“Yedi Meşaleciler topluluğunun kurucuları arasında yer alan Cevdet Kudret, şiirle başladığı yazın hayatında oyun, roman, öykü ve edebiyat tarihi alanlarında eserler verdi. Servet-i Fünûn dergisinde yayımlanan şiirlerini Birinci Perde'de topladı; Süleyman'ın Dünyası üçlemesiyle iki dünya savaşı arası Türk toplumunun kesitini yansıttı. Türk edebiyatı tarihine yönelik inceleme ve derlemeleriyle tanınan yazar, edebiyatımızın önemli araştırmacılarından biri oldu.”
Cevdet Kudret Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Süleyman Cevdet Kudret, 7 Şubat 1907'de İstanbul'da doğdu. Dokuz yaşındayken babasını Musul Savaşı'nda kaybetti ve annesinin gayretiyle okudu. Davutpaşa Ortaokulu'nun ardından İstanbul Darülfünunu Hukuk Fakültesi'ni bitirdi (1933).
Kayseri Lisesi'nde (1934-1938), Ankara Devlet Konservatuvarı'nda (1938-1939) diksiyon ve edebiyat öğretmenliği, Ankara Erkek Lisesi'nde (1939-1943) ve Atatürk Lisesi'nde (1943-1945) edebiyat öğretmenliği yaptı. İnönü Ansiklopedisi'nde edebiyat sekreteri olarak çalıştı (1945-1950). Demokrat Parti iktidarı döneminde Bitlis Ortaokulu'na Türkçe öğretmeni olarak atanınca istifa etti (1950). Kısa bir süre İstanbul ve Ankara'da avukatlık yaptı (1951-1954). Türk Dil Kurumu'nda redaktör, Bilgi Yayınevi'nde danışman olarak çalıştı (1967-1970). Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Basın Yayın Yüksek Okulu'nda öğretim görevlisi olarak ders verdi (1970-1973).
Yazın yaşamına Servet-i Fünûn dergisinde şiirle başladı (1927). Aynı dergide çalışan yedi genç yazar bir araya gelerek o güne dek yazdıklarını Yedi Meşale adında bir kitapta topladılar (1928). Grup, bundan sonra Yedi Meşaleciler olarak anıldı. Daha sonra çıkardıkları Meşale dergisini sekiz sayı sürdürebildiler; dergi, yeni alfabeye geçiş dönemindeki zorluklar nedeniyle kapandı. Cevdet Kudret, bu dergide yayımlanan şiirlerini Birinci Perde adlı kitabında topladı (1929). Daha sonraki şiirlerini İkinci Perde (1936-1937) ve Üçüncü Perde (1937-) adları altında derlediyse de hiçbir zaman kitap halinde bastırmadı.
Bu arada oyun yazmaya da yöneldi. Tersine Akan Nehir (1929), Rüya İçinde Rüya (1930) ve Kurtlar (1933) adlı oyunları Darülbedayi'de sahnelendi. Danyal ve Sara adlı oyunu Varlık dergisinde (1938), Yaşayan Ölüler adlı oyunu Ağaç dergisinde (1936) tefrika edildi. "Cumartesi Çocuğu" adlı güldürü biçimindeki bir oyununu ise tamamlamadı.
Süleyman'ın Dünyası adı altında toplanan üç romanında, Sınıf Arkadaşları (1943), Havada Bulut Yok (1958) ve Karınca'yı Tanırsınız (1976), Türk toplumunun iki dünya savaşı arasındaki otuz yıllık toplumsal kesitini yansıttı. 1940'lı yıllarda yazdığı öykülerini Sokak (1974) adlı kitapta bir araya getirdi.
1950 sonrası, edebiyat tarihimizin ünlü isimleri ve eserleri üzerine tanıtım kitapları ve lise edebiyat kitapları yazdı; bu kitapların çoğunu takma adlar altında yayımlamak zorunda kaldı. Giderek inceleme, araştırma ve edebiyat tarihi türlerinde çalışmalara yönelen Cevdet Kudret'in iki ciltlik Türk ve Batı Edebiyatı'ndan Seçme Parçalar (1980-1981), iki ciltlik Örneklerle Edebiyat Bilgileri (1980), üç ciltlik Türk Edebiyatı'nda Hikâye ve Roman (1965, 1967, 1990) incelemesi; üç ciltlik Karagöz (1968-1969) ve iki ciltlik Ortaoyunu (1973, 1975) derleme ve incelemeleri önemli çalışmalar olarak nitelendirildi. 15. yüzyıl ortalarına kadar getirdiği Örnekli Türk Edebiyatı Tarihi (1995) kitabı ölümü nedeniyle yarım kaldı. İnceleme-araştırma kitaplarının önyazıları ile edebiyat üzerine yazılarından bazılarını yeniden gözden geçirerek bir araya getirdiği Edebiyat Kapısı (1997) ise yazarın ölümünden sonra basılabildi.
Dilleri Var Bizim Dile Benzemez (1966), Bir Bakıma (1977), Benim Oğlum Bina Okur (1983) ve Kalemin Ucu (1991) adlı deneme kitaplarında edebiyat ve Türk diliyle ilgili çeşitli konular üzerine düşüncelerini dile getirdiği yazılarını topladı. Cevdet Kudret'e Ortaoyunu kitabı için Türk Dil Kurumu Bilim Ödülü (1974), Türk Edebiyatı'nda Hikâye ve Roman kitabı için Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (1991) verildi. Ayrıca Dil Derneği Türk Dili Onur Ödülü (1989) ile Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü'ne (1992) lâyık görüldü.
1974-1986 yılları arasında Bodrum'da yaşayan yazar daha sonra yaşamını İstanbul'da sürdürdü. 10 Temmuz 1992'de bu kentte öldü ve Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi.
Öne Çıkan Şiirleri
Ölüm Şarkısı
Dilek
Çocukluk
On Ölüm Şarkısı
Gece Yarısı
On Ölüm Şarkısı'ndan
İnsan kendini anlatırken değil, saklarken belli eder.