Şiir, hayatın acele etmeden söylediği şeydir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Dünyada Çok Güzel Şeyler Var...

Dünyada Çok Güzel Şeyler Var... Şiiri - Özkan Mert

dünyada çok güzel şeyler var...
Çok güzel şeyler var dünyada...
Ben mesela bir sokak tanırım İzmir'de
yere düşen inci taneleri gibi dökülür denize.
Ekvator'da, Quito kentinde uykulu sokaklar
çok kızarlarsa dağlara açılırlar birdenbire.
Zaten akşam kırmızı düşer o dağlara.
Amazonların derinliklerinde akan nehirlerde
bembeyaz bir orkide büyür:
o kadar güzel ve keskindir ki kokusu
çılgın bir tay gibi koşuşturur kalbimizin
kıyısında.
Kalbimiz zaten tüm çiçeklerin aynası.
Ay'dan Yeryüzüne bakılınca
Yalnızca 'Çin Seddi' görülürmüş. Hayır! Yanlış.
Ben baktım: Palandöken dağında açan bir gelinciği gördüm.
Ve havada uçuşarak sevişen
bir çift kelebeği.
Ben ne köprüler tanırım.
Siz de tanırsınız mutlak: İşte Boğaz köprüsü!
Ne zaman boş kalsa yıldızları arar
geceleyin.
Gündüzleri neler neler çeker şu insanlardan
ve yüzüne çarpıp geçen martılardan...
Biliyorum bir gün çekip gidecek belki,

Nereye bilinmez?
Ama Boğaz'dan daha güzel nereye yakışır ki?
Ben öyle kentler tanırım ki
memesi sütyenden taşmış
genç bir kız gibi uyanırlar sabahları.
Güneşin ilk ışıklarıyla öpüştüklerinde
kırmızı bir gül gibi açarlar yeryüzünde.
Ve zaten her kent başka bir kente açılır bir köşesinden.
Ben ne şairler tanırım ateş gibi: İşte Arthur Rimbaud!
Sarhoş Gemi'yi yazdı denizi görmeden.
Yaşamın okyanuslarında yıkadı sözcüklerini.
Ne kadar çok güzel kadın var dünyada...
Esmer, sarışın, çukulata renginde
hepsi birbirinden güzel, birbirinden alımlı.
Gergin yumuşak tenlerinde
İmparatorluklar kuruldu, imparatorluklar çöktü.
Bir öpücükleriyle ihtilaller başladı...
Zaten kadınlar ve aşk olmasa
yaşamaya değer miydi bu dünya?
Kime okurduk bu şiiri?
Öpücük dedim de aklıma geldi:
Bir sevgilim var dünya güzeli.
Ne zaman baksam gözlerinin içine
yıldızların üzerine düşüyorum
sımsıkı sarılsam da dünyaya.
Beni zaten hep güzellikler sarhoş etti.
Ey Şair! Güzel sözlerle, büyülü sözcüklerle
kandırırsın kullarımı, diyor koca tanrı:
Ben yalnız güzel şeyleri mi yarattım? savaşları,
açlıkları, ölümleri, ayrılıkları... ben yaratmadım mı?
Sen yarattın elbet tanrım! Onların hesabını
sen ver kullarına.
Ben'se güzel şeyler anlattım
hiçbir şey beklemeden insan kardeşlerime:
Hiç olmazsa bu şiiri okurken
mutlu olsunlar diye.
Buysa suçum: Hazırım!
Cayır cayır yanmaya cehenneminde

Özkan Mert

Özkan Mert

Özkan Mert

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı kelimeler bir yere değil, bir zamana götürür.

Şair, dünyanın çeşitli güzelliklerini ve yaşam sevincini coşkulu bir dille anlatır. İzmir'den Ekvator'a, Boğaz Köprüsü'nden Palandöken'e uzanan imgelerle güzellikleri sıralar; kadınlara, aşka ve şairlere övgüler yağdırır. Tanrı'nın kötülükleri de yarattığını hatırlatarak yalnızca güzel şeyleri anlatmayı seçtiğini ve bunun bedelini cehennemde yanmaya hazır olduğunu söyler.

Ana duyguhayranlık
Ana temayaşam
Duygusal yönolumlu
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Dünyada pek çok güzellik vardır; şair bunları anlatarak insanları mutlu etmeyi seçer, kötülüklerin hesabını ise Tanrı'ya bırakır.

Temel çatışma

Güzelliklerle dolu dünya ile savaş, açlık, ölüm gibi kötülüklerin varlığı arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Güzelliklerin coşkulu anlatımından Tanrı'ya hesap sorma ve cehennemde yanmaya razı olma noktasına yükselen bir duygusal yoğunluk.

ATMOSFER

Coşkulu ve hayranlık dolu bir dünya algısı; yer yer Tanrı'ya meydan okuma ve kararlılık içerir.
coşkuluumutlusıcakgergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.