Şiir, kalbin hafızasına yazılmış bir mektuptur.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Ölüme Gazel

Ölüme Gazel Şiiri - Nihat Behram

İnsandır en yüce değerleri yaratan.
Sevdayı sözgelimi,
erdemi, özlemi, özveriyi,
umudu, şefkati, düşü...
Yaşamı tanıdıkça kendini tanımlayan... İnsandır...
Ve fakat
yakalar yakalamaz uygun bir an
bulur bulmaz dengini
durmaz
tümünü
haraç mezat pazarlar...
Soylu mu soylu, huylu mu huylu;
hırsız mı hırsız, arsız mı arsız!
İnsandır...
Tanrılar yaratacak denli esinli, tinsel, engin...
Canı pahasına direnecek denli gözüpek,
atılgan, seçkin...
Ve fakat
kendi büyüsüne sığınacak denli bitkin,
güvensiz, sefil...
Sefasını sefaletten sağacak denli rezil...
Özlü mü özlü, sözlü mü sözlü;
bezgin mi bezgin, azgın mı azgın!

İnsandır...
Diş diş dudaklarında
özgürlüğün tutkusu kıvılcımlanır,
çığlığı gecenin ışıltısı olur şarkılarında.
Çağıran acılarsa eğer
koşar
üleşir her şeyini...
Ve fakat
ışıltının karşısında kuduran da odur...
Bilgine değil, haine tapan;
kendi türünü yok etmenin ustası;
doydukça bölüşmeyi unutan...
Masum mu masum, mazlum mu mazlum;
Katil mi katil, zalim mi zalim!

İnsandır...
Bir o’dur ölümlü doğuşunun bilgisiyle yaşayan...
Vurgunu olduğu göğe süssüz,
sürgünü olduğu cana güçsüz,
çılgını olduğu tene öksüz...
Narince açan... Soldukça üzgün...
Sevincini bile gözyaşıyla yoğuran...
bir yanı hep anılara sarmaşık...
Gönül boyu yaralı... Ömür boyu âşık...
Bağrında özlem, sırtında hançer
dağları delip, ağzında ışıkla gelebilir...
Coşkun, düşlü, dövüşken...
Ve fakat
çıkan için ufkunu yakan
dostunu satan da odur...
Doymak bilmezcesine çakalcana açgözlü;
uygarlığınca acımasız, evcilliğince vahşi...
Korkak, kaypak, sürüngen...
Ulaşsa
denizler gibi yıldızlar da kirlenir ellerinde...
Binlerce yılmış gibi ömrü, onlarca yıl susabilir;
suskunluğu çatal çatal, yılanca zehirlidir...
İçli mi içli, güçlü mü güçlü;
suçlu mu suçlu, hınçlı mı hınçlı!

İnsandır...
Sonunda solacak,
kurumuş bir yaprak gibi rüzgâra ilişerek
geldiği toprağa dönecektir.
Yücelerde soluduysa ömrünü
baharda sazı kalır
dallarda hızı kalır
kuşlarda açar sesi
dillerde sözü kalır...
Irmağın kıvrım kıvrım suyunda
köpürür, gümüşlenir...
döndükçe gümüşlenir...
Arının kekik tüten balıyla
leylaklar kınalanmış bakışlar kutsar onu,
köklere sürgünlere uğurlar...
Ardı sıra
ateşböcekleri uçuşur,
su tutuşur...
Dalgalar alkışlarıdır...

Kimi ölür izi kalır,
kimi ölür buzu kalır

Nihat Behram

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazen bir dizede kendine rastlar.

Şiir, insanın hem yüce değerler yaratabilen hem de bu değerleri hızla tüketip yok edebilen çelişkili doğasını ele alır. Anlatıcı, insanın sevgi, erdem, özlem gibi olumlu nitelikleriyle hırs, zalimlik ve yıkıcılık gibi olumsuz yanlarını karşıtlıklar içinde sergiler. Son bölümde ise insanın ölümlülüğü ve ardında bıraktığı izlerin doğayla iç içe geçerek sürmesi işlenir.

Ana duyguşaşkınlık
Ana temavaroluş
Duygusal yönkarma
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, hem en yüce değerleri yaratabilecek hem de onları yok edebilecek çelişkili bir varlıktır; ölümlüdür ama doğadaki izleriyle bir tür süreklilik kazanır.

Temel çatışma

İnsanın yücelik ve alçaklık potansiyeli arasındaki karşıtlık; yaratma ile yıkma, sevgi ile zalimlik, özgürlük tutkusu ile kendi türünü yok etme eğilimi.

Duygusal akış

İnsanın yüce yanlarından yıkıcı yanlarına, oradan ölüm ve doğadaki sürekliliğe doğru bir geçiş var.

ATMOSFER

İnsanın çelişkilerini ve ölümlülüğünü yansıtan, yer yer karanlık ama doğayla bütünleşen bir atmosfer.
düşselhüzünlügerginumutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.