“Amerikan asıllı İngiliz şair, denemeci ve oyun yazarı olan T. S. Eliot, 20. yüzyıl İngiliz modernist şiirinin merkezî figürlerinden biriydi. Kullandığı dil, yazı stili ve mısra yapısıyla İngiliz şiirini yenileştirdi; "The Love Song of J. Alfred Prufrock", The Waste Land ve Four Quartets adlı yapıtları modernist şiirin en başarılı örnekleri arasında yer aldı. Şiirlerinde zaman, gelenekten kaçış ve manevi arayış temalarını işledi; 1927'de Anglikanizme geçmesinin ardından yazdığı Ash-Wednesday ve Four Quartets'te Hristiyan inancına yöneldi. 1948 Nobel Edebiyat Ödülü'ne lâyık görüldü.”
Thomas Stearns Eliot Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Thomas Stearns Eliot, 26 Eylül 1888'de St. Louis, Missouri'de Bostonlu Brahman bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Harvard Üniversitesi'nde felsefe öğrenimi gördü; 1909'da burada lisans derecesini aldı ve 1915-1916 yıllarında doktora çalışmalarına devam etti. 1914'te, yirmi beş yaşındayken İngiltere'ye taşındı; burada yerleşti, çalıştı ve evlendi. Bir bankada memur olarak çalışan Eliot, 1927'de İngiliz vatandaşlığına geçerek Amerikan vatandaşlığından çıktı.
Eliot edebiyat sahnesine ilk olarak 1914-1915 yıllarında yazdığı ve yayımlandığı dönemde tuhaf bulunan "J. Alfred Prufrock'un Aşk Şarkısı" adlı şiiriyle çıktı. Şiirin yayımlanmasını, "Poetry" dergisinin denizaşırı editörü Ezra Pound'un derginin kurucusu Harriet Monroe'ya önerisi sağladı. Bu şiiri The Waste Land (1922), The Hollow Men (1925), Ash Wednesday (1930) ve Four Quartets (1943) izledi. Şiirlerini önce süreli yayınlarda veya kitapçıklarda yayımlayan, ardından kitaplarda toplayan Eliot'un ilk derlemesi "Prufrock and Other Observations" (1917) oldu; 1920'de "Ara Vos Prec" ve "Poems" ile daha fazla şiir yayımladı.
Eliot'un şiiri, klasik kültürün malzemesini yoğun biçimde kullanması ve 19. yüzyıl şiirindeki şen, iyimser ve umut dolu havaya karşı bir ayaklanmayı temsil etmesiyle belirginleşti. Yeats ve Ezra Pound ile başlayan yenileşme hareketini ileriye götürerek yaydı. Fransız şairlerden, özellikle Baudelaire'den Paul Valery'e uzanan bir hattan derinden etkilendi; 1940'ta W. B. Yeats üzerine yazdığı makalesinde ihtiyaç duyduğu şiirselliği ancak Fransızcada bulduğunu belirtti. Şiiri sıklıkla zaman bağımlı, zaman güdümlü gelenekten kaçma arzusunu yansıttı; "Burnt Norton" bunun örneklerinden biri oldu.
The Waste Land, 1922'de "The Criterion" dergisinde yayımlandı ve el yazmasından basılan kısaltılmış versiyonundaki düzenlemeleriyle Ezra Pound'a adandı. Şiir, Eliot'un evliliğinin kötü gitmesi ve Vivienne'le yaşadığı ruhsal sorunların olduğu bir dönemde yazıldı; genellikle savaş sonrası kuşağın gözlerinin açılması olarak okundu. Karmaşık yapısıyla tanınan şiir, hiciv ile kehanet arasında kayışlar ve zamanın, mekânın, konuşanın ani değişimleriyle dikkat çekti; aynı yıl yayımlanan James Joyce'un Ulysses romanının şiir emsali sayıldı. The Hollow Men (1925) ise Edmund Wilson tarafından "The Waste Land'da verilmiş olan ıssızlık ve çaresizliğin en aşağı noktadaki evresi" olarak değerlendirildi.
Eliot'un 1927'de Anglikanizme geçmesinden sonra yazdığı ilk uzun şiiri Ash-Wednesday, 1930'da yayımlandı ve inanç eksikliği olan kişinin inanç edinmesini konu aldı. Zaman zaman "din değişimi şiiri" olarak anılan bu yapıt, manevi yavanlıktan insanın kurtulma umuduna gitme isteğini işledi; Eliot'un tarzı bu dönemde daha az alaycı bir hâl aldı ve konuları Hristiyan inancına ve manevi kaygılara odaklandı. 1939'da yayımladığı "Old Possum's Book of Practical Cats" adlı küçük şiir kitabı, ileride Andrew Lloyd Webber'in Cats müzikaline kaynaklık etti.
Eliot, başyapıtı saydığı ve Nobel Edebiyat Ödülü'nü de almasını sağlayan Four Quartets'i oluşturan dört uzun şiiri ayrı ayrı yayımladı: Burnt Norton (1936), East Coker (1940), The Dry Salvages (1941) ve Little Gidding (1942). Her biri beş bölümden oluşan bu şiirler, zamanın doğası ve insanın durumla ilişkisi üzerine derin düşünceler içerdi; klasik dört element olan hava, toprak, su ve ateşle ilişkilendirildi. Little Gidding, Eliot'un II. Dünya Savaşı sırasındaki hava alarm görevlisi deneyimlerinden güç aldı ve kuartetler arasında en çok antolojiye giren şiir oldu.
Şiirin yanı sıra oyun yazarlığı da yapan Eliot, başta "Murder in the Cathedral" (1935) ve "The Cocktail Party" (1949) olmak üzere yedi oyun yazdı. Şiirlerini yayımladığı Faber and Faber yayınevini kurdu. "Günümüz şiirine yaptığı olağanüstü, öncü katkılardan dolayı" 1948 Nobel Edebiyat Ödülü'ne lâyık görüldü. 4 Ocak 1965'te Londra'da öldü.
Öne Çıkan Şiirleri
Simeon'a Bir Şarkı
Kedileri Adlandırmak
Dört Kuartet
Müneccimlerin Yolculuğu
Little Gidding
Histeri
Şiir, zamanın silemediği şeylere tutunur.