İnsan hatırladıkça değil, hissettikçe geçmişe döner.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Bir Hırçın Yürek İçin

Bir Hırçın Yürek İçin Şiiri - Nihat Behram

ne sağnaklar görmüşüz,
yarılan gökyüzünden
alnımız yıldırımlarla ağmış..

ne rüzgarlar çınlamış bağrımızda,
coşkusundan kırılmış kaburgamız..

dişlenip kayaları ne ateşler yakmışız,
aşmışız ne zifir uçurumlar..

…yine de ürkütmeden öpmüşüz bir ceylanı gözlerinin yaşından..

…incitmeden tutmuşuz ağzımızda yorulan kelebeği..

şimdi asmalardan korukların tadı silinmiş..

sesimizde sendeleyen bir keder..
uykusuzluk serin serin sızıyor acıyan tenimizden..
ziyanı yok,
nasıl olsa gönlümüzde aşkın yeri çok derin…

ne azgın canavarlar üstüne yürümüşüz
bir demet çiçek için..
neyimiz var neyimiz yok vermişiz bir narin dilek için..
yıllarını taş duvara örmüşüz ömrümüzün
bir hırçın yürek için! ..

şimdi çevremizde yosunlaşmış sessizlik,
yabanıyız gittiğimiz her şehrin,
çiğdemsiz,
kükremesiz..
kimsecikler sezmiyor boynumuzdan didişen örümceğin zehrini..
ziyanı yok,
nasıl olsa nabzımızda durulanır yaşamanın iksiri…

ne güzel sevmişiz,
ağzımızda mavi bir tat kekremiş..
ne sızılar sarmışız yumuşacık öpüşlerin çığlığını kuşanıp..
şafaklar tutuşkunu şarkılar yuvalanıp
ne mintanlar yırtmışız! ..

şimdi usulcacık ürpersek
kara gece uykumuz kaçacak kadar delik..
üstümüz çimensiz tepeler gibi bereketsiz,
örtüsüz,
serin..
ziyanı yok,
nasıl olsa gönlümüzün çayırları ipekten,
bakışımız lekesiz! ! ..

ne masalar düzmüşüz kıvrımları gümüş,
kakmaları sedeften..
ne milyonlar yanından başeğmeden geçmişiz,
huyumuz değişmemiş! ..
hayatımız günbegün çarpışarak yaşanılan sırların ürünüdür..

şimdi kar altında avcumuz, avurdumuz ilaçsız..
ıssızlaşmış sabahlar, yoksunluk arsızlaşmış..
kaçışır yolumuzdan gölgesini de alıp o şaklabanlar
inildesek açlıktan;
ziyanı yok! ! !
nasıl olsa gönlümüzün dağı taşı altından! ! !

ne devlerle dalaşmış kanımızı göstermeden silmişiz..
ne kudurgan günlerde elimizi dost eline
titremeden vermişiz…
bir ömür seğirtmişiz bir nefes beklemeden..

şimdi nice anışların dudağı üşüyen bir çocuk kadar uçuk,
nicesi el sıkışların sahtekar çıkmış..

- bizi eşkiyalar soymamış abi

….. muhabbet yıkmış!

Nihat Behram

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, kalbin hafızasına yazılmış bir mektuptur.

Şiir, geçmişte yaşanan zorluklara, coşkulu sevgilere ve mücadelelere rağmen şimdi yaşanan yalnızlık, yabancılaşma ve kederi anlatır. Anlatıcı, bir zamanlar gösterilen cesareti ve sevgiyi hatırlarken, şimdiki sessizlik ve yoksunluk içinde gönlünün zenginliğine sığınır. Son dizede tüm yıkımın muhabbetten geldiği vurgulanır.

Ana duyguhüzün
Ana temayalnızlık
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişteki yoğun yaşanmışlıklara ve sevgiye rağmen şimdi yalnızlık ve yabancılaşma içinde olunsa da, gönlün derinliği ve sevginin kalıcılığı teselli kaynağıdır; ancak asıl yıkım insan ilişkilerindeki sahtelikten gelir.

Temel çatışma

geçmişteki coşkulu ve anlamlı yaşam ile şimdiki sessiz, yabancılaşmış ve yoksun yaşam arasındaki karşıtlık

Duygusal akış

Geçmişteki coşkulu ve mücadeleci günlerden şimdiki kederli ve yalnız hâle doğru bir geçiş var.

ATMOSFER

Geçmişin coşkusuyla şimdinin kasvetli yalnızlığının iç içe geçtiği hüzünlü bir atmosfer.
hüzünlüyalnıznostaljikkasvetli
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.