“17. yüzyılda yaşamış Alevi-Bektaşi tekke şairi Teslim Abdal, asıl adı Mehmed olup, Bektaşi geleneğinin önde gelen temsilcilerindendir. Nefesleri ve deyişleriyle tanınan şair, Pir Sultan Abdal kadar yaygın olmasa da Alevi-Bektaşi topluluklarınca benimsenmiştir. Şiirlerinde dönemin siyasi baskılarını ve tasavvufi konuları işlemiştir. Eserleri cönklerde sıkça yer bulmuş, bestelenen deyişleri halkın hafızasında derin iz bırakmıştır.”
Teslim Abdal Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Teslim Abdal'ın hayatı hakkında kaynaklarda farklı bilgiler bulunmaktadır. Araştırmalar, farklı yer ve zamanlarda yaşamış birden fazla Teslim Abdal olduğunu ve çeşitli yerlerde türbelerinin bulunduğunu göstermektedir. En bilinen Teslim Abdal'ın 17. yüzyılda yaşadığı ve asıl adının Mehmed olduğu belirtilmektedir. Sultan IV. Murad döneminde bir Bektaşi büyüğü olarak tanınan şair, yeniçeri ocağının halife babasıdır ve Bağdat seferine katılmıştır. Alevi-Bektaşi şairleri arasında mümtaz bir yere sahiptir.
17. yüzyılda Çorum yöresinde yaşadığı düşünülen Teslim Abdal'ın yaşamı üzerine ayrıntılı bilgi yoktur. Çorum'a bağlı Teslim köyü onun adını taşımaktadır. Mezarı ve türbesi Çorum ili Mecitözü ilçesine bağlı Teslim köyünde bulunmaktadır. Kimi deyişlerinde Osmanlı ve İran devletleri arasında sürüp giden siyasi ve askeri çekişmelerle ilgilendiği anlaşılmaktadır. Sivas Müzesi'nde bulunan ve II. Mahmut'un emriyle düzenlenen "Bektaşi Tekkelerinin Teftişi" adlı defterde onun kimliğiyle ilgili bilgiler yer almaktadır.
Bazı kaynaklar, Teslim Abdal'ın Denizli'de kendi adına izafe edilen Teslim Abdal Sultan zaviyesinde yattığını ve IV. Murad dönemini görüp Bağdat fethine katıldığını belirtmektedir. Ancak bu Teslim Sultan Abdal hakkında hiçbir belge ve bilgi bulunmamaktadır. Bir başka Teslim Abdal'ın mezarı ise Trakya Keşan'a bağlı Teslim Abdal köyündedir. Can Yoksul'un makalesine göre ise Teslim Abdal, Elazığ'ın Baskil ilçesine bağlı Şeyh Hasan köyündendir. Şeyh Ahmet dedenin torunlarından dördüncüsü olan Şeyh Melek kolundan gelen Kalender Abdal'ın oğludur. Bu köyün doğu tarafında Şeyh Ahmet dedenin türbesi, batı tarafında ise Teslim Abdal'ın türbesi ve torunlarının mezarları vardır. Teslim Abdal'ın ikinci oğlu Süleyman'dan doğma Derviş Ali'nin mezarındaki 1172 tarihinden, Teslim Abdal'ın miladi 1670 yıllarında yaşamış olduğu anlaşılmaktadır.
Teslim Abdal'ın beş oğlu olmuştur: İmam, Hüseyin, Süleyman, Bektaş ve Cafer. İmam, Teslim Abdal'ın sağlığında öldüğü için Şeyh Ahmet dede mezarlığına gömülmüştür. Hüseyin'in mezarı Teslim Abdal'ın türbesi içinde, Süleyman, Bektaş ve Cafer'in mezarları ise Teslim Abdal mezarlığındadır. Süleyman oğlundan gelen Derviş Ali'nin türbesi de Şeyh Ahmed dedenin türbesi bitişiğinde kârgir kubbeli bir türbedir. Derviş Ali'nin de yaygın nefesleri vardır. Teslim Abdal'ın sayısı çok olan nefeslerinden ancak yetmiş kadarı ele geçmiştir. Köyünde onun soyundan gelenler, eserlerini kimseye vermeyip sıkı sıkı sakladıkları için fazla eser elde edilememiştir. Teslim Abdal, ata ve dedelerine saygılı bir kişidir. Öldüğü zaman kendisine daha fazla ilgi gösterilip Şeyh Ahmet dedeye daha az ilgi gösterilmesi ve saygısızlık edilmesi ihtimaline karşı, kendi mezarının bugünkü Tepe Düzü mevkiine yapılmasını vasiyet etmiştir. Bu nedenle Şeyh Hasan köyünün iki mezarlığı vardır. Teslim Abdal'dan sonra bu soydan gelen kişiler Teslim Abdal mezarlığına defnedilmiştir; yalnızca oğlu İmam, Teslim Abdal hayatta iken vefat ettiği için Şeyh Ahmet Dede mezarlığına defnedilmiştir.
Teslim Abdal'ın bestelenmiş eserleri, halkın hafızasında daha çok iz bırakmıştır. 17. yüzyıl Alevi ozanlarının en büyüklerinden biri olan şairin yaşayışı, ancak kendisinin ve başka ozanların şiirlerinden çıkarılabilmektedir. Buna göre Teslim Abdal, tarikatta yüksek yeri olan bir pirdir. Pir Sultan Abdal kadar olmasa da Alevi-Bektaşilerce tutulmuş ve şiirlerine hemen her cönkte yer verilmiştir. Anadolu Alevi şiirinin önde gelen temsilcilerinden olan Teslim Abdal, dönemin siyasi şartları gereği kendilerine yapılan baskı ve kovuşturmalardan eserlerinde söz etmiştir. Bu nedenle gönül erleri 17. yüzyılda bazı şeyleri gizlemek zorunda kalmıştır.
Öne Çıkan Şiirleri
İnsan bazen bir cümlenin içinde uzun süre kalır.