Hacı Bayrâm-ı Velî portresi

Hacı Bayrâm-ı Velî

Müderris, mutasavvıf, şair Solfasıl, Ankara, Türkiye
1352 1430 (78)
Şiirleri
“Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında yaşamış, Ankara'da Bayramilik tasavvuf tarikatını kurmuş Türk müderris, mutasavvıf ve şairdir. Önceleri müderrisken Somuncu Baba ile tanışmasının ardından tasavvufa yönelmiş, Ankara'da kurduğu külliyede ömrünün sonuna kadar ders vermiştir. Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli'den etkilenerek aynı tarzda şiirler söylemiş, şiirlerinde Bayramî mahlasını kullanmıştır. Anadolu'da Türkçe kullanımını etkileyen tasavvuf edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olmuştur.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Hacı Bayrâm-ı Velî Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Hacı Bayrâm-ı Velî, 1352 yılında Ankara'nın Çubuk Çayı üzerindeki Zülfazıl (Solfasol) köyünde doğdu. Asıl adı Numan bin Ahmed olup lakabı Hacı Bayram'dır. 14. ve 15. yüzyıllarda Anadolu'da yetişen mutasavvıf, önceleri bir müderris olarak ilimle meşgul oldu.

Medresede ders verdiği sırada Şüca-i Karamani adlı bir kişi gelerek hocası Hamideddin-i Veli'nin selamını iletti ve onu Kayseri'ye davet etti. Bu davet üzerine müderrisliği bırakan Hacı Bayrâm-ı Velî, Kayseri'ye giderek Somuncu Baba diye bilinen Hamideddin-i Veli ile Kurban Bayramı'nda buluştu. Hamideddin-i Veli, iki bayramın birlikte kutlandığını söyleyerek ona Bayram lakabını verdi ve kendisini talebeliğe kabul etti. Böylece tasavvuf yoluna girerek din ve fen ilimlerinde yüksek derecelere ulaştı.

1412 yılında hocası Şeyh Hâmideddin-i Veli'nin Aksaray'da ölümünden sonra Ankara'ya dönerek irşad faaliyetlerine başladı. Bu tarih, Bayramiye tarikatının kuruluşu kabul edildi. Doğduğu köye yerleşerek yeniden talebe yetiştirmekle meşgul oldu; sohbetleriyle hasta kalplere şifa dağıttı, talebelerini daha çok sanata ve ziraate yönlendirdi. Kendisi de geçimini ziraatle sağladı. Açtığı ilim ve irfan ocağına devrin meşhur alimleri ve hak aşıkları akın etti.

Yetiştirdiği talebeler arasında damadı Eşrefoğlu Rumi, Şeyh Akbıyık, Bıçakçı Ömer Sıkinî, Göynüklü Uzun Selahaddin, Edirne ve Bursa ziyaretlerinde talebeliğe kabul ettiği Yazıcızade Ahmed (Bican) ve Mehmed (Bican) kardeşler ile Fatih Sultan Mehmed'in hocası Akşemseddin bulunuyordu. Fatih'in babası Sultan İkinci Murad Han, Hacı Bayrâm-ı Velî'yi Edirne'ye davet ederek ilim ve manevi derecesini anladı, ona büyük hürmet gösterdi, Eski Cami'de vaaz ettirdi ve tekrar Ankara'ya uğurladı. II. Murad'ın verdiği ünlü bir fermanda, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin ve talebelerinin yalnız ilim ile meşgul olmaları için vergi ve askerlikten muaf tutulduğu bildirildi. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethedeceğini II. Murad'a bildirdiği rivayet edildi.

Eserlerini Hacı Bektaş-ı Veli yoldaşları gibi Türkçe olarak yazdı ve dönemdeki Türkçe kullanımını Anadolu'da önemli şekilde etkiledi. Yunus Emre gibi Hacı Bektaş-ı Veli'den etkilenerek aynı tarz şiirler söyledi; şiirlerinde Bayramî mahlasını kullandı. Ömrünün sonuna kadar İslamiyet'i yaymak için çalışan Hacı Bayrâm-ı Velî, 1429'da Ankara'da öldü. Türbesi, kendi ismiyle anılan Hacı Bayram Camii'ne bitişik olup ziyarete açıktır. Ölümünden sonra tarikat; müritleri üzerinden Akşemsettin'e atfedilen Şemsîyye-î Bayramîyye Tarikâtı, Bıçakçı Ömer Dede'ye atfedilen Melâmetîyye/Melâmîyye-î Bayramîyye Tarikâtı ve Akbıyık Sultan'a atfedilen Celvetîyye-î Bayramîyye Tarikâtı olmak üzere üç ayrı kola ayrılarak devam etti.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (6)

Şiir, hatırlamanın en zarif biçimlerinden biridir.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.