“Avusturyalı lirik şair Georg Trakl, dışavurumculuğun önde gelen isimlerinden biriydi. Hüzün, yalnızlık, ölüm ve çürüme temalarını semboller ve metaforlarla ördüğü derin lirizmiyle işledi. Başlangıçta geç izlenimciliğin etkisinde kalan şair, ardından Baudelaire, Rimbaud ve Verlaine'in sembolizminden beslenerek kendine özgü bir şiir dili geliştirdi. I. Dünya Savaşı'nda sağlık görevlisi olarak yaşadığı acılar, son şiiri 'Grodek'te doruk noktasına ulaşan karamsar ve kıyametçi bir anlatıma dönüştü.”
Georg Trakl Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Georg Trakl, 3 Şubat 1887'de Salzburg'da, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nda dünyaya geldi. Yedi kardeşin beşincisi olan şairin babası hırdavatçı Tobias Trakl, annesi ise ev hanımı Maria Catharina Trakl'dı. Annesinin uyuşturucu bağımlılığı ve ilgisizliği nedeniyle çocukların bakımını Fransız mürebbiye Marie Boring üstlendi; bu sayede Trakl, küçük yaşta Fransız dili ve edebiyatıyla tanıştı. Kendisinden dört buçuk yaş küçük kız kardeşi Margarethe ile derin bir bağ geliştirdi ve onu kendi yansıması olarak gördü; birçok biyografide aralarında ensest bir ilişki olabileceği belirtildi.
1892'de Katolik öğretmen okuluna bağlı ilkokula başlayan Trakl, 1897'de ortaöğretime geçti. Latince, Yunanca ve matematikte zorluklar yaşadığı için 1901'de dördüncü sınıfı geçemedi ve sınıfı tekrarlamak zorunda kaldı. İlk edebî girişimleri, 1904'te Salzburg'daki 'Apollo' (sonradan 'Minerva' adını alacak) şiir topluluğuna katılmasıyla başladı. 1905'te yedinci sınıfı geçemedi ve liseden ayrıldı; Salzburg'da bir eczanede stajyer olarak çalışmaya başladı ve üç yıl boyunca burada kaldı. Eczacılığı kariyer olarak benimsemeye karar vermesi, morfin ve kokain gibi uyuşturuculara erişimini kolaylaştırdı.
1906'da 'Totentag' ve 'Fata Morgana' adlı kısa oyunları Salzburg Şehir Tiyatrosu'nda sahnelendi, ancak başarılı olamadı; bunun üzerine dramalarına ait tüm el yazmalarını yok etti ve bir-iki yıl sürecek şiirsel bir inziva dönemine girdi. Mayıs 1906'da ilk nesir çalışması 'Traumland. Eine Episode' Salzburger Volksblatt'ta yayımlandı. 26 Nisan 1908'de ilk şiiri 'Das Morgenlied' aynı gazetede çıktı. Eylül 1908'de eczane stajını tamamlayarak belge aldı ve Ekim 1908'de eczacılık öğrenimi için Viyana Üniversitesi'ne kaydoldu. Burada bazı şiirlerinin yayımlanmasına yardımcı olan yerel sanatçılarla tanıştı. 1909'da şiirlerini 'Sammlung 1909' başlığıyla ilk kez bir araya getirdi; Avusturyalı yazar Hermann Bahr, üç şiirinin Neue Wiener Journal'da basılmasını sağladı. Salzburg'a döndükten sonra bir yıllık sağlık gönüllüsü olarak Viyana'da askerlik görevine başladı. Babası Tobias Trakl 1910'da, oğlu eczacılık sertifikasını almadan kısa süre önce öldü ve aile ekonomik sıkıntılar çekti. Trakl 1911'de askerliğini tamamlayıp Salzburg'a döndü, 'Pan' adlı edebiyat ve sanat derneğiyle ilişki kurdu ve bir eczanede çalışmaya başladı.
Askerî eczacı olmak için başvuran Trakl, 1912'de Innsbruck'ta askerî hastanenin eczanesinde stajyer olarak çalışmaya başladı. Bir tanıdığı aracılığıyla Der Brenner dergisinin yönetmeni Ludwig von Ficker'e tavsiye edildi; Mayıs'ta Ficker, 'Vorstadt im Föhn' adlı şiirini yayımladı. Innsbruck'ta Brenner Çevresi'nde Karl Kraus'la tanıştı ve aynı yıl askerî eczacı görevlisi olarak atandı. Ekim ayından itibaren Brenner'de sürekli şiir yayımladı; dostu E. Buschbeck, şiirlerini Münih'teki Albert Langen Yayınevi'ne gönderdi. 1913'te Salzburg üzerinden Innsbruck'a döndü; Albert Langen Yayınevi şiirlerini basmayı reddetti. Ağustos 1913'te Karl Kraus ve Adolf Loos ile Venedik'e seyahat etti ve orada Ludwig von Ficker ile buluştu. Kasım'da Viyana'ya döndü. Ficker'in çabalarıyla şiir seçkisi 'Gedichte', 1913 yazında Leipzig'de Kurt Wolff tarafından yayımlandı. 1914'te 'Sebastian im Traum' adlı kitabını Kurt Wolff'a gönderdi ve basılması kabul edildi. Ludwig Wittgenstein, Trakl'a yaklaşık 20.000 kron yardımda bulundu.
Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla askere alınan Trakl, Galiçya'nın Gródek kentindeki Doğu Cephesi'nde sahra hastanesinde sağlık görevlisi olarak hizmet etti. Gródek Savaşı sırasında 90 yaralı askerle ilgilenmekle görevlendirildi, ancak askerlerin acısını dindiremedi ve sık sık bunalım geçirdi. 7 Ekim'de ruhsal durumunun incelenmesi için Kraków'daki garnizon hastanesine gönderildi. Hastanede Ficker'e yazdığı mektupta tarifsiz bir hüzne boğulduğunu belirtti. 25-26 Ekim'de Ficker onu ziyaret etti ve Trakl, 'Klage' ile 'Grodek' şiirlerini okudu. 27 Ekim'de tüm malını kız kardeşi Margarethe'ya bıraktığını açıkladı; bu mallar arasında Wittgenstein'ın bağışladığı 20.000 kron da vardı. Georg Trakl, 3 Kasım 1914 akşamı saat dokuzda aşırı doz kokain nedeniyle Kraków'da öldü. 6 Kasım 1914'te Rakowicki Mezarlığı'na gömüldü; 7 Ekim 1925'te Ludwig von Ficker'in isteğiyle kalıntıları Innsbruck yakınlarındaki Mühlauer Mezarlığı'na nakledildi. Savaştan önce Salzburg'da bastırmayı planladığı ikinci ve son şiir kitabı 'Sebastian im Traum', 1915'te yayımlandı.
Trakl'ın eserlerinde Fransız sembolist şairleri Verlaine, Rimbaud ve Baudelaire ile Avusturyalı yazar Hofmannsthal'in etkileri sezilir. İnce bir duyarlık ve özgün imgelerle ördüğü şiirlerinde hüzün ve temel insani durum olarak addettiği yalnızlık teması hâkimdir. Geç dönem eserlerinde, I. Dünya Savaşı'nın da etkisiyle hüzün ve umutsuzluk daha da belirginleşir; bu şiirlerin tipik özelliği, sık sık başvurduğu dışavurumcu benzetmeler ve kıyamet gününe ilişkin alegorik anlatımlardır. Yoğun hüznün ve umutsuzluğun ardında dinî bir temel hissedilir; bu dönem şiirlerinde Alman şair Hölderlin'in etkileri de görülür. Son şiiri 'Grodek'te savaşın anlamsızlığını ve savaşta insanların çektikleri acıları çok güçlü bir biçimde kaleme almıştır.
Öne Çıkan Şiirleri
İnsan bazen bir şiirde çocukluğunu bulur.