“Rus fütürizminin öncü şairi ve Ekim Devrimi'nin coşkulu sözcüsü olarak tanınan Mayakovski, şiirlerinde devrimci coşkuyu ve bireysel tutkuları birleştirdi. Pantolonlu Bulut ve Vladimir İliç Lenin gibi eserleriyle hem edebî hem siyasi bir figür hâline geldi. Propaganda afişlerinden tiyatro oyunlarına uzanan çok yönlü üretkenliğiyle 20. yüzyıl Rus edebiyatının en etkili seslerinden biri oldu.”
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski, 19 Temmuz 1893'te Rus İmparatorluğu'na bağlı Gürcistan'ın Kutaisi kentine 20 km uzaklıktaki Bağdadi köyünde doğdu. Babası Vladimir Konstantinoviç Mayakovski orman işçisiydi; Luda ve Olya adında iki kız kardeşi vardı. Aile, Gürcü geleneklerine bağlı ancak Rusçayı da koruyan mutlu bir hayat sürdü. Bir süre sonra Kutaisi'ye taşındılar ve Mayakovski 1900 yılı sonunda Kutais Lisesi'ne başladı. Okulda çok başarılıydı, hatta okulun en iyisiydi. Bu dönemde Jules Verne başta olmak üzere kurmaca romanlara ilgi duydu. Öğretmeni onu bir sanatçı olarak kabul edip özel olarak ilgilendi ve dersler verdi.
Mayakovski bu yıllarda politikaya da ilgi duymaya başladı. 1905 başarısız devrim girişimi sırasında kız kardeşi gizlice Moskova'ya giderek onu devrimle tanıştıracak belgeler getirdi. Kutaisi, Bolşevik Partisi'nin yeraltı eylemlerinin merkezlerinden biri hâline gelmişti. Bu dönemden sonra şiir ve devrim onun için bölünmez bir bütün oldu. Babasının kesik parmağından kaptığı enfeksiyon sonucu ölmesi üzerine aile Kutaisi'den Moskova'ya göç etti. Moskova'da büyük bir yoksulluk içinde yaşadılar; annesi çalışmaya başladı. Mayakovski sosyalist arkadaşlar edindi ve kendini bir sanatçı olarak tanıtmaya çalıştı. Tekrar okula başladı, felsefe kitapları okumaya ve düşünmeye yöneldi. Marksizm onu büyüledi; sosyalist devrim hayalleriyle yaşamaya başladı ve dersleri eskisi gibi iyi gitmedi. Henüz 14 yaşındayken 19 yaşında biri gibi davranıyor, parti üyeleri onunla görüşüyor ve devrim için ondan faydalanıyordu. Bir olaydan sonra okuldan atıldı ve birçok kez tutuklandı. Bolşevik partisinde propagandacı, örgütçü ve yazıcı olarak faaliyet gösterdi. 29 Mart 1908'de evi polis tarafından basıldı ve tekrar tutuklandı; bu sırada gizli bilgilerin yazılı olduğu not defterini yuttu. 15 yaşında bir daha dönemeyeceği evinden polislerce alınıp bilinmeyen bir yere götürüldü. İlk girdiği hücrede 12 ay geçirdi. Bu dönemde üç yıl aradan sonra tekrar kurmaca romanlar okumaya ve yoğun bir şekilde yazmaya başladı; bu, okuduklarından ziyade kendi özgün fikirlerini yazdığı bir dönem oldu.
Hapis yıllarından sonra Moskova Resim ve Heykel Okulu'na kaydoldu. Burada özgün ve halktan çalışmalarıyla diğer öğrencilerden farklılaştı. 1911'de fütürist harekete katıldı ve Fütürist Bildirge'ye imzasını koydu. Burjuva göreneklerine meydan okuyan ve sığ kamu beğenisini sarsan edebi ürünler verdi. Öğretmenlerini eski dünyanın temsilcileri olarak görüyor, devrimle kurulacak yeni dünyaya ilişkin resimler yapıyordu. Bu çalışmalarının Rus fütürizminin başlangıcı olduğu söylenebilir. Bir zamanlar elden ele dolaşan Puşkin'in şiirlerinin yerini Mayakovski'nin şiirleri almaya başladı. Bu arada polis tekrar peşine düştü. Şair, Trajedi adlı oyununu Sankt-Peterburg'da bir parkta sahnelemeye başladı ve bu oyunla ünü iyice yayıldı. 1913 kışında Korni Çekovski bu oyunu izledi ve oyun hakkında yazdı; ona göre oyunda bizzat Mayakovski vardı ve bu gerçekten bir trajediydi, şair büyük bir ün yapacaktı. Gorki'nin eşi Maria ise anılarında 1918'de Mayakovski'yi sahnede izlediğini ve bu meslekte ilerlese müthiş bir oyuncu olabileceğini belirtti.
1914 yılında I. Dünya Savaşı patlak verdi. Mayakovski başlarda oldukça heyecanlıydı ve zafer kazanma duygusuyla başı dönmüştü. Ancak ilk meydan savaşından sonra tanık olduğu şeyler fikirlerini değiştirdi. 1915 yılında Pantolonlu Bulut adlı şiir kitabını yazdı. Maksim Gorki bu şiirini çok beğendi ve şairle ilgili övgü dolu yazılar yazdı. Gorki'nin eşi anılarında eşinin Mayakovski'ye çok önem verdiğini, onun şiirde bir yerlere gelmesini istediğini, çünkü her ikisinin de aynı şeyleri düşünüp aynı şeyin peşinde koştuğunu ve onun günün birinde hakkında çok konuşulan biri olacağını çok iyi bildiğini dile getirdi. Mayakovski'ye göre bulut, çağdaş sanatın birleştiği bir değerdi; bunun yanında cehennem, şiddet ve bireycilik gibi şeyler de yeni bir anlam kazanmıştı. 1915-1917 yılları arasında Lili Brik ile büyük bir aşk yaşadı ve yıllarca bu aşkın etkisinde kaldı. Moskova'nın fütürist sanatı kabul edeceğine dair en ufak bir şüphesi yoktu; ona göre devrim onun devrimiydi ve devrim gerçekleştiğinde tüm düşleri gerçek olacaktı.
Bu duygularla 1917 Ekim Devrimi'ni coşkuyla karşıladı ve devrimin başlıca sözcülerinden birisi oldu. Devrim sonrası çıkan iç savaşta sanatını propaganda afişlerinde göstermeye başladı; artık duvarlarda, direklerde, binalarda onun hazırladığı propaganda afişleri vardı. Ekim Devrimi ile Rusya'da fütürizmin gelişmesinin aynı döneme denk gelmesi nedeniyle fütürizm bir tür komünist fütürizm olarak algılandı ve bir araya gelen fütürist sanatçılar halka seslenmeye başladı. Şair 35 gazete ve 57 dergide yazı yazdı. Dergi ve gazetelerde yazdıkları siyaset ve propaganda koksa da onu diğer köşe yazarlarından ayıran birçok şey vardı. Şairin İzvestya'da yayımlanan politik şiirlerini okuyan Lenin, Mayakovski'nin şiirlerinden pek bir şey anlamadığını ancak onun meydanlarda savaşacak bir uzman olduğunu hissettiğini söyledi. Lenin'e göre onun yazdıkları siyasi açıdan belki tartışılabilirdi; şiirlerinde çok fazla politik bir şey yoktu, insanları bir şeye davet eder bir hava yoktu ve şiiri komünistleri birleştirmeye yetmezdi. Ancak Lenin'in politik bakış açısının doğru olduğuna inancı sonsuzdu. Lenin, Mayakovski'nin dobra dobra konuşmasından fazlasıyla hoşlandı ve bu nedenle özellikle propagandada ondan faydalanmaya çalıştı. Mayakovski de Bolşoy Tiyatrosu'nda Vladimir İliç Lenin adlı şiirini okudu.
1925'te Komsomol Merkez Komitesi'nin çocuk teşkilatı olan Pioner yayın organı olarak çıkarılan Pionerskaya Pravda adlı çocuk gazetesinin kurucuları arasında yer aldı ve bu gazetede pek çok şiiri yayımlandı. Yeni Lef dergisini (1922-1923) yeniden yaşatmaya çalıştı (Новый леф, 1927-1928). Kağıdın yetişmediği, basımevlerinin çalışmadığı, savaşın yıprattığı dönemlerde halkın gazete ve mizah dergileri yerine kullandığı ROSTA (Rusya Telgraf Ajansı) Pencereleri adlı pankartları hazırladı. 1925'te yazdığı bazı taşlamalar yüzünden İngiltere'ye girişi engellendi. ABD'ye dolaylı olarak, Meksika'dan geçerek girdi. Aynı yıl yakın dostu Sergey Yesenin Leningrad'da İngiltere Oteli'nde intihar etti; Yesenin son şiiri "Elveda dost, elveda"yı damarını açarak kanıyla yazmıştı. Buna karşılık Mayakovski hemen bir şiir yazıp okumaya başladı, fakat zamanın devrimcilerinden büyük tepki gördü. Bu olaydan tam beş yıl sonra, 1930'da Lili Brik'i ve ailesini SSCB hükûmetine emanet ettiğini belirten bir mektup bırakarak silahla intihar etti. Ölümünden sonra doğduğu köy olan Bağdadi'ye şairin adı verildi.
Öne Çıkan Şiirleri
Mayakovski'nin Tutkusu
Şair İşçidir
Pantolonlu Bulut
Dinleyin!
Bilirim Sözlerin Kudretini
Sergey Yesenin'e
Şiir, unutmak istemediğimiz şeylerin evidir.