Rıfat Ilgaz portresi

Rıfat Ilgaz

Şair, roman yazarı, oyun yazarı, öykü yazarı, öğretmen Cide, Kastamonu, Türkiye
8 Mayıs 1911 7 Temmuz 1993 (82)
Şiirleri
“Rıfat Ilgaz, toplumcu gerçekçi çizgide şiirler yazmış, halkın yaşamını ve sıkıntılarını sade bir dille anlatmıştır. Yarenlik ve Sınıf gibi şiir kitaplarıyla tanınmış, Sınıf kitabı toplatılmış ve hapis cezası almıştır. Hababam Sınıfı romanıyla geniş kitlelere ulaşmış, mizah ve eleştiriyi birleştirmiştir. Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi şiirin önemli temsilcilerinden biri olarak anılmıştır.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Rıfat Ilgaz Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Mehmet Rıfat Ilgaz, 8 Mayıs 1911'de Kastamonu'nun Cide ilçesinde doğdu. Yedi kardeşin sonuncusuydu. Babasının vefatı üzerine liseye devam edip üniversite okuma isteğinden vazgeçerek Kastamonu Muallim Mektebi'ne girdi. Mezun olduktan sonra Gerede ve Akçakoca'da ilkokul öğretmenliği yaptı; Gümüşova'da başöğretmenlik görevine atandı. 1933'te askere alındı, 1936'da Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'ne girdi ve 1938'de mezun oldu. Adapazarı'na atandıysa da vereme yakalandığı için öğretmenlik yapamadan ayrıldı ve İstanbul Yakacık Sanatoryumu'nda tedavi gördü.

İstanbul'da Karagümrük Ortaokulu'nda Türkçe öğretmenliği yaparken bir yandan da felsefe okudu. II. Dünya Savaşı yıllarına denk gelen bu dönem, edebiyatını derinden etkiledi. 1943'te Karagümrük Ortaokulu'nda bir öğretmenle kavga ettiği için Nişantaşı'na sürüldü. Aynı yıl Tosya'daki depremi izleyip gazetede yazdı ve Tosya Zelzelesi şiirini kaleme aldı. 1944'ün Ocak ayında yayımladığı Sınıf kitabıyla adliyeler ve hapishaneyle tanıştı; bir süre saklandıktan sonra 24 Mayıs 1944'te teslim oldu ve 6 ay hapis yattı. Hapisten çıktığında hem öğrenciliğini hem öğretmenliğini kaybetmişti. Sağlığı bozulunca Heybeliada Sanatoryumu'na yattı. 1946'da öğretmenliğe kısa süreliğine dönse de 1947'de bu hakkını temelli yitirdi.

Edebiyat hayatına 1926'da Kastamonu Nazikter gazetesinde yayımlanan "Sevgilimin Mezarında" şiiriyle başladı. Bu şiiri yazdığında on beş yaşındaydı ve Mehmet Rıfat imzasını kullanıyordu. İlk şiirleri Varlık ve Oluş gibi dergilerde yayımlandı; ancak bu kişisel şiirlerini kitaplarına almadı. Bir süre Nâzım Hikmet'le çalıştı; onun Bursa Hapishanesi'nden gönderdiği şiirleri İbrahim Sabri mahlasıyla yayımladı. II. Dünya Savaşı döneminde öğretmenlik yaparken çevresinde gördükleriyle toplumcu bir anlayışa yöneldi. Halktan biri olması ve halkın çektiklerini kendisinin de çekmesi, bunu ifade etme isteği yarattı. Bu doğrultuda ilk şiir kitabı Yarenlik'i (1943) yayımladı; kitaptaki "Alişim" şiirinde köyden kente göç ve işçinin durumu gibi toplumsal gerçekleri sade bir dille işledi.

1940'lı ve 50'li yıllarda yoğun bir dergicilik faaliyeti yürüttü. Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte çıkardığı Markopaşa, Türk siyasi edebiyat tarihinde önemli bir yer edindi; mizah yoluyla ülkedeki gidişatı eleştiren yazılar kısa sürede büyük ilgi gördü. Dergi kapatıldıkça Hür Markopaşa, Yedi-Sekiz Paşa gibi adlarla yeniden çıktı. Bu dönemde hükûmete ve İran Şahı'na hakaretten tekrar hapse girdi, 1950 Af Kanunu'yla serbest kaldı. 1953'te Devam kitabı toplatıldı ve hakkında soruşturma açıldı. 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesiyle planlanan sürgünden kurtuldu.

1956'da İlhan Selçuk'un çıkardığı Dolmuş dergisinde bir hikâye serisi yayımlamaya başladı; bu yazılar daha sonra Hababam Sınıfı romanına dönüştü. Çizimlerini Turhan Selçuk'un yaptığı dizi büyük ilgi gördü. Yazar "Stepne" takma adıyla yazdığı için hikâyelerin kime ait olduğu tartışma yarattı. 1966'da oyunlaştırdığı Hababam Sınıfı, Ulvi Uraz Tiyatro Topluluğu tarafından sahnelendi; aynı oyun 1969'da İstanbul Tiyatrosu'nda, Çatal Matal ise Ankara Sanat Tiyatrosu'nda sahneye kondu. 1971'de Basın Şeref Kartı aldı ve Sınıf Yayınları'nı kurarak kendi kitaplarını yayımlamaya başladı. Hababam Sınıfı, Umur Bugay'ın senaryosuyla sansürden geçerek Ertem Eğilmez yönetmenliğinde filme çekildi; ancak yazar, eserin toplumsal eleştirilerinden arındırılıp basit bir komediye dönüştürülmesinden hoşnut olmadı ve dava açtı.

Romanlarının çoğunu 1970'li yıllarda yazdı. Sevgi Soysal ve Adalet Ağaoğlu gibi yazarlar 12 Mart romanı türünde eserler verirken o, daha önceki dönemleri de kapsayan yapıtlar kaleme aldı. Kastamonu hayatını anlattığı romanlarında yerel edebiyata eğilim gösteriyor gibi görünse de, halkın tarihsel süreç içindeki durumunu işleyerek halkçı edebiyat çizgisini sürdürdü. Modernist edebiyatın ortaya çıkmaya başladığı bu dönemde toplumcu gerçekçi anlayışını korudu. Öykücülüğü özellikle mizah alanında gelişti; ilk öykü kitapları Radarın Anahtarı ve Don Kişot İstanbul'da 1957'de yayımlandı. Toplumsal değişimleri ve çarpıklıkları hicveden bu öykülerde kentleşme ve toplumda kadının yeri gibi konuları eleştirdi.

1974'te emekli olarak Cide'ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde Cide'de sürekli tehdit ve rahatsızlıklarla karşılaştı. 28 Mayıs 1981 gecesi Yıldız Karayel romanını yazarken gözaltına alındı; gözleri bağlanarak ve zincirlenerek merkeze götürüldü, Kastamonu'da Et Balık Kurumu mezbahasından bozma hapishaneye kondu. Doktor muayenesi isteyerek hastalığını kanıtlayınca jandarma tarafından Ballıdağ Sanatoryumu'na yatırıldı. Belirli bir nedeni bulunmayan gözaltı, genel sorgudan sonra serbest bırakılmasıyla sonuçlandı. Oğlu Aydın Ilgaz ile yaşamak üzere İstanbul'a döndü.

Yaşamının son dönemlerinde anı ve çocuk edebiyatı türlerine ağırlık verdi. Öğretmenlik yıllarından kalma bir idealizmle yeni nesle yönelik çalışmaları tercih etti. 1980'li yılların çoğunu panellerde ve imza günlerinde geçirdi; 1990'lı yıllarda çeşitli plaketlerle onurlandırıldı. Son şiirini 19 Kasım 1991'de yazdı. Uğur Mumcu'nun öldürülmesi ve Sivas Madımak Olayı onu duygusal açıdan derinden sarstı. 7 Temmuz 1993'te İstanbul'da evinde öldü ve Zincirlikuyu Mezarlığı'nda Asım Bezirci'nin yanına defnedildi.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (45)

Şiir, geçip giden zamana bırakılmış küçük bir itirazdır.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.