Şiir, yalnızlığın kendine bulduğu en güzel dildir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Ben Savaşçı Değil Gül Yetiştiricisi

Ben Savaşçı Değil Gül Yetiştiricisi Şiiri - Özkan Mert

1.

İşte! Gene bahar
saçlarım dolu rüzgârlarla
Merhaba! Diyorum
bir sürgün olarak yaşadlğım Yeryüzüne
Merhaba! Böceklerin, yanardağların, rüzgârların
ve okyanusların evi
Bizim sevgili küçük bahçemiz
Benim doğduğum planet
Takvimlere bakıyorum: Mart'ı gösteriyor
Ben'se Nisan'a çarpıyorum
Öpüştüğüm güzelin
adını soruyorsanız: Mayıs
Geceleyin yıldızlarla flört eden
gül'leri ben yetiştirdim
Çünkü ben savaşçı değil, gül yetiştiriciyim

2.

Buz tutmuş Kuzey denizinin
üzerinde geziniyorum
Buzları çelik burgularla delip
uyuyan balıkları avlıyor İsveçliler
Bulutların arasından elini uzatıp
saçımızı çekiyor Mart güneşi
Kafamda dünyaya dair "Karanlık düşünceler"
korkuyorum insanın "Vahşet"inden
silahlardan, savaşlardan ve dinlerden...
Bir gün tüm umudumu
yitirirsem "İnsan"lardan
bu şüre gömün beni
Çünkü ben savaşçı değil, gül yetiştiriciyim

3.

Çay ve elma kokan
başka bir planet tanıyor musunuz?
Yanardağların ve Gökkuşağının
sahibi siz misiniz? Hayır!
Konuksunuz bu dünyada
cebinizde dönüş biletiniz
Tanrı öpecek hepinizi bir gün
uçurumda...
Bulutlarda bir kent var: O'raya
taşınacaksınız
Ben'se küçücük bir hücresiyim Doğa'nın
karıncaların, kelebeklerin, ağaçların
yıldızların ve su'yun kardeşi...

4.

G, gırtlağıdır bir kentin
e, daha dişidir a'dan
C, Cemal Süreya değilse, kimdir?
İ, nedir peki?
- İlhan Berk'tir
Şiirden arabasıyla
dolaşmaktadır Bodrum'da
cebinde "Sözcük tarlaları"
K'yı hepiniz tanıyorsunuz: Kerim
Oğlumdur
dünyanın en yakışıklı adamı
13 yaşında
Tenisi bıraktı
kitap eleştirileri yapıyor
Dünyanın en mor dağları
Salihli'dedir
Ve çiçeklenmiştir şimdi
öbek
öbek
İzmir fuarında
deniz erleri geziniyor
başlarındaki şapka değil
zambak

Ortaokullu kızlar
erkek arkadaşlarını çekiştiriyorlar
kazaklarından...
İşte! Ansızın ilk öpücük
hiç unutulmayacak olan...
Utangaç
ve
kaçak

5.

Sırtı vadilere gömülü
bir güvercinle buluşuyorum gizlice: Evimiz
kurumuş bir nehir yatağı
Pembe bir akşam oluyor biz öpüştükçe...
Ah! Günbatımı
bir komplodur zaten
Aşk'sa kaydolmaktır hayat'a
Biliyor musun sen de ne yap? Git!
Bir dağ silsilesi ile arkadaş ol!
Kuşlarla birlikte yargılan!
Çünkü bir kuş
çekmez sesini kenara
çarpışmamak için Bahar'la

6.

İşte! Gene Bahar
saçlarım dolu rüzgârlarla
Merhaba! diyorum
bir sürgün olarak yaşadığım Yeryüzü'ne
Geceleyin yıldızlarla flört eden
gül'leri ben yetiştirdim
Çünkü ben savaşçı değil, gül yetiştiriciyim

Özkan Mert portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, insanın içinde susturduğu şeylerin sesidir.

Şiir, baharın gelişiyle birlikte dünyaya, doğaya ve insana dair bir merhaba ile başlar. Anlatıcı kendini sürgün olarak gördüğü yeryüzünde gül yetiştiricisi olarak tanımlar; savaşçı değildir. İnsanlığın vahşetinden, savaşlardan ve dinlerden korkar, umudunu yitirmemek için doğaya ve sevgiye sığınır. Şiir, doğa sevgisi, barış ve insanlık üzerine düşüncelerle son bulur.

Ana duyguUmut
Ana temaDoğa
Duygusal yönKarma
Yoğunluk65/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, doğanın bir parçasıdır ve savaş yerine sevgiyi, yıkım yerine güzellikleri çoğaltmayı seçmelidir.

Temel çatışma

İnsanın yıkıcılığı (savaş, vahşet) ile doğanın ve sevginin iyileştirici gücü arasındaki karşıtlık.

Duygusal akış

Başlangıçtaki coşkulu bahar sevinci, insanlığın vahşetine dair korku ve kaygıya, ardından doğaya ve sevgiye sığınarak umuda evrilir.

ATMOSFER

Baharın canlılığı ve doğanın güzelliğiyle başlayan, insanlığın karanlık yönlerine dair kaygıyla gölgelenen, ancak sevgi ve umutla aydınlanan bir atmosfer.
UmutluHüzünlüSıcakDüşsel
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.