“Asıl adı Mustafa olan Ruhsati, 1835'te Sivas'ın Deliktaş bucağında doğmuş ve ömrünün büyük bölümünü burada geçirmiş bir köy şairidir. Badeli bir aşık olarak Ruhsat Baba, Aşık Ruhsat ve Ruhsati mahlaslarını kullanmış, saz çalamayan aşıklardan biri olarak birçok aşıkla karşılaşıp atışmıştır. Şiirlerinin çoğunu hece vezniyle yazmış, asıl başarısını da bu vezinde göstermiştir; Ömer, Dertli, Erzurumlu Emrah ve Seyrani gibi aşıklara uyarak aruz vezniyle de şiirler kaleme almıştır. Sade dili, mahalli kelimelere bağlılığı ve köy hayatını yansıtan toplumsal konularıyla Türk halk şiiri geleneğinde önemli bir yer edinmiştir.”Biyografi
Şiirleri
Sözcüklerden kalanlar
Mevlayı Seversen Gel Doğru Söyle
Mezartaşı Yazısı
Muhalif Esmeyiz Dostun Köyüne
Mustafa (Serde Tacım Kalpte Ruhum)
Mustafa'dır Mustafa (Dilde Ezber)
Münacat Etsem Allaha
Müptelâyım Bahçenizde Ötmeğe
N'ola Bir Gün Medine'ye
Nasıl Vasfedeyim Güzelim Seni
Nasihatim Budur Sana Bir Öğüt
Nazar Kıl Arzuhalime
Nazlı Yârim Çıktı Gitti Yaylaya
Ne Ağlarsın Kömür Gözlüm
Ne Bağım Var Ne Bostanım
Ne Dedim Neme Küstün
Ne Fayda (Yahşi Yaman Her Gün)
Ne İdi (Ne İle Dolanın Divane Aşık)
Ne Kadar Cevretsen Vallahi İnan
Nefis Nere Dersen Ora Varırdım
Nefsine Gücü Yetmeyen
Neyleyim Feleğin İhmal İşini
Nice Feryat Ettim Nice Ağladım
Nice Gün Yalvardık Gani Rahmana
Nice Sizin İçin Olurum Mecnun
Oldukça (İnşallah Eylemez)
Oldukça (Sen Ne Korkuyorsun)
Olmasa (Nefis Nere Derse)
Olmayınca (Çok Şükürler Olsun)
Olur Mu Olmaz Mı
On Birinde Bir Güzele Hizmetim
Öl Şehirde Kal Şehirde
Padişahım Beni Aşçı Baş Etse
Paşam Aratmışsın Kemter Kulunu
Pazarı Aşk İçre Huri Güzeller
Perişan Halimi Göre Mi Geldin
Rast Geldim Bir Kaşları Kemana
Rızasında Bulun Gani Rahmanın
Rızkına Da Mani Olur
Rüfailer Tekkesinde
Sabahtan (Yine Bahar Oldu)
Sabahtan Uğruma Çıktı
Sabahtan Yüzümü Yere
Safa Geldin Hacı Baba
Safa Geldin Tilki Paşa
Sahralarda (Bakmaz Mısın)
Salla Seyip Bir Söz Atar Meydana
Sana Bir Destan Yaptım Ki
Sana Derim Sana Ey Arif Âşık
Sana Öğüt Verip Aklın
Sana Sözüm Vardır Bak
Bazı cümleler kapıyı çalmaz; doğrudan içeri girer.