“Azerbaycan edebiyatının önde gelen şair ve yazarlarından Bahtiyar Vahapzade, vatan, millet, dil ve özgürlük temalarını işleyen eserleriyle tanındı. 1959 tarihli Gülistan şiiriyle Azerbaycan'ın bölünmüşlüğünü dile getirerek özgürlük hareketinin öncülerinden oldu. Azerbaycan Türkçesini en temiz şekilde kullanmaya özen gösteren şair, halkının duygularına tercüman oldu ve 'Halk Şairi' olarak anıldı. Şiir, manzum hikâye, oyun ve çeviri türlerinde eserler veren Vahapzade, 1995'te İstiklal Nişanı ile ödüllendirildi.”
Bahtiyar Vahapzade Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Bahtiyar Mahmud oğlu Vahapzade, 16 Ağustos 1925 tarihinde Şeki'de doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte Bakü'ye taşındı ve ilk ile orta öğrenimini bu şehirde tamamladı. 1942 yılında girdiği Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümü'nden 1947 yılında mezun oldu ve aynı bölümde öğretim üyesi olarak ders vermeye başladı. 1964 yılında tamamladığı, ünlü Azeri şair Samed Vurgun'un hayatı ve yaradıcılığı isimli monografisi ile filoloji doktoru unvanını aldı. 1980 yılında Azerbaycan İlimler Akademisi üyeliğine seçildi ve 2001 yılında emekli olana kadar üniversitede ders verdi.
Vahapzade, 1960'larda başlayan özgürlük hareketlerinin öncülerindendi. Bu konuda kaleme aldığı 1959 tarihli Gülistan isimli şiirinde, İran ve Rusya arasında ikiye bölünen Azerbaycan halkının yaşadığı felaketleri anlattı. Adı geçen eserinden dolayı 1962 yılında milliyetçi damgası vurulan şair, iki yıllığına üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı. Bu olumsuzluklara ve Sovyet rejiminin baskılarına rağmen özgürlük mücadelesinden hiç yılmadı; Azerbaycan halkının sıkıntılarını konu ettiği pek çok eserini yurt dışına kaçırarak yayınlanmasını sağladı.
Eserlerinde Azerbaycan Türkçesini en temiz şekilde kullanmaya özen gösteren ve halkının duygularına tercüman olan Vahapzade, Azerbaycan'da 'Halk Şairi' olarak anıldı. 1995 yılında Azerbaycan özgürlük mücadelesindeki hizmetlerinden dolayı İstiklal Nişanı ile ödüllendirildi ve ülkesinin özgürlük simgelerinden biri oldu. 1980-2000 yılları arasında beş defa milletvekili seçildi. 2002 yılında kendisine Benim Garibim isimli kitabına istinaden Romanya Kültür Bakanlığı tarafından Komutan Madalyası verildi.
Vahapzade, Türkiye'de Fuzuli'ye yapılan eleştirilere bir yanıt olarak Varlık dergisinde yayınlanan 'Yel Kaya'dan Ne Aparır?' başlıklı makalesiyle tanındı. Yazıları ve şiirleri Türk Edebiyatı dergisinde birçok edebi eleştirinin konusu oldu. Şiirin yanında birçok manzum hikâye ve oyuna imza attı, çeviriler yaptı. Eserlerinden Yollar-Oğulları'nı Cezayir'in bağımsızlık hareketine, Mugam'ı ise bestekâr Üzeyir Hacıbeyli'ye ithaf etti. Lord Byron'ın 'Abidon Fellini' isimli eserini Azericeye çevirdi.
Halkı uyandırmak amacıyla eserlerini kaleme alan Bahtiyar Vahapzade, şiirlerinde vatan, millet, aile, tabiat, dil ve azadlık (hürriyet) hasreti gibi temaları en güçlü ve derin mazmunlarla anlattı. Şiirlerinde göze çarpan ilk tema vatan sevgisi oldu. Toplumsal yönü ağır basan ve Azerbaycan'da 'Halk Şairi' olarak tanımlanan Vahapzade'nin toplumsal şiirleri önemli bir yere sahipti. Kırkı aşkın şiir kitabı, on bir ilmi eser, iki monografi, çeşitli piyesler ve yüzlerce makale yayınladı; eserlerinde genellikle özgürlük, yurt sevgisi ve din gibi temaları işledi. Türkçede basılan eserleri arasında Ömürden Sayfalar (2000), Vatan, millet, ana dili (2000) ve Soru işareti (2002) yer aldı. Eserleri Türkçe, Rusça, İran'da Azerbaycan Türkçesi, Ermenice, Özbek Türkçesi, Almanca, İngilizce ve Türkmen Türkçesi gibi dillere çevrildi.
Bahtiyar Vahapzade, 13 Şubat 2009 tarihinde Azerbaycan'ın başkenti Bakü'deki evinde öldü. Cenazesi, uzun yıllar ders verdiği Bakü Devlet Üniversitesinin salonunda düzenlenen törenden sonra tanınmış şair, edebiyatçı, bilim ve siyaset adamlarının mezarlarının bulunduğu Fahri Hıyaban'da toprağa verildi.
Öne Çıkan Şiirleri
Adsız Şiir
Tora Düştü Keleğinden Dünyanın
Tanrı Türk'ü Korusun
Annem Öldü Mü?
Elveda
Neylemeli
Şiir, yalnızlığın kendine bulduğu en güzel dildir.