“Ezra Pound, 20. yüzyılın erken modernist şiir hareketinin öncü isimlerinden biri olarak İmgecilik ve Vortisizm akımlarını kurmuş, T. S. Eliot ve James Joyce gibi yazarların kariyerlerine katkı sağlamıştır. Şiirde açıklık, doğrudanlık ve görselliği savunan Pound, epik eseri The Cantos ile Batı ve Doğu kültürlerini sentezleyerek şiire yeni olanaklar kazandırmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında Faşist İtalya lehine yaptığı radyo yayınları nedeniyle vatana ihanetle suçlanmış ve akıl hastanesine kapatılmıştır. Edebi mirası, modernist şiirin gelişimindeki belirleyici rolü ve tartışmalı siyasi duruşuyla birlikte anılır.”
Ezra Pound Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Ezra Weston Loomis Pound, 30 Ekim 1885'te Idaho eyaletinin Hailey şehrinde dünyaya geldi. Babası darphane memuru, büyük babası ise Kongre üyesiydi. 1901 yılında Pensilvanya Üniversitesi'ne kaydolan Pound, kısa sürede Anglosakson, Klasik ve Orta Çağ edebiyatına derin bir ilgi duydu. 1906'da sanat diplomasını aldığında, hayatının en önemli eseri olan Cantos üzerinde çalışmaya başlamıştı. Üniversite yıllarının ardından müzisyen şairler ve Güney Fransa'nın Provansal halk şairleri üzerine incelemelerini sürdürdü.
1908'de Venedik'e giden Pound, ilk şiir kitabı A Lume Spento'yu (Sönmüş Mumlarla) yayımladı. Ardından W. B. Yeats ile tanışmak amacıyla İngiltere'ye gitti ve burada kısa sürede tanınan bir edebiyatçı oldu. Yeats'in pazartesi akşamları düzenlediği toplantıların vazgeçilmez bir katılımcısı hâline geldi. Aynı dönemde D. H. Lawrence gibi yeni yetenekleri ve ressam-eleştirmen Wyndham Lewis gibi yazarları yayımlayan English Review dergisiyle ilişki kurdu. 1911'de New Age dergisinde yenilikçi yazı kampanyası başlatarak şiirin ciddi, doğrudan ve coşkusallıktan arınmış olması gerektiğini savundu.
1912'de İmgeci şiir akımını kuran Pound, bu dönemde William Carlos Williams, T. S. Eliot, Robert Frost, Ernest Hemingway, James Joyce ve Richard Aldington gibi yazar ve şairlerin kariyerlerine destek oldu. T. S. Eliot'ın The Waste Land (Çorak Ülke) adlı eserinin editörlüğünü üstlendi. Amerika ve İngiltere arasında edebî bir bağ oluşturan Pound, Harriet Monroe'nun Chicago'daki önemli dergisi Poetry'de yardımcı editörlük yaparak İmgecilik ekolüne bağlı şairleri yayımladı. 1913'te yayımladığı A Few Don'ts of an Imagiste (Bir İmgecinin Yapmaması Gereken Birkaç Şey) adlı yazısında imgeyi, bir zaman biriminde zihinsel ve duygusal bir karışım sunan şey olarak tanımladı. 1914'te on şairi kapsayan Des Imagistes (İmgeciler) antolojisini yayımladı; bu antolojide William Carlos Williams, Hilda Doolittle ve Amy Lowell gibi önde gelen imgecilerin şiirlerine yer verdi.
1914'te, İngiliz kültürü üzerinde kalıcı etkiler bırakacak Vortisizm akımını başlattı. Akımın temelinde genç heykeltıraş Henri Gaudier-Brzeska bulunuyordu. Wyndham Lewis ve diğer yakınlarıyla birlikte akımın gazetesi Blast'ı yayımladılar. Aynı yıl I. Dünya Savaşı patlak verdi ve birçok vortisist sanatçı hayatını kaybetti. Pound için Vortisizm, ilk devrimci propaganda deneyimi oldu ve gelenekçilik sınırlarının dışına çıkmasına yol açtı. Sanatı hak ettiği yere koyan bir akım olarak gördüğü Vortisizm ile sanat ve siyaset arasında mistik bir bağ kurdu.
Pound, ticariliği her zaman sanatsal ve siyasi ideallerinin önünde bir engel olarak gördü. 1918'de Sosyal Kredi'nin kurucusu C. H. Douglas ile tanıştı ve onun parasal reform teorisini benimsedi. 1930 ve 1940'lı yıllarda ekonomi ve politika üzerine Sosyal Kredi: Bir Şok (1935), Bir Kartvizit (1942), Altın ve İş (1944) ve Amerika, Roosevelt ve Savaşın Sebepleri (1944) gibi broşürler yayımladı; bu broşürlerin çoğu Faşist İtalya'da basıldı. 1913'te Yeats'in sekreteri olan Pound, 1905'ten itibaren Doğu dinlerine, yogaya ve yıldız falcılığına ilgi duymuş, yaratıcı ruhların reenkarnasyonuna inanmıştı. Gerçek dinin sanatta gerçekleşen vahiy olduğuna inanan Pound, Hristiyanlığı reddetti ve kiliselerin parasal yardımlarını haksız bularak bu kaynakların sanatçılara, filozoflara ve bilim insanlarına ayrılması gerektiğini savundu. Konfüçyüs'ün sivil dininin dengeli bir devlete ulaşmanın yollarından biri olduğuna inandı ve Faşist İtalya'da böyle bir devletin gerçekleştiğini düşündü. Bu görüşler onu liberal doktrinlere ve demokrasiye karşı bir tutuma yöneltti; sanatçıların yönetmek için doğan bir sosyal seçkinler grubu oluşturduğunu savundu.
Pound, karısı Dorothy ile 1924'te İtalya'ya yerleşti. 1933'te Mussolini ile görüşerek parasal reformla ilgili fikirlerini iletti. 1936'da İngiliz faşist Oswald Mosley ile tanıştı ve onun sahibi olduğu British Union of Fascists dergisinde yazdı; 1959'a kadar Mosley ile yazışmaları sürdü. 1930'dan itibaren Hitler Almanya'sının ekonomisiyle ilgilendi ve Berlin-Roma Mihveri'ni Lincoln'den bu yana tefeciliğe karşı ilk hücum olarak değerlendirdi. 1940'ta Mihver ülkelerine karşı savaşa muhalefet gruplarına yardım amacıyla gittiği ABD turundan döndükten sonra İtalya'da radyo çalışmalarına başladı. Amerikan saati adlı programları 1941'de başladı. Kendisini bir Amerikan yurtseveri olarak gören Pound, Pearl Harbor saldırısından sonra ABD'ye dönmek istediyse de Amerikan Başkonsolosluğu buna izin vermedi. Geliri olmadığı için radyo çalışmalarına devam etti ve Roosevelt yönetimine ekonomik ve kültürel eleştiriler içeren sert hücumlarda bulundu.
Mussolini'nin öldürülmesinden iki gün sonra Pound, Amerikan askerî güçlerine teslim olmaya çalıştıysa da İtalyan partizanlar tarafından tutuklandı. Pisa'daki bir Amerikan kampında, tabanı betondan, sürekli aydınlatılan demir bir kafese hapsedildi. Fiziken yıkılan Pound bir sağlık merkezine gönderildi ve burada Pisan Cantosları üzerinde çalışma izni aldı. Aynı yıl Washington'a gönderilerek hapsedildi. 1943'te ABD'ye ihanetle suçlandı. Hemingway, dostunun geleceğinden endişe ederek delilik savunması yapılabileceğini öne sürdü; bu fikir Pound'un Amerikan hükûmeti nezdinde ilişkileri olan yakın dostları tarafından kabul edildi. Deli olduğu kabul edilerek St. Elizabeth Akıl Hastanesi'ne kapatıldı. Burada edebî çalışmalarına devam etti ve çevirdiği 300 Çin şiiri 1954'te Harvard'da yayımlandı.
1950'li yılların ortasına doğru birçok etkin sanatçı ve aydın, Pound'un serbest bırakılması için kampanya başlattı. 1953'te henüz kesin ve yasal bir teşhis konmamıştı; Adalet Bakanlığının tetkiklerine göre yalnızca kişilik sorunları vardı. 13 yıl hapis yattıktan sonra 18 Nisan 1958'de vatana ihanet suçlaması düşürüldü. Aynı yıl 30 Haziran'da İtalya'ya döndü ve Napoli'ye vardığında gazetecilere faşist selamı vererek "Tüm Amerika bir tımarhaneden ibaret" dedi. Cantos eserine devam ederken eski faşist dostlarıyla ilişkilerini sürdürdü ve Amerikan sistemini eleştirmeyi sürdürdü. 1972'de Venedik'te öldü. 1949'da Bollingen Şiir Ödülü'nü almış olan Pound, Batı sanat ve kültürünü her yönüyle incelemiş, klasik İlkçağdan Çin ve Japon şiirine ilgi göstermiş ve bu kaynaklardan esinlenerek şiire yeni olanaklar ve zenginlikler kazandırmıştır.
Öne Çıkan Şiirleri
Canto L
Bahçe
Irmak Boyu Tüccarın Karısı: Bir Mektup
Görev
Abu Salam
Cinsel İlişki
Bazı cümleler kapıyı çalmaz; doğrudan içeri girer.