Şiir, zamanın silemediği şeylere tutunur.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Der-vasf-ı Sarây-ı Ferîdûn Beg

Der-vasf-ı Sarây-ı Ferîdûn Beg Şiiri - Bâkî

Te’âla’llâh zehî tâk-ı bülend-i âsmânâsâ
Hezâr ahsent ey burc-ı felek-kadr u semâ-sîmâ

Aceb beyt-i musanna’dur bulınmaz degme dîvânda
Ferah-bahş u safâ-güster neşât-engîz ü rûh-efzâ

İki mısrâ’ iki yanında hoş mevzûn u dil-keşdür
Der-i devlet-sarây-ı dil-güşâ bir matla’-ı garrâ

Harîm-i hâsa yol virmez açılmaz şahs-ı nâ-dâna
Nigâr-ı pâk-dâmendür münakkaş perdesi gûyâ

Murassa’ câmlarla bir ‘aceb şâhâne meclisdür
Düşinde görmedi Cem böyle ‘işret-hâne-i zîbâ

Görüp ol câm-ı gül-rengi seherden eyler âhengi
Sanur güllerle zeyn olmış kafesdür bülbül-i şeydâ

Nedür ol gûşe-i bâmındaki âvîzeler dirseñ
O zîbâ turraya bir şânedür kim itdiler peydâ

Dem-â-dem sîm ü zer micmer kılur ol turraya hem-ser
Duhân-ı ‘ûd u ‘anberden kemend-i zülf-i müşgâsâ

Libâs-ı hüsn ile bir şûh-ı sîm-endâma dönmişdür
Der ü dîvârı zeyn olmış ser-â-ser atlas u dîbâ

Letâfetde ruhâmı sîm-i hâmı itdi bî-ragbet
Mücellâ mermeri mevcin görenler sandılar hârâ

İrem bâgı aña nisbet degül bir taşına kıymet
Egerçi kıymeti taş iledür bünyâdı ser-tâ-pâ

Zülâlinden ‘ibâretdür nesîminden kinâyetdür
Safâ-yı çeşme-i Kevser hevâ-yı Cennetü’l-me’vâ

Nice matbû’ u mevzûn olmaz ol kasr-ı mu’allâ kim
Aña mi’mâr ola tedbir-i sâhib-re’y-i mülk-ârâ

Cihân-ı himmetüñ bahr-i firâvânı Ferîdûn Beg
Ki üstine habâb olmış anuñ ol kubbe-i ‘ulyâ

Sütûr-ı nâmesinden mülk ü millet sebzesi hurrem
Sütûn-ı hâmesinden dîn ü devlet haymesi ber-pâ

Sadef gûşın müzeyyen kılmag içün dürr-i lafzından
Kelâmın istimâ’ eyler pes-i dîvârdan deryâ

Dühûl-i meclis-i hâsına ruhsat mümkin olmazsa
Buhârîden gelür diñler hadîsin tâlib-i ma’nâ

Hezârân mürdeye bir demde lutfuñ tâze cân virdi
Mesîhâ resm ü âyînin muhassal eyledüñ ihyâ

Cihânda bir kurı adı kalupdur çeşme-i Hızruñ
Sen eylersin bu gün Âb-ı hayât ahkâmını icrâ

Kef-i cûduñ vücûd iklîmine bir tarh-ı nev saldı
‘İmâret buldı lutfuñla sarây-ı kühne-i dünyâ

Sipihrüñ nitekim câm-ı zümürrüdfâmı devr eyler
Olur ‘işret-sarây-ı halk tâ nüh günbed-i hadrâ

Cihânda sâgar-ı devlet murâduñ üzre devr itsün
Göñül hoşlıkların kılsun müyesser Hazret-i Mevlâ

Nigehdâruñ Hudâvend-i zemîn ü âsmân olsun
Cihân turdukça âbâd olsun ol tâk-ı felek-fersâ

Bâkî portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bir dize, bazen yıllardır aradığın yerdir.

Şiir, bir kasrı (saray veya köşk) gökyüzüne benzeyen yüce bir yapı olarak över. Anlatıcı, bu yapının mimarisini, süslemelerini ve içindeki işret meclisini hayranlıkla tasvir eder. Sonunda övgü, yapıyı yaptıran Feridun Bey'e yönelir; onun cömertliği, adaleti ve ihya edici gücü övülür. Şiir, dünyevi bir yapıyı ve onu yaptıranı yücelterek methiye geleneğine bağlanır.

Ana duyguHayranlık
Ana temaSanat
Duygusal yönOlumlu
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan eliyle yapılan muhteşem bir eser, yaratıcısının yüceliğini ve cömertliğini gösterir.

ATMOSFER

Görkemli ve ihtişamlı bir saray atmosferi; gökyüzüne ve cennete benzetilen bir mekân.
CoşkuluKutsalDinginGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.