Abdullah Tukay portresi

Abdullah Tukay

Şair, yazar, yayımcı Kışlavıç, Kazan Bölgesi, Rusya
26 Nisan 1886 15 Nisan 1913 (26)
Şiirleri
“Tatar halk şairi, yazar ve yayımcı olan Abdullah Tukay, modern İdil Tatar edebiyatı ve dilinin kurucuları arasında yer aldı. Şiirlerinde halk edebiyatından beslenen bir dil kullanarak batıl inançları, köhnemiş zihniyetleri ve softa din adamlarını eleştirdi. "Tuğan tel" (Ana Dil) adlı şiiri en ünlü eserlerinden biri oldu ve Tatar edebiyatında derin iz bıraktı. Genç yaşta veremden hayatını kaybetmesine rağmen, geride bıraktığı eserlerle Tatar kültürünün sembol isimlerinden biri hâline geldi.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Abdullah Tukay Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Abdullah Muhammed Arif oğlu Tukay, 26 Nisan 1886'da Kazan bölgesinin Kışlavıç kentinde dünyaya geldi. Babası köy imamı Muhammed Arif, annesi Üçili kasabasından Ziynetullah Bey'in kızı Memdude Hanım'dı. Babasını henüz bebekken, annesini ise dört yaşındayken kaybetti. Akrabaları tarafından büyütülen Tukay, farklı köylerdeki ailelerin yanına evlatlık verilerek zorlu bir çocukluk geçirdi.

Öğrenimine Kırlay'daki mahalle mektebinde başladı. 1895 yılında Cayık'taki halasının yanına geldi ve Buhara usulü eğitim veren Mutiullah medresesinde, ayrıca medresenin hemen yanındaki Rus sınıfında eğitimine devam etti. Eniştesi Ali Asgar Osmanov'un ölümünden sonra medresede kalmaya başladı; küçük çocuklara ders vererek ve matbaalarda mürettiplik yaparak hayatını kazandı. Medrese yıllarında Tatar edebiyatı ile halk edebiyatını incelikleriyle öğrendi; Arapça, Farsça, Rusça, Başkurtça ve Türkçe gibi dilleri, diğer halkların edebiyatlarını, Şark felsefesini ve aruz teorisini hocasının oğlu Kamil Motıyği'den öğrendi. Kamil Motıyği hayatını doğrudan etkiledi; onun köye getirdiği Türkçe ve Arapça gazete ve yayınları takip etti. İstanbul'dan gelerek medreseye devam eden Türk ceditçisi Abdülveli ise onu Türkçe ve Fransız edebiyatlarıyla tanıştırdı.

Tukay, Kamil Motıyği'nin çıkardığı Fikir ve El Asrü Cedit gazetelerinde, Uklar dergisinde faal olarak çalıştı; bu organların hem mürettibi, hem musahhihi, hem yazarlarından biri, hem de redaktörü oldu. 1905 yılının başında Sosyal Demokratların organı olan Uralets gazetesine mürettip olarak girdi. Medreseden ayrılarak eski hayat tarzına fikren tavır aldı. Medresede okurken şiirler yazmaya başlayan Tukay, ilk şiirlerini Fikir gazetesinde yayımladı; daha sonraları El-Asru'l-Cedid ve Nur gazetelerinde şiirler yazdı. Ceditçilik hareketinin ateşli bir destekçisiydi. Daha önce Osmanlı edebiyatına yakın şiirler yazan Tukay, 1905 İhtilali'nden sonra şiirlerini Tatarca yazmaya başladı ve Cayık dışında da geniş halk kitlelerince tanındı. Kazan Türkleri arasındaki batıl inançları, köhnemiş zihniyet ve kurumları, softa din adamlarını eleştiren yazılar ve şiirler kaleme aldı; eleştiri yazıları onun şöhretini artırdı.

1907 yılının sonbaharında Kazan'a dönen Tukay, Galiesgar Kamal ile birlikte Yeşin (Şimşek) dergisini, onun kapatılmasının ardından Yalt-Yult adlı mizah dergisini çıkardı; El-İslâh gazetesinde de sık sık yazdı. Konu ve kahramanlarını halk edebiyatından alan eserleriyle büyük üne kavuştu ve "Halk şairi" unvanını aldı. Ancak hayatı maddi sıkıntı içinde ve sağlık sorunlarıyla uğraşarak geçti. 1911 yılında vereme yakalandı ve 15 Nisan 1913 tarihinde 26 yaşındayken Kılyaçkın Hastanesi'nde öldü. En ünlü şiirlerinden biri olan "Tuğan tel" (Ana Dil), Tatar edebiyatının temel metinlerinden biri olarak kabul gördü. Türkiye'de ismi Tarsus'ta bir sokağa ve Ankara'da Anıtkabir'in önünde bulunan bir caddeye verildi.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (41)

Şiir, unutulan şeylerin usulca geri dönüşüdür.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.