyu'nda' başlığını taşıdı. Sırat-ı Müstakim Dergisi ve Tercüman-ı Hakikat Gazetesi'nde yayımlanan şiirleriyle adını duyurdu. Tek şiir kitabı Türkün Sehnamesi'nde 82 şiiri yer aldı. Şiirlerinde aruzu ustaca kullandı; ağır bir dile sahip olan şair, dilini zamanla sadeleştirdi. Vatan ve millet sevgisi temalı epik ve lirik şiirler yazdı, hiciv türünde de şiirler kaleme aldı, aşk temasını hemen hemen hiç işlemedi. Hiçbir edebî topluluğa katılmadı. Çınaraltı dergisinde 1943-1944'te yayımlanan son dönem şiirlerinde Yahya Kemal Beyatlı'dan da etkilendiği görüldü. Oyunlarında yalın bir dil kullandı ve yurt sevgisi konusunu işledi.

Yazdığı tek roman olan Üç İstanbul, onun en önemli eseridir. Eser, II. Abdülhamit, II. Meşrutiyet ve Mütareke yıllarının İstanbul'unu anlatır; yazarın hayatını yansıttığı söylenir. Roman, 1983 yılında TRT tarafından televizyon dizisi olarak da çekildi. Monografileri titizlikle düzenlenmiş birer belgeler kitabı gibidir. Kuntay ayrıca edebiyat araştırmaları yapmış, Fransız yazarlardan tercüme eserler vermiş bir sanatçıdır. Eserleri arasında roman, tiyatro oyunları, antoloji, biyografi ve monografiler, şiir, inceleme ve araştırma kitapları bulunur. Basılmamış çalışması Tevfik Fikret'tir.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (9)

İnsan kendini en çok sessizliğinde ele verir.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.