Şiir, insanın içinde susturduğu şeylerin sesidir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

İstanbul / Yeniköy

İstanbul / Yeniköy Şiiri - Necdet Evliyagil

Sonbaharların
En sihirli,
En esintili,
En doyumsuz sabahlarındayız;
Üstelik bir de İstanbul’da
Cennet Boğaz’dayız..
Solgun renklerin,
Cıvıl - cıvıl oynaşdığı, yandığı,
Yaprakların
Dallarına dek erguvanlaşdığı,
Ve bahçelerden
Kaldırımlara taşdığı,
Sait Halim Paşa’nın
Arslanlı, divanlı yalısındayız..
Yenik ve ezik bir tarihin,
Tükenmez anılariyle
Ve buruk ürpertileriyle dolarak,
Üzül üzülebildiğine..

Limon sarısı
Pırıltılı ışınların derinliğinde,
Bir puslu çizgi üzerinde
Paşabahçe, Beykoz, Kanlıca
Ve daha ötede Hisar’lar,
Birbirinden habirsiz - sessiz
Dünü ve bugünü yaşarlar.
Bu güzelim kıyıları bırakıp da
Uzaklara,
Çok uzaklara kaçanlar,
Sanki rıhtımda unutmuşlar
Ayak izlerini
Acı bakışlariyle. (*)

Sait Halim Paşa Yalısı’nın,
Çiçekli - görkemli
Bahçelerinde,
Sonbaharların
Ilık rüzgarlarını
Tümden içime sindirerek dolaştım;

Gözleri okşayan
Mavi - masmavi
Bir sessizlik içinde,
Yeniköyün
Küçük rıhtımını dolduran
Balıkçı teknelerinde,
Çocukluk günlerine yaklaştım.

Buğulu gözlerde,
Anlamsız gülücüklerde
Eritim - tüketim sevileri,
Boğaziçi’nin
Yosun kokan rüzgârları,
Bir anda eflatun renkli
Öpücüklere dönüştü;
Filizi sessizliklerde
Yaşantıyı kucaklayan
Sanki bir doyumsuz düştü..

Böylesine
Solukları kesen,
Boğaziçini,
Karış - karış seven;
Böylesine
İçtenlikle dolu anıları
Adım - adım tazeleyen,
Bu bırakılmayan,
Bu koparılmayan,
Bu yakarılan,
Bu ayrılınca
Geri çağıran,
Bu güzelim
Bu ılık,
Bu ışıklı tabloda
Ve sandallarının
Arkasında koşmaktan;
Minik martıların
Kar gibi beyaz
Bembeyaz
Kanatları yorulmadı,
Bulutlar,
Gül kokusunu yitiren
Eski bahçelere yağmadı..

Uykulu bakışlarda,
Çocukluk günleri
Dirildi - yeşerdi;
Cumbanın altında,
Rıhtımın kenarında
Gurup vakti
Bir yürek yenilendi,
Yalının rıhtımında gülümsedi,
Ve demir attı mavi sulara,
Çözülmemek üzere bir daha
Boğaziçi’yle düğümlendi.

(*) Sadrazâm Sait Halim Paşa, bundan 64 yıl evvel 2 Ağustos
1914 yılında, Harbiye Nâzırı Enver Paşa ve Dahiliye Nâzırı
Talat Bey (Paşa) ile bu tarihi yalıda yenik düştüğümüz 1. ci
Dünya Savaşına girme kararını vermişlerdir.

Necdet Evliyagil portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı dizeler kalbe değil, doğrudan hafızaya yazılır.

Şair, sonbahar sabahında İstanbul Boğazı'nda, özellikle Sait Halim Paşa Yalısı çevresinde geçmişe duyulan özlemi ve tarihsel hüznü dile getirir. Çocukluk anıları ve Boğaziçi sevgisi, yalının tarihî acı hatırasıyla iç içe geçer. Şiir, bu güzelliklerin ve anıların yarattığı burukluk içinde bir tür teslimiyet ve bağlılık duygusuyla sona erer.

Ana duyguÖzlem
Ana temaGeçmiş
Duygusal yönKarma
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Boğaziçi'nin güzellikleri ve tarihî yalının anıları, geçmişe duyulan özlemi ve buruk bir hüznü canlandırır; şair bu duygularla Boğaziçi'ne bağlanır.

Temel çatışma

Geçmişin güzellikleri ve acı tarihî hatıralar arasındaki gerilim

Duygusal akış

Başlangıçta hüzünlü bir tarih ve özlemle başlar, çocukluk anılarıyla canlanır, sonunda Boğaziçi'ne bağlılıkla dinginleşir.

ATMOSFER

Sonbaharın renkleri ve Boğaziçi'nin hüzünlü güzelliğiyle örülü, nostaljik ve buruk bir atmosfer.
HüzünlüNostaljikDinginSıcak
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.