Bir şiir, insanı hiç tanımadığı kendisiyle tanıştırabilir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Türk Haccı

Türk Haccı Şiiri - Rıza Nur

Düşündüm, "hac edeyim" dedim bu yıl.
Dilekler, adaklarla çıkdım yola.
Ulusum ağlaşdı, çalkandı avıl.
Dediler: "kutlu olsun! Uğur ola!".

Ayrıldım, gitdim konakdan konağa.
Sarp dağlardan aşdım, düzlere indim.
Yürüdüm yaya, kâh boz ata bindim.
Derken irişdim, çıkdım Tanrı dağa.

Açunun gelmiş de dört bucağından,
Dağa yığılmışdı yüz binlerce Türk.
Elde cide, yay, ok; başda tulga, bürk
Dilek dilerdi Tanrı ocağından.

Aklar giymişdi, def çalardı şaman;
Türk için böyle göğe yol açardı.
Dilek, adak akkuş olur uçardı.
Yüğündüm, dedim "aman, işim yaman".

Dedi "nen var, nedir? Sende çok mu suç?"
Dedim: "hayır; bu değil benim işim
Türk Tanrısın göster onu sevmişim".
Dedi: "öyleyse, hadi göklere uç...".

Dokuz gez salladı, çaldı çıngırak.
Geldi bir şey. Ne desem? İt mi, ye kuş?
Dedi: "Bin götürsün seni İtbarak".
Bindim. Uçduk çıkar gibi dik yokuş.

Çabucak, varmışız birinci kata.
Silkindi, sırtından beni indirdi.
Tuğrul geldi, kanadına bindirdi.
Uçdu. Altımda benzerdi kır ata.

Süt gölüne geldik. Kıyıya kondu.
Çakıl burda yakut, zümrüd ve elmas;
Ot, su, kuş boldu; san Ergenekondu.
Öyle güzellik ki havsala almaz.

İçinde Akkuşlar bir altun kayık
Geldi. Dediler ki: "Gel! Bin! Gezelim.
Süt içelim, yüce varlık sezelim".
İçdik; İçince özüm oldu ayık.
Dedim; "Güzel Tanrı! Göreyim seni.
Senin için gezerim buralarda.
Seni görmekden mahrum etme beni!".
Kopdu bora. Titredim. Boralarda

Tanrı sözünü işitdim ki bana:
"Sen hiç burda durma! Yere dön hadi!
Uğuz Kağan çıkmak üzre savaşa.
Türk için ölen görür beni" dedi.

Uçduk göklerden, vardık aya.
Yürüdük yıldızları saya, saya.
Hep bulutdan buluta kaya kaya.
Yel gibi ulaşdık ulu Altaya.

Er Uğuz Kağan çadır kurub durmuş.
Çadırlara dikdirmiş birer direk.
Uclarına altun takuk kodurmuş.
Vardım öğüne, "Kağanım!" deyerek.

Dedi "O!.. Hoş geldin. Gelişin yahşı.
Sen ersin, alpsın; vuruşlarda önsün.
Sen bilgesin, eşsizsin. Ozan, bahşı
Vuruşda, yoğda, toyda seni öğsün".

Kubuzlar çalındı, içdik kımızı.
Ozanlar okudu deyiş, sav, koşuk.
Herkes sevincde, oynar çoluk çocuk.
Düğün idi. Sevmiş kağan bir kızı.

Boz kurd geldi, dedi: "Arkama düşün!".
Ordu kalkdı, ayrıldı bir kaç kola.
Dedi: "Saldırın! Yavlara üşüşün!".
Boz kurd önde, kılağuz, düşdük yola.

Çine, sonra dönüb Hinde yürüdük.
Nice er, ordu engel olmak umdu.
Fakat kamusu Açuna göz yumdu.
O toprakları al kana bürüdük.

Sibirden geçerek Îranı aldık.
Acemlere kaçacak yer aratdık.
Avrupaya, Şama, Mısıra daldık.
Yer yüzünde tek kağanlık yaratdık.

Günden Batıya değdi Türk ülkesi.
Korurdu açunu Türkün gölgesi.
Günden Batıya değdi Türk ülkesi.
Korurdu açunu Türklük gölgesi.

Sonra yabancılar içinde girdi;
Bu yavlar Türkü içinden gemirdi.
Elinden gitdi o koca ülkesi.
Avuç kadar yerde kaldı gölgesi.

Rıza Nur portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı kelimeler geç kalmaz; insan geç kalır.

Anlatıcı, Tanrı'ya ulaşmak ve dileklerini sunmak için kutsal bir yolculuğa çıkar. Tanrı Dağı'nda şamanların ve Türklerin katıldığı bir törene katılır, ardından göklere yükselerek Tanrı ile karşılaşır. Tanrı ona yeryüzüne dönmesini ve Uğuz Kağan'ın savaşına katılmasını söyler. Anlatıcı Uğuz Kağan'ın ordusuna katılır, büyük fetihler yaşanır ve Türkler geniş topraklara hükmeder. Ancak sonunda yabancıların içeri sızmasıyla Türklerin gücü azalır ve ülke küçülür.

Ana duyguUmut
Ana temaVatan
Duygusal yönKarma
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Türk milletinin Tanrı'dan aldığı güçle büyük bir imparatorluk kurduğu, ancak içten gelen yabancı etkilerle bu gücün zayıfladığı.

Temel çatışma

Türk birliği ve bağımsızlığı ile içten gelen yabancı etkiler ve çöküş arasındaki mücadele.

Duygusal akış

Başlangıçta umut ve heyecanla başlayan yolculuk, zafer ve coşkuyla devam eder; sonunda hüzünlü bir çöküşle sona erer.

ATMOSFER

Kutsal bir yolculuk ve destansı savaşlarla başlayan, ancak çöküşle sona eren epik bir atmosfer.
KutsalCoşkuluHüzünlü
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.