Ahmet Oktay portresi

Ahmet Oktay

Şair, Yazar, Gazeteci Ankara, Türkiye
21 Ocak 1933 3 Mart 2016 (83)
Şiirleri
“Asıl adı Ahmet Aktay Börtecene olan Ahmet Oktay, 1950'lerden itibaren şiir yazan, şairliğini ve eleştirmenliğini kuramsal çalışmalarla destekleyen bir edebiyatçıdır. Mavi Hareketi içinde yer alarak hem Garip'e hem de İkinci Yeni'ye muhalif bir tavır sergilemiş, Pazar Postası'ndaki yazılarıyla toplumcu anlayışı savunmuştur. Felsefe ve resim sanatına duyduğu ilgiyi şiirine yansıtan şair, 1960'lardan itibaren bireyselliği ve varoluş felsefesini öne çıkaran, destansı söyleyişli eserler üretmiştir. Yol Üstündeki Semender ve Hayalete Övgü gibi kitaplarıyla birçok ödüle değer görülen Oktay, Türk edebiyatının önemli şair ve eleştirmenleri arasında yer almıştır.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Ahmet Oktay Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Ahmet Oktay, asıl adıyla Ahmet Aktay Börtecene, 21 Ocak 1933'te Ankara'da dünyaya geldi. Soyadını kullanmayan şair, ilk çocukluk yıllarını İzmir ve Malatya'da geçirdi; ailesi o altı yaşındayken Ankara'ya yerleşti. Şiir yazmaya Ankara Cebeci Üçüncü Ortaokulu'nda öğrenciyken başladı ve öğretmeni Beşir Göğüş'ün şiire merak sarmasında büyük etkisi oldu.

1949'da Ankara Atatürk Lisesi'ne başlayan Oktay, Enver Gökçe, Ahmed Arif, Şevki Akşit, Mehmet Kemal Kurşunluoğlu, İlhan Berk ve Arif Damar gibi şairlerin etkisinde kalarak şiir yazmayı sürdürdü. İlk şiiri Aziz Nesin yönetimindeki Gerçek dergisinde 1948'de, daha sonra Beraber dergisinde 1954'te yayımlandı. Nâzım Hikmet'in kitaplarını okula getirdiği için soruşturma geçirdi. Liseye Bursa Erkek Lisesi'nde yatılı olarak devam etti ancak bir süre sonra okulu bırakmaya karar vererek 1952'de Ankara'ya döndü. Önce Mâlul Gaziler Derneği'nde kâtiplik yaptı, ardından Ankara İstatistik Genel Müdürlüğü'nde çalıştı.

1954'te Mavi dergisindeki ilk yazısı yayımlandı; bu yazısında Attilâ İlhan'ın Sokaktaki Adam romanını toplumsal gerçekçi bir tavır takınmadığı için eleştirdi ve romancı bir sonraki sayıda bu eleştiriye cevap verdi. Mavi dergisinde yazılarını ve şiirlerini yayımlamayı sürdürerek dergide etkin bir rol oynadı. Hem Garip hareketine hem de İkinci Yeni'ye muhalif bir tavır sergileyen Oktay, Mavi dergisinin kapanmasından sonra özellikle 1956-1959 yılları arasında Pazar Postası'nda yayımlanan yazılarıyla İkinci Yeni'ye karşı toplumculuğu savunan anlayışı temsil etti.

1957'de ailesiyle İstanbul'a taşındı. Bu dönemde bohem bir hayat süren şair, Demir Özlü, Ferit Edgü, Edip Cansever, İlhan Berk, Sevim Burak, Leyla Erbil, Özdemir Asaf, Fethi Naci, Münir Özkul, Cahit Irgat, Fikret Ürgüp ve Oğuz Haluk Alplaçin gibi isimlerle dostluk kurdu. 1958-1960 arasında Sivas'ta askerlik yaptı. Profesyonel gazeteciliğe 1961'de Yeni İstanbul gazetesinin Ankara bürosunda parlamento muhabiri olarak başladı. İlk şiir kitabı Gölgeleri Kullanmak 1963'te yayımlandı. 1964'te ressam Tülay Tura ile evlendi ve bu evlilikten Deniz adında bir çocuğu dünyaya geldi.

Şiir dışında ortaya koyduğu tek edebî eser örneği olan Kurt Dişi adlı tiyatro oyunu, 1970-1971 ve 1973-1974 sezonunda Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü tarafından sahnelendi. 1974'te TRT'de Edebiyat Dünyası adlı bir program hazırlayıp sundu; bu programda Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Külebi, Oktay Rifat, Salah Birsel, Necati Cumalı, Halikarnas Balıkçısı, Nezihe Araz, Oktay Akbal ve Metin Eloğlu gibi birçok edebiyatçıyı ağırladı. Çeşitli gazetelerde ve TRT Haber Merkezi'nde muhabirlik ve haber müdürlüğü yapan Oktay, TRT'nin kurucu kadrosunda yer aldı ve 1982'de TRT'den emekli oldu. Bir süre daha Milliyet gazetesinde çalıştıktan sonra 1993'te görevinden ayrılarak kendini tümüyle yazmaya verdi.

Başlangıçta yazdığı şiirlerle Ahmed Arif şiirinden etkilendiği izlenimini veren şair, 1960'lardan itibaren bireyselliği ön plana çıkaran ve varoluş felsefesinin etkilerini taşıyan eserler üretti. Şiirlerinde destansı bir söyleyiş kullanan, zengin sözcük dağarcığıyla kendini hemen belli eden bir tarz oluşturdu. 1980'lerden itibaren kültürel konulardaki çalışmalara ağırlık verdi; kültür endüstrisi ve popüler kültür meselelerini şiirine taşıdı. Şiirleri Yeditepe Şiir Armağanı (1965), Necatigil Şiir Armağanı (1987), Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Şairi Ödülü (1991), Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü (2002) ve Sedat Simavi Edebiyat Ödülü (2007) gibi ödüllere değer görüldü. Necatigil Şiir Ödülü'ne değer görülen Yol Üstündeki Semender adlı kitabı, intihar etmiş şairleri konu edinmesi ve her şiirinde konu edindiği şairin biçemiyle kendi biçeminin karışımını içeren bir üslup ortaya koymasıyla önem kazandı. Ahmet Oktay, 3 Mart 2016'da İstanbul'da öldü.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (61)

Şiir, yalnızlığın kendine bulduğu en güzel dildir.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.