İnsan kendini anlatırken değil, saklarken belli eder.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Cevr-i gerdûndan ne pervâ zann-ı düşmenden ne bâk

Cevr-i gerdûndan ne pervâ zann-ı düşmenden ne bâk Şiiri - Âşık Çelebi

Hace Çelebi Efendi’ye virilmişdür.

Cevr-i gerdûndan ne pervâ zann-ı düşmenden ne bâk
Himmet-i monlâ-yı dehre hâlüm olursa karîn

Sadr-ı ‘ilm ü şeyh-i İslâm u imâmü’l-müslümîn
Hâce-i dîn dâver-i dünyâ vü müfti’l-mü’minîn

Şems-i ibrâc-ı şeri’ât şem-i divân-ı takî
Kutb-ı evtâd-ı mehâbet mihver-i eflâk-ı dîn

Muhyiü’s-sünnet olup Hızr irmesün derdi cihân
El-firâk ey ders ü fetvâ elvedâ ey ‘ilm ü dîn

‘Asruna şemsü’l-e’imme şeyhü’l-islâm irse ger
Hâmene dirdi imâdü’d-dîn sana bürhân-ı dîn

Oldı bâbundan senün tacü’ş-şerî’a ser-bülend
Makdemünle bulalı sadrü’ş-şerî’a zîb ü zeyn

Bahr-ı ‘irfândur vücûdun anda bir dildür dilün
Şâh-ı mercândur lisânun her sözün dürr-i semîn

Ser-nigûn tûbâdür ol esmârıdur fazl u kemâl
Kilk-i fetvân ile ‘âlem oldı firdevs-i berîn

Nevk-i kilkün zıfr-ı şehbâz-ı şikâristân-ı kuds
Halka-i mîm-i midâdundur kemend-i ‘anberîn

Vecne-i beyzâda gûyâ şâme-i sevdâ durur
‘Aks-i kilkün kâgıd üzre ey şeh-i mülk-i yakîn

Nesh-i kavl-i kavme her harfün ki bir ta’lîkdür
İbn-i mukle merdumündendür midâd-ı’anberîn

Ey midâdun vesme-i ebrû-yı nûn-ı nass-ı Hak
Rik-i hattun sürme-i çeşm-i cemâl-i hûr-ı ‘ayn

İtdi tefsîrün senün nesh-i tefâsîr-i selef
Nitekim Kur’ânla nesh oldı suhuf-ı evvelîn

Oldı câ tefsîr-i Câru’llâha genc-i i’tizâl
Sen tekellüm ideli tefsîrden ey şâh-ı dîn

Hükm iderdi şâfi’i eylese kâdı-ı hikem
Nusret-i dîn-i Hanîf itdügüne ‘ilme’l-yakîn

Lü’lü’-i manzûm boynı baglu çâker nazmuna
Bende-i halka-be-gûşı nesrünün dürr-i semîn

‘İlmüne şöyle ‘ayandur hey’et-i eflâk kim
Tob-ı zâtü’l-kürsî olmışdur semavât u zemîn

Bûy-ı hulkun şemmesine bir nefes olsun karîn
Zemherîrün çillesinde çekmesün gül erba’în

Hırz idüp ihlâsunı dergâhun idinen melâz
Cevr-i devrândan halâs keyd-i a’dâdan emîn

İşigün bulup penâh idinen oldı kâm-yâb
Âsitânunda gören ihsânun oldı kâm-bîn

Eylerüm lutfundan istiftâ senün iftâ buyur
Sen dururken bî-kes-i evlâda kim olsun mu’în

Kime itsün ilticâ âl-i Nebî sen var iken
Dînine rükn-i rekîn ü şer’ine hısn-ı hasîn

Halka-i dergâhun ile rişte-i lutfun yeter
‘Âşıka hem ‘urve-i vuska vü hem hablü’l-metîn

Nass-ı kâtı’ gibi hükm-i sâtı’un fasl eylesün
Bana çok telbîs-i da’vâ itdi buht-ı ehl-i kîn

Hâlümi eyle be-hakk-ı hürmet-i rûh-ı resûl
‘Arza-i ‘ilm-i vezîr-i a’zâm-ı gerdûn-nişîn

‘Akl-ı evvel Âsaf-ı sânî vü üstâd-ı devum
Tîz-fehm ü pâk-’akl u kârdân u hurde-bîn

Efser-i re’y-ı rasîn nâmındaki iklîl-i râ
‘Ukde-i müşkil-küşâ ismindeki dendân-ı sîn

Zîr-i dest-i tîg-i râyı mülk-i İrân u ‘Irâk
Beste-i çîn-i kemend-i fikri dârü’l-mülk-i Çîn

Âyet-i innâ fetehnâda elifler gibidür
Devletünde ser-firâz olmış durur i’lâm-ı dîn

Görmedi anun gibi çâbük-süvâr darb u harb
Eblak-ı bahta uraldan dest-i sun’ullâh zîn

Tîg-i mihr-i ‘adlin itse subh-girdâr âşikâr
Zulmet-i şeb gibi nâ-peydâ ide zulmi hemîn

Tîg-i âteş-tâb u pür-nûrın iderse der-niyâm
Subh u şâmı göreler yeksân-ı halk-ı ‘âlemîn

Mansıb-ı ‘âlim zemânunda virilmez ‘âmile
Buldı devründe terakki ‘âlimîn ü ‘âmilîn

Çünki her bir şey olur aslına râci’ ‘âkıbet
Dil ‘Arab mülkine meyl itdi olup âhir güzîn

İtdi dil kıble-nümâ-veş gerçi bî-had ıztırâb
Oldı semt-i kıbleye sevk-i Hak âhir râh-bîn

Himmetün feryâd-res olup olursa dest-gîr
Evc-i gerdûnda olam mihr-i münîre hem-nişîn

‘Avnün olup her zemân olsun mu’înün müste’ân
Ehl-i ‘ilm olsun kapundan müstefîz ü müsta’în

Âşık Çelebi portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Kelimeler bazen gitmeyenlerin yerine kalır.

Şair, Hace Çelebi Efendi'ye sunduğu bu kasidede onun ilmi, dindarlığı ve adaleti gibi yüce vasıflarını övgüyle anlatır. Kendi sıkıntılarından kurtulmak ve ilimde ilerlemek için ona sığınır, duasını ve yardımını ister. Şiir, Osmanlı ilmiye sınıfına mensup bir âlimin hamisine yönelik geleneksel medih ve niyaz ifadelerini içerir.

Ana duyguMinnet
Ana temaBilgi
Duygusal yönOlumlu
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

İlim ve din büyüklerine sığınmak, onların himmetiyle dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtulup yücelmek mümkündür.

Temel çatışma

Şairin içinde bulunduğu zorluklar ve düşmanların kötülükleri ile övülen kişinin yüce himmeti arasındaki karşıtlık.

ATMOSFER

Saygı ve hayranlık dolu, ilmi ve dini yücelten bir atmosfer.
KutsalDinginUmutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.