Ruhsati portresi

Ruhsati

köy şairi, imam Deliktaş, Sivas, Türkiye
1835 1899 (64)
Şiirleri
“Asıl adı Mustafa olan Ruhsati, 1835'te Sivas'ın Deliktaş bucağında doğmuş ve ömrünün büyük bölümünü burada geçirmiş bir köy şairidir. Badeli bir aşık olarak Ruhsat Baba, Aşık Ruhsat ve Ruhsati mahlaslarını kullanmış, saz çalamayan aşıklardan biri olarak birçok aşıkla karşılaşıp atışmıştır. Şiirlerinin çoğunu hece vezniyle yazmış, asıl başarısını da bu vezinde göstermiştir; Ömer, Dertli, Erzurumlu Emrah ve Seyrani gibi aşıklara uyarak aruz vezniyle de şiirler kaleme almıştır. Sade dili, mahalli kelimelere bağlılığı ve köy hayatını yansıtan toplumsal konularıyla Türk halk şiiri geleneğinde önemli bir yer edinmiştir.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Ruhsati Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Ruhsati, asıl adı Mustafa olan bir köy şairi olarak 1835 yılında Sivas'ın Deliktaş bucağında dünyaya geldi. Babasının adı Mehmet'tir; Eflatun Cem Güney, annesinin adının Safiye olduğunu savunmuştur. Ömrünün hemen hemen tamamını doğduğu bu bölgede geçiren Ruhsati, 12 yaşında öksüz ve yetim kaldığı için kuvvetli bir tahsil göremedi.

Geçimini sağlamak için uzun müddet Deliktaş ağalarından Ali Ağa'nın yanında azap duran Ruhsati, zaman zaman değirmendeki su işlerinde, bazen rençberlik ve çobanlık işlerinde çalıştı. Zaman zaman gurbete çıkan şair, ömrünün sonlarında köyünde imamlık yaptı. Bazı deyişleri nedeniyle tutuklanan Ruhsati, şiirlerindeki ifadelerden anlaşıldığına göre dört kez evlendi ve bu evliliklerinden 23 çocuğu oldu.

Badeli bir aşık olan Ruhsati, şiirlerinde Ruhsat Baba, Aşık Ruhsat, Ruhsat ve çoğunlukla Ruhsati mahlaslarını kullandı. Saz çalamayan bir aşık olarak ömrü boyunca birçok aşıkla karşılaştı ve atıştı. Şiirlerinin çoğunu hece vezniyle yazmakla birlikte, Ömer, Dertli, Erzurumlu Emrah ve Seyrani gibi aşıklara uyarak aruz vezniyle de şiirler kaleme aldı; aruz vezniyle yazdığı şiirlerinde olaylara ve mistik düşüncelere yer verdi. Ancak asıl başarısını hece vezniyle gösterdi ve şiirlerinde genellikle yarım kafiyeyi kullandı.

Ruhsati'nin dili sadedir ve şiirlerinde zorlama yoktur. Hece, durak, kafiye ve rediflerde titiz davranan şair, anlam bütünlüğüne dikkat ederek daha akıcı ve güçlü şiirler söyledi. Aynı kelimeleri kullanmamaya özen göstererek tekrara düşmekten kaçındı; bu yolu yalnızca ifadeye kuvvet vermek istediğinde kullandı. Şiirlerinde tasvire oldukça fazla yer veren Ruhsati, bir köy şairi olarak ağız özelliklerine sıkı sıkıya bağlı kaldı ve fazlaca mahalli kelime kullandı.

Şiirinin başlıca konuları arasında halkın duyguları, inançları, düşünceleri, dertleri ve istekleri gibi toplumsal ve ferdi konular yer aldı. Şiirleri genellikle köy hayatının özelliklerini yansıttı; duygu ve düşünce alemi köydeki intibalarıyla doluydu. Aşkı beşeri ve ilahi olmak üzere ikiye ayıran şair, her iki aşkı da konu alan şiirler yazdı. Taşlama ve tenkide dayalı şiirleri oldukça fazla olan Ruhsati'nin şiirlerinde tabiat da önemli bir yer tuttu; din ve ahlak konusunda da söyleyecek sözleri oldu.

Ruhsati'nin mezarı, doğduğu yer olan Deliktaş'tadır. Yanında, kendisinden önce vefat eden oğlu Aşık Minhaci yatmaktadır.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (381)

Bazı dizeler okunmaz, insanın içinde yaşar.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.