Şiir, unutmak istemediğimiz şeylerin evidir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Dîvân-ı İlâhîyât 119

Dîvân-ı İlâhîyât 119 Şiiri - Aziz Mahmud Hüdayi

Karîn-i bezm-i hâs eyle
Meded senden Kerîm Allah
Alâyıkdan halâs eyle
Meded senden Kerîm Allah

Ta'alluk defterini dür
Yürekden gayra meyli sür
Sarây-ı vahdete irgür
Meded senden Kerîm Allah

Sana varmağa yok çârem
Onulmaz kaldı uş yârem
Meğer derd ile yalvaram
Meded senden Kerîm Allah

Geçip dünyâ vü ukbâdan
Geçir ednâ vü a'lâdan
Doyur sırr-ı Ev-ednâ'dan
Meded senden Kerîm Allah

Vücûdum cümle yok olsun
Fenâ-ender-fenâ gelsin
Bekâ içre bekâ bulsun
Meded senden Rahîm Allah

Olup Rıdvân'ına mâlik
Görünsün küllü şey hâlik
Erişsin matlaba sâlîk
Meded senden Kerîm Allah

Ta'ayyün lâ ta'ayyünden
Münezzehsin Hudâyâ sen
Yine sensin seni bilen
Meded senden Rahîm Allah

Aziz Mahmud Hüdayi portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı dizeler insanın omzuna sessizce dokunur.

Şiir, Tanrı'ya yakararak dünyevi bağlardan kurtulmayı, benliğin yok olup ilahi birlik içinde yok olmayı ve manevi hedefe ulaşmayı dilemektedir. Anlatıcı, çaresizliğini ve derdini dile getirerek sürekli 'meded' (yardım) istemektedir. Şiir, tasavvufi bir yolculukta fena ve beka arayışını anlatır.

Ana duyguÇaresizlik
Ana temaTasavvuf
Duygusal yönKarma
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsanın kendi gücünün yetersizliği karşısında Tanrı'ya sığınarak manevi kurtuluşa erme isteği.

Temel çatışma

Dünyevi bağlar ile ilahi birlik arasındaki gerilim

Duygusal akış

Çaresizlikten teslimiyete ve manevi umuda doğru bir geçiş

ATMOSFER

Tanrı'ya yakarışın ve manevi arayışın hâkim olduğu, derin bir içsel yolculuk atmosferi.
KutsalDinginHüzünlü
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.