Şiir, hatırlamanın en zarif biçimlerinden biridir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Yüzyılın Sonu

Yüzyılın Sonu Şiiri - Turgay Fişekçi

Bu bürümcük elbise
onu dokuyanın güzelliğini kattı
asma bir gül gibi
balkon demirine yaslanan bedenine.

Sana uzanınca
çatıdan düşen mor bir çavlana bulandım
begonvil yumağında uyuyup kaldım.

Sayılar geçti sıra sıra
Ülkeler yarıştılar kömürde, çelikte
-Herkesin ne çok silahı!
Hiç kimse yarışmadı
Kimin daha çok gülü diye.
Kim daha çok sever akasyaları
Kim bekler portakalların çiçeklenmesini
Yalnızca altında bir soluk için.

Elim seni içeri çekmeye çalışıyordu
-Tekstilde Avrupa´yı giydiriyoruz
Onlarca elbise dikerim her gün
Ne bir elbisem var, bir erkeği çekecek
Ne asma güllü bir balkonum.

Kameralar hızla dolaştı kentlerin sokaklarında
Yapılardan başka bir şey göremedi
Her şey alınıp satılıyordu
Gül bahçeleri bulunamadı.
Döneklikten döndü Kautsky
"Demokrasiden neden korkalım" dedik
Yüzyılın sonunda, yine başa döndük
Yıllar sonra ilk sevgiliye döner gibi

Duygularımız pek değişmedi ama
Sevgilimiz Dünya, çok hırpalandı bu arada.

Gözlerimi açtım
Salonun ortasında koca bir çınardın
Hayatım dallarının altında gölgeleniyordu
Bir kedi yavrusunu sevmek için
eğildin.

Turgay Fişekçi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bir dize bazen uzun bir geceden daha derindir.

Şiir, bir yandan bürümcük elbiseli bir sevgiliye duyulan arzuyu ve onunla kurulan sıcak bağı anlatırken, diğer yandan dünyanın savaş, silah yarışı ve metalaşma nedeniyle yıpranışını eleştirir. Anlatıcı, kişisel yalnızlığını ve özlemini toplumsal eleştiriyle birleştirir; sonunda sevgilinin bir çınara dönüşerek gölge ve şefkat sunduğu bir imgeyle sonlanır.

Ana duyguözlem
Ana temayalnızlık
Duygusal yönkarma
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Dünya, insanların silah yarışı ve metalaştırma hırsı yüzünden hırpalanırken, kişisel sevgi ve şefkat ihtiyacı giderek artmaktadır.

Temel çatışma

Bireyin sevgi ve bağ kurma özlemi ile dünyanın şiddet ve ticari düzenine hapsolmuşluğu arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Kişisel arzu ve hayal kırıklığından toplumsal eleştiriye, oradan yeniden şefkatli bir kabule doğru ilerler.

ATMOSFER

Kişisel özlem ile toplumsal eleştirinin iç içe geçtiği, hüzünlü ve düşünceli bir atmosfer.
hüzünlüyalnızgerginnostaljik
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.