Kelimeler bazen insanı kendine getirir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Duymak Ve Yanmak!

Duymak Ve Yanmak! Şiiri - Necdet Evliyagil

1971

-I-

“Duyduğu ateşi tarif edebilen,
Şiddetle yanmıyor demektir” (*)

Duygularını yitirdikten sonra insan,
Rüzgârın kudretine terkedilen
Kuru bir yaprak gibidir.
Ha ateşte yanmış,
Ha sele karışmış,
O’nun için yaşamak
Ölümle birdir..

Neyi göstermek,
Neyi tarif etmek canlıya?
Cehennemden kurtulmak,
Günâhlardan sıyrılmak için mi
Gökboşluğunca elleri uzatmak Tanrı’ya

-II-

Bir yaşantı ki
Duygulardan uzaklaştırmış kitleleri,
Baştanbaşa ateşten
Bir örtü sarmış hisleri..
“Duyduğu ateşi tarif edebilen”
Şiddetle yansa da, yanmasa da,
O, enkaz haline gelmiş
Zavallı bir varlıktı.
Bütün hislerinin adını
Ateşle değiştirmiş;
Onun kızgın alevleri
Arasında erimiş,
Ve nihayet
Duygu dünyasını kaybetmiş
Bir kor parçasıdır.
İddialıdır - zavallıdır,
Alevini yitirdiği an,
Bir avuç toprakdır.

(*) Francesco Petrarca (1304 – 1374) (137. Sonnet’den)

Necdet Evliyagil portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Okumadan önce değil, okuduktan sonra.

Şiir, duygularını yitiren insanın kuru bir yaprak gibi savrulduğunu, yaşamının ölümle bir olduğunu anlatır. Duyguları ateşle özdeşleştiren anlatıcı, bu ateşi tarif edebilenin aslında yanmadığını, gerçek duygu kaybının enkaz haline gelmek olduğunu vurgular. Tanrı'ya uzatılan ellerin cehennemden kurtulma çabası olduğunu sorgular.

Ana duyguUmutsuzluk
Ana temaVaroluş
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Duygularını yitiren insan, yaşam ile ölüm arasındaki farkı kaybeder; gerçek yanma, hislerin yok olmasıdır.

Temel çatışma

duygu ile duygusuzluk / yaşam ile ölüm

ATMOSFER

Kasvetli ve boğucu bir duygusuzluk ortamı; ateş ve enkaz imgeleriyle örülü ağır bir hava.
KasvetliBoğucuGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.