“Sıtkı Caney, 1961'de Bingöl'de doğdu. İslami terminolojiyi yoğun biçimde kullanan, ritim, ses, musiki ve imgeye önem veren şiirler yazdı. Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Cahit Zarifoğlu'ndan etkilendi. Şiirlerinde mazlumların, yalnızların ve devrimci İslami duyarlılığın izleri görülür.”
Sıtkı Caney Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Sıtkı Caney, 28 Şubat 1961'de Bingöl'de doğdu. Asıl adı Sıtkı Çan'dır. İlk ve orta öğrenimini Elazığ'da tamamladı. 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.
Öğrencilik yıllarında 1979'da Yeni Devir gazetesinde sinema sayfası yönetti. 1971-1980 yılları arasında İstanbul'da bir film şirketinde yapımcı asistanı olarak çalıştı. 1984-1985 yılları arasında Fırat Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde öğretim görevlisi olarak bulundu. 1989-1995 yılları arasında Elazığ'da serbest avukatlık yaptı. 1995-1999 yılları arasında İstanbul'da reklam şirketlerinde metin yazarı ve müşteri temsilcisi olarak görev aldı. 2000-2001 yıllarında Marmara Radyo'da genel yayın yönetmeni olarak çalıştı. Mersin'de reklamcılık yaptı ve Asanat Yayınları yayın danışmanı oldu. Teodora Doni ile evlendi.
İlk şiiri 1976 yılında Muştu dergisinde yayımlandı. Sonraki süreçte şiirleri Muştu, Aylık Dergi, Mavera, Albatros, Üç Çiçek, Göçebe, Kayıtlar, Yedi İklim, İpek Dili, E Edebiyat, Gerçek Hayat, Yaratım, Kırklar, Lamure, Yolcu, Aprinçor, Temrin, İhtiyar, Tahkim, Kün ve Asanatlar dergilerinde yer aldı. Yeni Şafak ve Marmara gazetelerinde yazdı.
Şiiri, varoluşun özüne, aşka ve hakikate varma çabası olarak algıladı. Şiirin, aklın gönülle, duyguların birbirleriyle ve insanların insanlarla çatışmasında ortaya çıkan bir başkaldırı olduğunu düşündü. Biçimsel yaşama tarzının getirdiği anlamsızlığa ve insani değerler yoksulluğuna başkaldıran şiirler yazdı. Kendisini İslamcı ve komünist olarak değil, sadece Müslüman ve devrimci olarak tanımladı. Sahabe Ebuzer'in ve onun bugünkü benzerlerinin hayatını, duygusal ve düşünsel tepki verme biçimlerini, yalnız, garip ve mazlumların şiirini yazdı. Bu bağlamda dokuz Mavi Marmara şehidi ve diğer mazlumlar için şiirleri vardır.
Şiirlerinde ritme, sese, musikiye ve imgeye önem verdi. Çok parçalı tek şiir denemeleri yaptı. Şiirinde nakarat gibi tekrarlanan mısralar dikkat çeker. Görsel unsurların, resim, fotoğraf ve sinemanın etkisi belirgindir. Şiirleri genellikle serbest olmakla beraber hece veznine de yer verdi. İslami terminoloji ağırlıktadır. Etkilendiği ve beslendiği şairler arasında Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Cahit Zarifoğlu başta gelir.
Eserleri arasında Layya (1980), İtiraf ve Gizem (1995), Bana Sonsuzluk Dile (2010), Ebuzerant (2011) ve Kumandan'a (2014) adlı şiir kitapları bulunmaktadır.
Öne Çıkan Şiirleri
İnsan bazı cümleleri yıllar sonra anlar.