Rıza Nur portresi

Rıza Nur

Siyasetçi, hekim, yazar Sinop, Türkiye
30 Ağustos 1879 8 Eylül 1942 (63)
Şiirleri
“Türk siyasetçi, hekim ve yazar olan Rıza Nur, Osmanlı Meclis-i Mebûsanı ve TBMM'de Sinop milletvekilliği yapmış; Türkiye'nin ilk Maarif Vekili ve Sağlık Bakanı olarak görev almıştır. Moskova ve Lozan antlaşmalarına katılmış, Türk tarihi ve Türkoloji alanında çalışmalar yapmıştır. Türkçü dergilerde yazılar yazmış ve Hayat ve Hatıratım adlı eseriyle tanınmıştır.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Rıza Nur Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Rıza Nur, 30 Ağustos 1879 tarihinde Sinop'ta doğdu. Zor bir çocukluk geçirdi. İlköğrenimini Sinop'ta tamamladıktan sonra İstanbul'a gelerek Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi'ne girdi. Ardından Tıbbiye İdadisi'ni ve Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'yi tabip yüzbaşı olarak bitirdi. 1901 yılında Gülhane Seririyatında staj yaparken çalışkanlığı ile Alman hocaların ilgisini çekti ve orada asistan oldu. Önce Prof. Dr. Deike Paşa'nın yanında çalıştı, sonra cerrahî kısmına geçti. Prof. Dr. Wietin Paşa'nın yanında çalışarak operatör oldu. Bu arada fennî sünnet usul ve aletlerini anlatan özgün bir kitap yazdı. Önce padişaha sunulan kitap, daha sonra neşredildi ve Prof. Wieting tarafından bir kısmı Almanca'ya tercüme edildi.

1903 yılında Rumeli Zibefçe gümrük kapısına bakteriyolog olarak atandı. 1905 yılında Gülhane'ye yardımcı öğretmen, 1907 yılında da Askerî Tıbbiye'ye cerrahî hocası oldu. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra yapılan seçimlerde Sinop'tan milletvekili seçilerek Meclise girdi. İttihatçılara yönelik ağır muhalefeti sebebiyle profesörlük yaptığı Askerî Tıbbiye'deki görevinden alındı. Daha sonra binbaşı rütbeleri de söküldü. Eleştirilerini keskin bir dille sürdürmesi üzerine üç ay hapis yattı ve Bekirağa Bölüğü'nde idamını beklerken Cemal Paşa'nın emriyle sürgüne gönderildi. 8 yıllık sürgünden sonra ancak Mütareke döneminde İstanbul'a dönebildi. 1920 yılına kadar kaldığı Mısır'da Cemiyet-i Hafiye ve Türkiye'nin Tarik-i Selâmeti adlı eserlerini kaleme aldı.

TBMM 1. Dönem ve 2. Dönem'de Sinop milletvekili olarak yer aldı. Maarif Vekilliği yaptı. 1920 yılında Sovyetler Birliği ile dostluk ve yardım antlaşması yapmak üzere Moskova'ya gönderilen heyete delege olarak katıldı. Çiçerin ve Josef Stalin ile görüştü. TBMM hükûmeti adına Moskova Antlaşması'nı Ali Fuat Cebesoy ve Yusuf Kemal Tengirşenk ile birlikte imzaladı. Cumhuriyet'in ilanına kadar bütün hükûmetlerde sıhhiye vekili olarak görev aldı. Sakarya Meydan Muharebesi'ne doktor olarak fiilen katıldı. Lozan Konferansı'na ikinci delege olarak katıldı. 2. dönemde yeniden Sinop milletvekili olarak Mecliste yer aldı. 14 cilt tutan Türk Tarihi'ni bu sıralarda yazdı. 1926 yılında Sinop'ta bir kütüphane kurarak gelir kaynakları ile birlikte kamuya vakfetti.

Atatürk ile arası açıldı. Milletvekili olduğu halde, İzmir Suikastı'na karışanların idam edilmeleri ve bunların kendisi gibi muhalif kimseler olmaları sebebiyle yurdu terk etti. 1926 yılında kitabında belirttiği bu gibi kuşku ve korkular nedeniyle Fransa'ya gitti ve Paris'e yerleşti. Daha sonra Fransa'dan Mısır'a geçti. İskenderiye'de bu kez 12 yıl süren bir gurbet dönemi yaşadı. Bu arada Türkbilik Revüsü adlı yıllık bir Türkoloji dergisini yayımladı. Leiden'de toplanan Şarkiyatçılar Kongresi'nde Reşit Saffet'le birlikte Türkiye'yi temsil etti. Öğrenciliğinden beri hayranı olduğu Namık Kemal üzerine 720 sayfalık bir inceleme yazdı. 1934 yılında Soyadı Kanunu'nun çıkmasından sonra "Nur" soyadını aldı.

1938 yılında, Atatürk'ün ölümünden sonra Türkiye'ye döndü. Ölene kadar İstanbul, Taksim'de kiraladığı 3 odalı bir apartman dairesinde yaşadı. Burası aynı zamanda Tanrıdağ dergisinin de idarehanesi oldu. 8 Eylül 1942 tarihinde İstanbul'da öldü. Mezarı Merkezefendi Mezarlığı'nda bulunmaktadır. Mezar taşının üstünde, kendi isteği ile ismi Orhun alfabesiyle yazılmıştır. Ayrıca mezar taşında "Türklük için yaşadı, öldü" yazmaktadır. Biyolojik çocuğu bulunmayan Rıza Nur; Nihal Atsız'ın manevî babasıdır.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (23)

Şiir, kalbin unutmamayı seçtiği şeydir.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.