“Âşık Veysel, 20. yüzyıl Türk halk edebiyatının en büyük ozanlarından biri olarak kabul edilir. Yedi yaşında çiçek hastalığı nedeniyle görme yetisini kaybetmiş, ancak şiirlerinde hoşgörü, sevgi, birlik, vatanseverlik ve doğa temalarını işlemiştir. "Uzun İnce Bir Yoldayım", "Kara Toprak" ve "Dostlar Beni Hatırlasın" gibi eserleriyle Türkçeyi yalın ve güçlü bir şekilde kullanmıştır. Eserleri birçok sanatçı tarafından yorumlanmış ve âşıklık geleneğinin son büyük temsilcisi olarak anılmıştır.”
Âşık Veysel Şatıroğlu Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Âşık Veysel, gerçek adıyla Veysel Şatıroğlu, 25 Ekim 1894'te Sivas Vilayeti'nin Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde doğdu. Afşar boyunun Şatırlı obasına mensup olan ailesi, annesi Gülizar ve babası "Karaca" lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi. Çocukluğunda yörede yaygınlaşan çiçek hastalığı nedeniyle iki kız kardeşini kaybetti ve yedi yaşında aynı hastalık yüzünden iki gözünü de yitirdi. Kendi anlatımına göre, hastalık öncesinde annesinin diktiği bir entariyi giyerek komşusuna gitmiş, dönüşte çamurlu yolda düşmüş ve bir daha kalkamamıştı; sol gözünde çiçek beyi çıkmış, sağ gözüne de perde inmişti.
Babasının oyalanması için aldığı bağlamayla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı. 1930 yılında Sivas Maarif Müdürü olarak görev yapan Ahmet Kutsi Tecer ile bir şairler gecesinde tanıştı. Tecer'in desteğiyle birçok ili dolaşmaya başladı ve âşıklık geleneğinin son büyük temsilcilerinden biri olarak kabul edildi. Bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri'nde saz hocalığı yaptı. 1965 yılında özel bir kanunla kendisine maaş bağlandı.
Eserlerinde Türkçeyi yalın ve ustalıkla kullanan Âşık Veysel'in şiirlerinde yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk iç içeydi. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de bulunmaktadır. Şiirleri Deyişler (1944), Sazımdan Sesler (1950) ve Dostlar Beni Hatırlasın (1970) adlı kitaplarında toplandı. 1970'li yıllarda Selda Bağcan, Gülden Karaböcek, Hümeyra, Fikret Kızılok ve Esin Afşar gibi müzisyenler onun deyişlerini düzenleyerek yaygınlaştırdı. 21 Mart 1973'te akciğer kanseri sonucu Sivas'ta hayatını kaybetti. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayımlandı.
Âşık Veysel'in hatırası çeşitli şekillerde yaşatıldı. 1952'de senaryosunu Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun yazdığı, Metin Erksan'ın yönettiği Karanlık Dünya filminde kendisi de rol aldı. 1982'de Sivrialan köyündeki evi Kültür Bakanlığı tarafından müzeye dönüştürüldü. Her yıl 16-21 Mart tarihleri arasında Şarkışla Sivrialan köyünde anma törenleri ve Âşıklar Bayramı düzenlenmektedir. 1972'de kurulan Âşık Veysel Kültür Derneği, ozanı tanıtmak ve yaşatmak amacıyla faaliyetler yürütmüştür. 2022'de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen Veysel'in ölümünün 50. yıl dönümü nedeniyle 2023 yılı Türkiye'de "Aşık Veysel Yılı" olarak kutlanmıştır.
Öne Çıkan Şiirleri
Bazı dizeler insanın omzuna sessizce dokunur.