Hüzün Uzmanı
II. ıslık Zaman bizdik ve şarkılardı aslolan Ağır ağır sallanan bir salıncak gıcırtısı Çocuksu bir sevinçle hızlanan -yağmurun sesi bir kuş gibi yorgunlar mı uyandı- annem babam ge…
ŞİİR KEŞFİ
Geçmiş temasının öne çıktığı şiirleri Şiirhane’de keşfedin.
II. ıslık Zaman bizdik ve şarkılardı aslolan Ağır ağır sallanan bir salıncak gıcırtısı Çocuksu bir sevinçle hızlanan -yağmurun sesi bir kuş gibi yorgunlar mı uyandı- annem babam ge…
Karanlık sözlerin balkonunda gül saatleri! Tango, ut ve ağır mücevherleriyle konuşma, aktı yıldızların soluduğu bahçeye, saman yolundan bir kemeriyede oturmuştuk. İki insan, hanıme…
‘erhan’a ahmet erhan’a’ geniş zaman, dip masa, ilk gençliğin mermer ve mors alfabeleri. artık yeni bir ad iliştirilmiştir geleceğine, küf ayna içindedir, tutuşturmak üzredir giz yü…
Kaç kere yanaştın bu minyatür iskeleye Kaç kere bağlandın ve çözüldün, saçlarınla Kaç kere lastiklerin ezildi, palamarın koptu Kaç kere düdük çaldın, bir çocuk istedi diye Kaç kere…
Yazsa eski bir pencere gül açılırdı Kimi zaman da ay ışığı çocukluk yıllarından Balkonları Akdenizli evlerdendi evleri Horozibiği aslanağzı fesleğen kokardı Saçları okşanmak için m…
gecikmiş karla döküldüğünde ağaçların sırı çekildiğinde fırtınanın elimizden aldığı deniz gecenin saldırısına uğramış bir kıyı kaldığında kendini hangi ışıkla sınayacak ölüler kele…
Varolmak için mi yaşıyorduk yoksa başka bir amacımız mı vardı? Sordum bunu kim bilir daha kaç yaz deliliğime Babam atıldı öğretmenlikten Annem de çok uzun hastalandı Gül berberi Sa…
Ben burda onu aradım kimdi nerde tanışmıştık Herşeyi gömdüğümüz o ılık güneş İlkin mintanımı yırttım bir çalılıkta Sonra dalgın kalabalıkta dolaştım Orda silah atılır tutulan aya Ç…
Bir zamanlar ezanla uyanırmış ahali, Ne rutubetten şikayet Ne ağız dolusu küfür Ne başucunda nöbeti Çıngıraklı saatlerin… Bir zamanlar ezanla uyanılırmış Güneş doğmazmış üstüne Uyk…
nereye baksam elimde bir çıplak toprak yıkılan cumbalı arnavut kaldırımları aşkları deli ahmet çıkmazındaki çivit kaşlı çocuk dik köşeli cümlelerim, bilya torbasındaki saklayan kel…
Gecesel bir yer altı sesiydi kehanet fısıldaşmasındaydı kökler, kemikler; açıkta lüfercilerin parıldayan lüks'leri. Av vakti, o tedirgin kaşılıklı bekleyiş; gövdemdi sanki oltadan …
Sonbaharların En sihirli, En esintili, En doyumsuz sabahlarındayız; Üstelik bir de İstanbul’da Cennet Boğaz’dayız.. Solgun renklerin, Cıvıl - cıvıl oynaşdığı, yandığı, Yaprakların …
Eski bahçede, paslı sapını tutarken tulumbanın küllenen ateşe sürdüğün cezve, tozlu yaprakların gölgesinde çürüyen iskemlede bir yandan seni seyrediyorum- gençliğin canlanıyor bell…
Bir orman düşünürdüm saçlarını koklarken. Bir ses bırakırdım bulman için kulağının dibine uyanırken daldığım düşlerden. "Beni ışık olan bir yere götürün! " diye fısıldayan bir ses …
Hayır böyle tutkuyla sevdiğim sen değilsin Güzelliğinin parıltısı etkilemiyor beni. Sende, geçmiş yılların acılarını seviyorum Ve yıkılıp giden gençliğimi. Sana baktığımda kimi zam…
İnsan hep başlangıca inanıyor Annenin dokunuşu Ve ilk soluk Bir el saçlarda gezinirken Şefkatli bir yürek Öyle sanıyor dünyayı. Rüzgâr esecek Ve taşıyacak çocukluğu, Senin bildiğin…
“Şiir, insanın kendine söylediğiŞiirhane · Sözün evi.
en dürüst sözdür.”
Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.