Şiir, hatırlamanın en zarif biçimlerinden biridir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Lodos

Lodos Şiiri - Nâzım Hikmet Ran

Başlangıç

Kim bilir kaç milyon ton ağırlığında
ummanda çalkalanmakta su.
En yalnız dalganın üzerinde
boş bir konserve kutusu...

+ 1
Bir aydır ki hapisane geceleri böyledir :
kızgın dişi kediler
- apışları ıslak
tüyleri diken diken
enselerinde diş yerleri -
bazan kuş
bazan insan sesi çıkarıp
dolaşıyorlar
gebe kalana kadar.

Mevsim bahara yakın.
Hava lodos.
Nasıl şiddetli
nasıl sıcak esiyor...

Biz altı yüz adet
kadınsız erkeğiz.
Alınmış elimizden
doğurtmak imkânımız.
En müthiş kudretim yasak bana :
yeni bir hayat aşılamak,
bereketli bir rahimde yenmek ölümü,
yaratmak seninle beraber :
sevgilim, yasak bana etine dokunmak senin...

Mevsim bahara yakın.
Fırtına.
Lodos.
Nasıl şiddetli
nasıl sıcak esiyor...

Bir yerlerde bir cam kırıldı yine
- bu gece bu üçüncüsü -.
Hangi boş koğuşun kapısı açık kalmış,
küüüt, küt,
nasıl çarpıyor...

+ 2
Tepedelen cephesinde bir ceset,
örtülüyor altında karların,
ve başından uçan miğferi
yuvarlanıyor önünde rüzgârın...

+ 3
Fabrikanın avlusunda
elektrik ışığı,
ucunda ince bir telin
sallanıyor iki yana.
Bir kadın.
Boynu çıplak,
uzun saçlarıyla etekleri uçarak
atölyenin kapısında...

Rüzgâr vurdu putrellere.
Atölyenin saçağından
büyük bir buz parçası düştü yere...

+ 4
Ovaya dörtnala yaylılar iniyor :
çıngıraklar hamutlarında beygirlerin.
Ve iki yanda çırpınan muşambalarıyla
koşuyorlar gece yarısı denize doğru...

+ 5
İnce uzun kılçıklardan ibaret kalan kavak ağaçları
aydınlıktılar
mehtâbolmadığı halde.
Ve kalın
ve dallı budaklı kestaneler kımıldanıyor
- iki yana sallanıyor değil
ağır ağır yer değiştiriyorlar âdeta -
gidiyordu göz alabildiğine
yıldızların ışığında
yapraksız ahşap kalabalığı...
Buna rağmen bu lodos,
bu uğultu.
Buna rağmen havada
dişi bir ten kokusu
ve yüklü bir yumurtalığın sıcaklığı...
Dağlarda kar çözülüyor.
Yürüyor usareler
yapraksız dalların ucuna doğru.
Gebe.
Gebelik.
Mevsim bahara yakın
ve doğumun
- korkunç
güzel
ve sıcaktır -
günü doldu dolacak...

Nâzım Hikmet Ran portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Herkes susar; bazıları şiir yazar.

Şiir, hapishanede kadınsız kalan altı yüz erkeğin cinsel ve duygusal yoksunluğunu, baharın yaklaşmasıyla artan üreme dürtüsünü ve yasaklı arzularını anlatır. Anlatıcı, sevgilisine dokunmanın yasak olduğunu vurgularken, doğanın uyanışıyla insanın içgüdüleri arasındaki gerilimi işler. Şiir, özgürlük, cinsellik ve yaşamın devamlılığı temaları etrafında döner.

Ana duyguÖzlem
Ana temaYalnızlık
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Hapishane koşullarında insanın en temel üreme ve sevme özgürlüğünden yoksun bırakılması, doğanın bahar uyanışıyla daha da acı verici hale gelir.

Temel çatışma

Doğanın üreme dürtüsü ile hapishanenin yasakları arasındaki çatışma; yaşam arzusu ile ölüm ve kısıtlamalar.

ATMOSFER

Hapishanenin kasvetli ve gergin ortamı, baharın yaklaşmasıyla artan cinsel gerilim ve doğanın uyanışıyla tezat oluşturur.
KasvetliGerginHüzünlüYalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.