Ahmet Kutsi Tecer portresi

Ahmet Kutsi Tecer

Öğretmen, şair, oyun yazarı, siyasetçi Kudüs
4 Eylül 1901 23 Temmuz 1967 (65)
Şiirleri
“Ahmet Kutsi Tecer, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen şair, oyun yazarı ve halk kültürü araştırmacılarındandır. Şiirlerini hece ölçüsüyle ve yalın bir dille yazarak aşk, doğa, ölüm ve özlem temalarını işlemiştir. Halk edebiyatı geleneğinden beslenen üslubuyla Âşık Veysel'i Türkiye'ye tanıtmış, Karacaoğlan ve Yunus Emre üzerine çalışmalar yapmıştır. En bilinen eseri "Orada Bir Köy Var Uzakta" şiiri, Türk edebiyatında kalıcı bir yer edinmiştir.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Ahmet Kutsi Tecer Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Ahmet Kutsi Tecer, 4 Eylül 1901'de Kudüs'te dünyaya geldi. Babası Kudüs Düyun-u Umumiyesi müdürü Abdurrahman Bey, annesi Hatice Hanım'dı. Aile, Eğin'e bağlı Apçağa köyündendi. Dört çocuklu ailenin en küçüğü olan şairin asıl adı Ahmet'ti; doğum yeri Kudüs'ten ötürü kendisine "Kudsi" adı verildi.

İlk öğrenimine Kudüs'te Frères des écoles chrétiennes okulunda başladı. Babasının tayini nedeniyle ailesinin taşındığı Kırklareli'nde ilk ve ortaöğrenimini tamamladıktan sonra liseyi İstanbul'da Kadıköy Sultanisi'nde ücretsiz yatılı olarak okudu. Liseden sonra iki yıllık Halkalı Ziraat Yüksek Okulu'nu bitirdi (1922). Ardından Yüksek Öğretmen Okulu imtihanını kazanarak iki yıl Darülfünun'un Felsefe Bölümü'ne devam etti. Öğrencilik yıllarında Dergâh dergisi çevresindeki aydın gruba katıldı ve bazı şiirleri bu dergide yayımlandı.

1925'te Darülfünun'daki öğrenimine ara vererek Yüksek Öğretmen Okulu bursuyla biyoloji öğrenimi için Fransa'ya gitti; ancak Sorbonne Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde felsefe derslerini takip etti. Fransa'da bulunduğu 1925-1927 yıllarında Paris Millî Kütüphanesi'nde araştırma yapma imkânı buldu ve Cezayir Halk Şairleri yazmalarını bularak Türk halk edebiyatının bilinmeyen bir yönünü ortaya çıkardı. Paris'teki hayatını "Paris Acıları" adlı şiirinde yansıttı. 1928'de yurda döndükten sonra araştırmalarını Halk Bilgisi Derneği'nin çıkardığı Halk Bilgisi Mecmuası'nda yayımladı ve 1929'da Darülfünun'dan mezun oldu.

Sivas Lisesi'ne edebiyat öğretmeni olarak atanması üzerine gittiği Sivas'ta dört yıl kadar kaldı. Çalıştığı okulda Toplantı adıyla bir öğrenci dergisi çıkardı; arkadaşları Vehbi Cem ve Muzaffer Bey ile birlikte 5-7 Kasım 1931'de Halk Şairleri Bayramı'nı gerçekleştirdi. Şenlikler sırasında yapılan yarışmada birinci gelen Âşık Veysel ile dostluğu başladı. Âşık Veysel'in yanı sıra Suzani, Ruhsati, Mesleki, Talebi, Karslı Mehmet gibi halk şairlerinin tanıtılması için çalıştı. Halk Şairlerini Koruma Derneği'ni kurarak halk müziğinin tanınması, okula ve radyoya girmesi için çaba gösterdi. 1932'de Sivas Maarif Müdürlüğü'ne atandı ve aynı okulda Fransızca dersler verdi; Kız Muallim Mektebi ve Kız Meslek Lisesi'nde de edebiyat öğretmenliği yaptı. Sivas Halkevi'nin başına geçti, çevrede Halk Odaları'nın açılmasına önayak oldu. Yörenin halk bilimi unsurlarını araştıran Tecer, şiirlerini "Şiirler" (1932) adlı kitabında topladı. Soyadı Kanunu çıktığında Sivas'ın Deliktaş köyünden Ruhsati'nin bir şiirinde geçen Tecer Dağı'nın adını soyadı olarak seçti.

1934'te Millî Eğitim Bakanlığı'nda Yükseköğrenim şube müdürü olarak atandı ve bu görevde beş yıl kaldı. Bir yandan da Gazi Eğitim Enstitüsü'nün kompozisyon, Gazi Lisesi'nin felsefe derslerine girdi. Devlet Konservatuvarı'nın kuruluşunu hazırlayanlar arasında yer aldı. 1937'de öğretmen Meliha Hanım ile evlendi; bu evlilikten iki çocuğu oldu. 1938'de Yükseköğrenim Genel Müdürü olarak atandı ve arkadaşı Muzaffer Sarısözen'in Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi Şefliğine tayinini sağlayıp halk müziği derlemeleri yapmasına yardımcı oldu. 1942'de Talim ve Terbiye Kurulu üyeliğine atandı; ardından VI. dönem Adana (ara seçim) ve VII. dönem Urfa milletvekili olarak TBMM'de yer aldı. Milletvekilliği sırasında kültür ağırlıklı siyasi çalışmalarda bulundu ve Halk Evleri Şenliği'ni düzenledi.

1941-1945 yılları arasında Ülkü mecmuasının ve Halkevleri'nin yönetimini üstlendi. Halkevleri'nin yayın organı olan bu mecmua, cumhuriyet ideolojisini yaymak için 1933'ten beri çıkarılmaktaydı. Ülkü, Tecer'in idarecisi olduğu dönemde on beş günde bir yayımlandı. Fikir ve sanat hareketlerine yer verilen, kitap ve dergi tanıtımı yapılan dergide Âşık Veysel, Ali İzzet Özkan gibi âşıkların yurt genelinde tanıtılmasına yönelik çalışmalar vardı. Bu dönemde Tecer'in yazıları ve şiirleri Ülkü'de, zaman zaman da Yücel dergisinde ve Ulus gazetesinde çıktı. Bu yıllarda köy temsilcileri ile ilgilendi, köy tiyatrosunu inceledi ve Koçyiğit Köroğlu oyununu yazdı.

1947-1951 yılları arasında Paris Kültür Ataşesi ve Öğrenci Müfettişi olarak görevlendirildi. Bu dönemde Paris'te müzik eğitimi için bulunan "harika çocuk" İdil Biret ile de ilgilendi. 1948'de Ankara'da kurulan geçici UNESCO Komitesi'nde görevlendirilen Tecer, 1950'de UNESCO Yürütme Komitesi'nde Türk delege olarak yer aldı ve UNESCO topluluğu içinde Türk kültürünün gelişmesine hizmet etti.

Türkiye'ye döndükten sonra 1953'te İstanbul Belediye Konservatuvarı'nda Türk tarihi ve geleneksel tiyatro, Galatasaray Lisesi'nde edebiyat dersleri verdi. 1955'te kurulan Türk Halk Oyunlarını Yaşatma ve Yayma Tesisi ile yine aynı yıl kurulan Türk Halk Sanatları ve Ananeleri Tetkik Cemiyeti İstanbul şubesinin (günümüzdeki adı Folklor Araştırmaları Kurumu) kurucu üyeliklerini yaptı. Türk Dil Kurumu'nun da üyesi oldu. 1957-1966 yılları arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde estetik, Gazetecilik Enstitüsü'nde halk edebiyatı dersleri verdi. 1960'lı yıllarda İstanbul Radyosu'nda yayıncılara ders verdi. İstanbul Eğitim Enstitüsü öğretmeni iken 1966'da emekli oldu.

İlk şiirleri 1921-1922'de Dergâh Mecmuası'nda yayımlanan Ahmet Kutsi'nin ilk eseri 1932'de bastırdığı Şiirler kitabıdır. Bu eser sınırlı sayıda basıldığı için (250 adet) kütüphanelerde mevcut değildir. Daha sonraki şiirleri Varlık, Nerdesin, Oluş, Yücel, Ülkü, Türk Düşüncesi, Şadırvan, Türk Dili gibi dergilerde çıktı. 1933-1936 yılları arası şiir bakımından en verimli olduğu dönemdir. 2002'de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Tecer'in Bütün Şiirler'i yayımlandı. Şiirlerini hece ölçüsünde ve yalın bir dille yazan şair, aşk, doğa, ölüm, özlem gibi konuları işledi. Genellikle halk şiirlerinin sekizli ve on birli hece ölçüsüne ve ulusal nazım birimi olan dörtlüğe bağlı kalan Tecer, bazen de heceyi yeni ölçülerle denedi. En çok bilinen "Orada Bir Köy Var Uzakta" adlı şiirini babasının memleketi olan Apçağa köyü (Erzincan/Kemaliye) için yazdı. 1940'ta yayımlanan Köylü Temsilleri adlı kitabı seyirlik oyunları üzerine yazılmıştır. Türk tiyatro geleneğinden, halk kültüründen ve halk motiflerinden gelen malzemeyi batı tekniği ile işleyen tiyatro eserleri yazdı: Yazılan Bozulmaz (1946'da Ankara Devlet Konservatuvarı Tatbikat Sahnesi'nde oynandı), Köşebaşı (ilk defa Ankara Küçük Sahne'de oynandı; The Neighbourhood adıyla İngilizceye çevrilerek ABD'de sahnelendi; 1964'te Ankara'da basıldı), Koçyiğit Köroğlu (ilk defa Ülkü'de yayımlandı; Ankara Devlet Tiyatrosu'nda 1949 ve 1961'de sahnelendi), Bir Pazar Günü (1957'de Teknik Üniversitesi Tiyatrosu'nda, 1959'da genç oyuncular tarafından sahnelendi) ve Satılık Ev (1961'de İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda sahnelendi).

Tecer, 23 Temmuz 1967 tarihinin pazar gecesi Vakıf Gureba Hastanesi'nde öldü. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (34)

Bazı dizeler hiçbir yere ait değildir; yalnızca sana.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.