“Asıl adı Hüseyin olan Âşık Sümmani, 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında yaşamış bir Türk halk şairidir. Çobanlık yapmış, 11 yaşında gördüğü rüyayla aşk ateşine düşmüş ve ömrü boyunca hayali sevgilisi Gülperi'yi aramıştır. Şiirlerinde aşk, sevgi, tasavvuf ve nasihat konularını işlemiş; genellikle hece ölçüsünü kullanmış, özellikle 11'lik heceyle yazdığı şiirleriyle tanınmıştır. Sümmani ile Gülperi hikâyesi ve kendi adıyla anılan türkü ağzıyla ün kazanmıştır.”
Âşık Sümmani Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Âşık Sümmani, 1861 yılında Erzurum'un Narman ilçesine bağlı Samikale köyünde doğdu. Asıl adı Hüseyin'dir. Samikale köyünden Kasımoğulları (Hasanefendigiller) sülalesine mensup Hasan Efendi'nin (Ağa) oğluydu. Ailenin kökleri, 1836 tarihli Osmanlı nüfus kütüğüne göre köyün 112. hanesinde kayıtlı bulunan Kasımoğlu Kasım'a dayanmaktaydı. Şairin babası Hasan Efendi, söz konusu resmi sayımda henüz 16 yaşında bir delikanlı olarak kaydedilmişti.
Sümmani, çobanlık yapmış bir halk şairiydi. 11 yaşında gördüğü bir rüya ile aşk ateşine düştü ve ömrü boyunca rüyasında gördüğü sevgilisi Gülperi'yi aradı. Yine 11 yaşında dönemin büyük şairlerinden Âşık Erbabi ile karşılaşarak kendisini onun ustası olarak kabul etti ve ilk eğitimini Âşık Erbabi'den aldı. Birçok halk şairiyle karşılaşmış, özellikle Âşık Şenlik ile yaptığı karşılaşmalar Erzurum ve Kars'ta dillere pelesenk olan dizelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Şiirlerinde daha çok aşk, sevgi, tasavvuf ve nasihat konularını işleyen Sümmani, genellikle şiirlerini hece ölçüsüyle yazdı. Aruz vezni ile yazdığı çokça şiiri bulunmakla birlikte, 11'lik hece ölçüsü ile yazdığı şiirleri hafızalarda daha çok yer etti. Koşmaları ve hayali sevgilisi Gülperi'yi bulmak için yaşadığı maceraları anlattığı Sümmani ile Gülperi hikâyesiyle ünlendi. Kendi adıyla anılan türkü ağzının sahibi oldu.
Âşık Sümmani, 5 Ocak 1915 tarihinde Samikale köyünde vefat etti. Samikale köyündeki mütevazı türbesinde ebedi istirahatine devam etmektedir.
Öne Çıkan Şiirleri
Muhtaç Eyleme
Gözden Irak Düşen Gönül Güzeli
Gitmiş
Ahu Gözlüm Leblerinin Lezzeti
Aramızı Karlı Dağlar Alınca
Sinem
Şiir, ruhun dünyaya bıraktığı küçük bir izdir.