“Gülten Akın, 1950'li yıllarda şiir yazmaya başlamış ve kısmen İkinci Yeni çizgisinde görülmüştür. 1970'li yıllardan itibaren bireycilikten toplumculuğa yönelmiş, halk kaynağından beslenen ve toplumsal sorunları öne çıkaran bir şiir anlayışı geliştirmiştir. Şiirleri birçok dile çevrilmiş ve kırktan fazla şiiri bestelenmiştir. Türk edebiyatının önemli şairlerinden biri olarak kabul edilir.”
Gülten Akın Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Gülten Akın, 23 Ocak 1933 tarihinde Yozgat'ta doğdu. İlköğrenimini Yozgat'ın Sorgun ilçesinde tamamladıktan sonra 1940'lı yıllarda ailesiyle birlikte Ankara'ya göç etti. Ortaöğrenimini Ankara Atatürk Anadolu Lisesi'nde tamamlayan Akın, 1955 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.
1956 yılında Yaşar Cankoçak ile evlendi ve bu evlilikten beş çocuğu oldu. Eşinin kaymakamlık görevi nedeniyle 1958-1972 yılları arasında Anadolu'nun çeşitli ilçelerinde yaşadı. Gevaş, Alucra, Gerze, Saray ilçeleri ve Kahramanmaraş'ta yardımcı avukatlık, avukatlık ve öğretmenlik yaptı. 1972'de Ankara'ya yerleşerek Türk Dil Kurumu Derleme ve Tarama Kolu'nda çalıştı. Kültür Bakanlığı Yayın Danışma Kurulu üyeliğinde bulundu ve demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluşu çalışmalarına katıldı. İnsan Hakları Derneği, Halkevleri, Dil Derneği gibi örgütlerde kurucu ve yönetici olarak görev aldı. 1978'de emekliye ayrıldı.
Edebî hayatına ilk şiiri "Çin Masalı" ile Nisan 1951'de Son Haber gazetesinde başladı. Henüz 18 yaşındayken kaleme aldığı bu şiiri kitaplarına almadı. Kitaplarına aldığı ilk şiiri ise 1952 yılında Ankara Hukuk Fakültesi'nde öğrenciyken Mülkiye dergisinde yayımlandı. Gülten Akın, Cemal Süreya, Sezai Karakoç ve Ece Ayhan ile aynı dönemde Ankara Üniversitesi'nde öğrenci oldu. Şiirleri daha sonra Hisar, Varlık, Yeditepe, Türk Dili gibi dergilerde yayımlandı. İlk şiirlerinin konusu daha çok doğa, aşk, ayrılık, özlem iken ilerleyen dönemlerde toplumsal sorunlara yöneldi. 1980 öncesinde halkın yaşadıkları, onun da hayatına ve şiirine yansıdı. Gezip gördüğü yerlerden aldığı esinle zenginleşen ve coşkulu bir insan sevgisiyle yoğrulan şiiri, toplumsal sorunları, yaşam-halk ilişkisini öne çıkardı.
Şiirlerinde büyük ölçüde folklor öğelerinden yararlandı. Şiir üzerine yazılarını bir araya getiren 1983 tarihli Şiiri Düzde Kuşatmak başlıklı kitabında halk kaynağına inme isteğini, "Halkta var olan öz ve biçimi diyalektik olarak yükseltmek, şiiri yükseltirken halkın yaşamının ve yaşam biçimlerinin yükselmesine yardımcı olmak" sözleriyle açıkladı. 1978 tarihli Yaşam Öyküsü başlıklı kısa otobiyografisinde geçen "Hemen bütün dizelerimin temelinde birtakım olgular, gerçekler vardır benim için" cümlesi de teknik açıdan aynı yönteme işaret ediyordu. Şiirleri pek çok dile çevrildi ve kırktan fazla şiiri bestelendi. Bestelenen şiirlerinden biri, Sezen Aksu'nun 1993 tarihli albümüne adını veren Deli Kızın Türküsü'dür.
2008'de Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın ölümünden sonra Milliyet gazetesinin yaptığı "Yaşayan En Büyük Türk Şairi" araştırmasında en çok oyu alan Gülten Akın, Beni Sorarsan'ı 2013'te yayımladı ve bu kitabı ile Metin Altıok Şiir Ödülü'ne layık görüldü. Akın, şiir dışındaki edebî türlere fazla ilgi göstermedi ancak yedi adet kısa oyun yazdı. Ürettiği tiyatro metinlerinde kadın, evlilik, düzene yönelik eleştiriler, yoksulluk, yalnızlık, yaşlılık ve yabancılaşma gibi konular üzerinde durdu.
1980'lerde Ankara'da bir banka soygununa katıldığı gerekçesiyle tutuklanan ve dosyası Şentepe Devrimci Yol davasıyla birleştirilerek önce müebbet hapse mahkûm edilen sonra cezası Yargıtayca bozulan oğlunun cezaevi günlerinde yaşadıklarını şiirine yansıttı. 42 gün (1986) adlı kitabında Mamak Cezaevi'nde süren açlık grevini anlattı. Yaşamını Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde sürdürdü. 4 Kasım 2015'te tedavi gördüğü hastanede öldü. Cenazesi, 6 Kasım 2015 Cuma günü Kocatepe Camii'nden kaldırılarak Karşıyaka Mezarlığı'na gömüldü.
Öne Çıkan Şiirleri
Deli Kızın Türküsü
Gül İçin İlahi
Sözleri Kuş Kadınlar
İzler
Kısa Şiirleri
Kimse
Bazı cümlelerin sessizliği, söylediklerinden daha büyüktür.