Aleksandr Sergeyeviç Puşkin portresi

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Şair, romancı, oyun yazarı Moskova, Rusya
6 Haziran 1799 29 Ocak 1837 (37)
Şiirleri
“Rus şiirinin altın çağının en önemli temsilcisi ve modern Rus edebiyatının kurucusu kabul edilen Puşkin, romantizmden gerçekçiliğe uzanan çizgide özgün bir şiir dili kurmuştur. Yevgeni Onegin adlı manzum romanı, Boris Godunov tragedyası ve Maça Kızı gibi eserleriyle Rus edebiyatında gerçekçilik akımının öncüsü olmuştur. Halk masallarından ve günlük konuşma dilinden beslenen üslubu, kendisinden sonraki Rus yazarları derinden etkilemiştir.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, 6 Haziran 1799'da Moskova'da soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Sergey Lvoviç Puşkin soylu bir ailenin ilk çocuğu, annesi Nadejda Osipovna Hannibal ise Rus Çarı I. Petro'nun vaftiz oğlu olan Etiyopyalı Abraham Petroviç Hannibal'in torunuydu. Eğitimli bir aile ortamında büyüyen Puşkin, ilk bilgilerini Fransız mürebbiyelerden edindi ve henüz sekiz yaşındayken Fransızca ile Rusçayı öğrendi. On bir yaşına geldiğinde Fransız edebiyatının özgürlükçü ve hicivci yazarlarından etkilenerek Fransızca şiirler ve güldürüler yazmaya başladı. Dönemin tanınmış şair ve yazarlarının uğradığı evlerinde, geleneksel Rus masalları anlatan ve türküler söyleyen dadısı Arina ile anneannesi Mariya Hannibal, çocuk ruhunda derin izler bıraktı; Puşkin ileride Rus halk şiiriyle, masallarla ve konuşma dilinin deyimleriyle tanışıklığını onlara borçlu olacaktı.

Puşkin, on iki yaşına geldiğinde aristokrat aile çocuklarını yönetime hazırlamak amacıyla Rus Çarı I. Aleksandr'ın Tsarskoye Selo'da açtırdığı okula yazdırıldı. Altı yıl süren öğrenimi boyunca dış dünyadan kopuk bir eğitim gördü ve bu dönemde şairlik yeteneğiyle arkadaşları arasında sivrildi. İlk şiiri "Şair Dost'a" 1814'te Nikolay Karamzin'in Avrupa Habercisi dergisinde yayımlandı. Lise yıllarında yazdığı şiirlerde gerçekçilik eğilimi açıkça görülüyordu; o dönem şiirinde kullanılmayan kaba ve gündelik sözcükleri kullanarak Gavrila Derjavin'in dikkatini çekmeyi başardı. 1817'de Çar Köyü Lisesindeki eğitimini tamamladıktan sonra Petersburg'a giderek Dışişleri Bakanlığında çalışmaya başladı. Bu sırada birçoğu yasaklanan özgürlükçü şiirleri ve taşlamaları halk arasında yayıldı; Rus edebiyatında ilk kez bir şairin şiirleri halk tarafından hayranlıkla karşılanıyordu.

Rus Çarı I. Aleksandr tarafından Kafkasya'ya tayin edilen Puşkin, burada ünlü Kafkas Esiri ve Bahçesaray adlı destanlarını yazdı. Gerçeği olduğu gibi aktarmayı tercih eden şairin eserlerinde ne klasik şiirin kuralcılığı ne de romantizmin etkileri belirgin biçimde öne çıkıyordu. Kafkasya'dan döndükten sonra Rusya'daki askeri yönetime karşı tutumu nedeniyle dört yıl süreyle başkente girmesi yasaklandı ve ailesinin Mihaylovskoye köyünde yaşamak zorunda bırakıldı. Yirmi dört yaşındayken başlayan bu sürgün döneminde, yedi yıl sonra tamamlayacağı Yevgeni Onegin adlı romanını yazmaya başladı; Çingeneler, Peygamber ve Boris Godunov gibi önemli eserlerini de yine bu yıllarda kaleme aldı. Sürgün yıllarında ülkesindeki özgürlük mücadelesinin yanı sıra Yunan İsyanı ile İspanya ve İtalya'daki mutlakıyet karşıtı hareketleri yakından takip etti.

1820-1824 yılları arasındaki sürgün döneminin ardından Rus Çarı I. Nikolay tarafından Moskova'ya çağrılan Puşkin'in kaleminden çıkan her şey artık çarın sansüründen geçecekti. Polis baskınları ve aşk serüvenleri yaşamının ayrılmaz parçaları hâline geldi. Bir baloda yüksek rütbeli emekli bir memurun kızı olan Natalya Gonçarova ile karşılaşarak ona âşık oldu ve evlenme teklif etti; ancak Natalya teklifi belirsiz bir tarihte cevaplamak üzere cevapsız bıraktı. Umutsuzluğa kapılan Puşkin, Moskova'dan uzaklaşmak amacıyla 1829'da bir gözlemci olarak Rus ordusuna katıldı ve Osmanlı topraklarına geldi. Sonradan yazdığı "Erzurum Yolculuğu" adlı eserinde seyahat izlenimlerini anlatan şairin birçok eserinde Erzurum'dan aldığı esinlerin izleri görülür. Moskova'ya döndükten sonra Natalya'ya evlenme teklifini yineledi ve uzun çekişmelerin ardından ailesini de ikna ederek nişanlandılar.

Bitmek bilmeyen soruşturmalar ve yasaklamalar yüzünden rahatsız olsa da Puşkin yazmaya devam etti. Yevgeni Onegin, Don Juan ve Veba Sırasında Ziyafet gibi manzum tragedyalarını, Dubrovski ve Maça Kızı gibi önemli eserlerini bu dönemde kaleme aldı. Gogol ile olan arkadaşlığı da bu yıllara rastladı; Gogol'a ünlü Ölü Canlar romanını yazma fikrini Puşkin'in verdiği söylenmektedir. Bu dönemde hayatına George Charles d'Anthès adında bir Fransız girdi. Puşkin, kendisine yazılan birkaç imzasız mektup aracılığıyla d'Anthès'in karısı Natalya'ya kur yaptığını öğrendi ve 1837'de onu düelloya çağırdı. 27 Ocak 1837'de St. Petersburg yakınında Kara Dere'nin bir köşesinde yapılan düelloda Puşkin tarafından omzundan yaralanan d'Anthès, Puşkin'i karnından yaralamayı başardı. Büyük bir soğukkanlılıkla iki gün boyunca can çekişen Puşkin, 29 Ocak'ta öldü. Ölüm haberi duyulunca evinin önünde toplanan halk Yevgeni Onegin'in son baskısını tüketti; şairin ölümü üzerine başlayan huzursuzluk neredeyse hükûmete karşı bir ayaklanma noktasına geldi. Olayların kontrolden çıkmasından çekinen polis, bir gece yarısı şairin tabutunu gizlice kiliseden alarak Mihaylovskaya köyüne götürüp toprağa verdi.

Gogol'un "Puşkin, olağanüstü bir olaydır." ve Dostoyevski'nin "Puşkin, bize gelecekten haber veren bir ermiştir." sözleriyle anılan Puşkin, modern Rus edebiyatının oluşmasına en büyük katkıda bulunan edebiyatçı olarak kabul edilir. Klasik Batı edebiyatını ve Rus halk ruhunu sentezleyerek Rus edebiyatında gerçekçilik akımını başlatan öncü bir isim olmuştur. Ruslan ve Ludmila, Kafkas Esiri, Bahçesaray Selsebili, Çingeneler, Boris Godunov, Belkin Hikâyeleri, Dubrovsky, Maça Kızı, Altın Horoz, Bronz Süvari, Yüzbaşının Kızı ve Yevgeni Onegin gibi pek çok eseriyle Rus şiirinin altın çağını açmış; Ahmatova, Blok, Bulgakov, Çehov, Dostoyevski, Gogol, Lermontov, Nabokov, Tolstoy, Turgenyev ve Yesenin gibi kendisinden sonra gelen yazarları derinden etkilemiştir.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (32)

Şiir, unutmak istemediğimiz şeylerin evidir.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.