Bir şiir, insanı hiç tanımadığı kendisiyle tanıştırabilir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Arhaveli İsmail'in Hikayesi

Arhaveli İsmail'in Hikayesi Şiiri - Nazım Hikmet Ran

Ateşi ve ihaneti gördük.

Düşman ordusu yine başladı yürümeğe.
Akhisar, Karacabey,
Bursa ve Bursa'nın doğusunda Aksu,
çarpışarak çekildik...
920'nin
29 Ağustos'u:
Uşak düştü.
Yaralı
ve dehşetli kızgın
fakat toprağımızdan emin,
Dumlupınar sırtlarındayız.
Nazilli düştü.

Ateşi ve ihaneti gördük.
Dayandık
dayanmaktayız.

1920 Şubat, Nisan, Mayıs,
Bolu, Düzce, Geyve, Adapazarı:
İçimizde Hilâfet Ordusu,
Anzavur isyanları.
Ve aynı sıradan,
3 Ekim Konya.
Sabah.
500 asker kaçağı ve yeşil bayrağıyla Delibaş
girdi şehre.
Alaeddin tepesinde üç gün üç gece hüküm sürdüler.
Ve Manavgat istikametlerinde kaçıp
ölümlerine giderken
terkilerinde kesilmiş kafalar götürdüler.

Ve 29 Aralık Kütahya:
4 top
ve 1800 atlı bir ihanet
yani Çerkez Ethem,
bir gece vakti
kilim ve halı yüklü katırları,
koyun ve sığır sürülerini önüne katıp
düşmana geçti.
Yürekleri karanlık,
kemerleri ve kamçıları gümüşlüydü,
atları ve kendileri semizdiler...

Ateşi ve ihaneti gördük.
Ruhumuz fırtınalı, etimiz mütehammil.
Sevgisiz ve ihtirassız çıplak devler değil,
inanılmaz zaafları, korkunç kuvvetleriyle,
silâhları ve beygirleriyle insanlardı dayanan.
Beygirler çirkindiler,
bakımsızdılar,
hasta bir fundalıktan yüksek değillerdi.
Fakat bozkırda kişneyip köpürmeden
sabırlı ve doludizgin koşmasını biliyorlardı.
İnsanlar uzun asker kaputluydu,
yalnayaktı insanlar.
İnsanların başında kalpak,
yüreklerinde keder,
yüreklerinde müthiş bir ümit vardı.
İnsanlar devrilmişti, kedersiz ve ümitsizdiler.
İnsanlar, etlerinde kurşun yaralarıyla
köy odalarında unutulmuştular.
Ve orda sargı,
deri
ve asker postalları halinde
yan yana, sırtüstü yatıyorlardı.
Koparılmış gibiydi parmakları saplandığı yerden
eğrilip bükülmüştü
ve avuçlarında toprak ve kan vardı.

Ve asker k
..........
..........

Nazım Hikmet Ran

Nazım Hikmet Ran

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazı cümleleri yıllar sonra anlar.

Şiir, Kurtuluş Savaşı sırasında cephede yaşanan acıları, ihanetleri ve direnişi anlatır. Anlatıcı, düşman saldırıları ve iç isyanlar karşısında halkın ve askerlerin çektiği zorlukları, yoklukları ve ölümleri gözler önüne serer. Buna rağmen toprağa duyulan güven ve mücadele azmi vurgulanır. Şiir, savaşın yıkımına ve insanın dayanma gücüne odaklanır.

Ana duyguhüzün
Ana temasavaş
Duygusal yönkarma
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Savaş, ihanet ve yokluklara rağmen vatan toprağına duyulan inanç ve direniş ruhu ayakta kalır.

Temel çatışma

düşman ve ihanetlere karşı direniş ve vatan sevgisi

Duygusal akış

Savaşın acı ve ihanet dolu anlatımından direniş ve umuda doğru bir geçiş vardır.

ATMOSFER

Savaşın yıkımı, ihanet ve direnişin iç içe olduğu gergin ve duygusal bir ortam.
gerginhüzünlüumutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.